MİLENYUMUN İLK HEGEMONYASI: LYON



Yazarımız Taha Akın (tahaakn11) Lyon hanedanının oluşumunu ve yükselişini kaleme aldı.


2000'ler birçok süper takım ve oyuncuya sahne oldu. Real Madrid'in Los Galacticos'u , Barcelona'nın Eto'o-Messi-Ronaldinho'su , Manchester United'ın Ronaldo önderliğindeki sistematik kadrosu , Arap sermayesiyle gelen yıldız oyuncularla oluşan Manchester City kadrosu , artık klasikleşen tabirle "Efsane Milan Kadrosu", Juventus , Bayern Münih , PSG , Chelsea , Dortmund , Liverpool ve birkaç takım daha. Yüksek ücretlerle veya uzun yılların oyuncu birikimiyle birlikte birkaç sezonu domine eden bu kadrolar hala aklımızda. Bu dominant takımların içinde belki en mütevazı olanı ancak en uzun süre dominasyonunu sürdüreni Lyon. Lyon ilki 2001-2002 sezonunda olmak üzere tam 7 sezon üst üste  Ligue 1'de şampiyonluğu göğüsledi. Peki 2001-2002 sezonuna kadar şampiyonluk yaşayamamış hatta neredeyse kayda değer bir kupa dahi kazanamamış bu takım nasıl oldu da bu kadar dominant bir hale geldi. Gelin inceleyelim.

AULAS-LACOMBE-DOMENECH ÜÇLÜSÜ

Lyon şehri yerel halkı tarafından "Fransa'nın İkinci Şehri" olarak tanımlanır. Bu tabir yersiz bir tabir değildir. Lyon Paris'ten sonra Fransa'nın en büyük şehirlerinden biridir. Şehrin bu gücüne rağmen Lyon kulübü 2000'li yıllara kadar futbolda büyük bir başarı sağlayamadı.


Domenech-Aulas-Lacombe

Lyon kulübünün kaderi 1987 yılının Ocak ayında değişti.O dönem Ligue 2'de mücadele eden takımı bir yazılım firmasının başkanı devraldı. O isim Jean-Michel Aulas'tı. Aulas 1987 yılında takımı devralırken bazı vaatleri vardı. Bu vaatlerden bazıları takımı 4 yıl içinde 2.ligden çıkarıp Avrupa Kupalarında mücadele edecek bir duruma getirmekti. Bu vaatlerle kulübü alan Aulas ilk hamlesini bir sportif direktörle anlaşarak yaptı. Bu isim Bernard Lacombe oldu. Lacombe gerçek anlamda camianın çocuğuydu. Lyon’da doğmuş futbola da burada başlamıştı. Çok başarılı bir futbolcuydu. Fransa Milli Takımıyla Avrupa Şampiyonluğu yaşamış, Bordeaux ile 4 yılda 3 kez şampiyon olmuştu. Gerçek bir kazanandı. Kesinlikle doğru adamdı.

Aulas-Lacombe ikilisi ilk iş olarak bir teknik direktör aradılar. Bu isim de yine kulübü yakından tanıyan biri oldu Raymond Domenech. Domenech Lyon'da futbol oynamış çok başarılı bir futbolcuydu. Camiayı yakından tanıyan ve uyum sorunu yaşamayacak biriydi. Bu adımlar meyvelerini çok kısa sürede vermişti ve takım Aulas'ın işaret ettiği Ligue 1'e sadece 1 sezonda çıkmıştı. Şimdiki hedef Fransa'nın zirvesi olacaktı.

LIGUE 1'e MERHABA

Lyon 1989-1990 sezonunda 7 yıllık bir aranın ardından Ligue 1'e çıkmıştı. Takım iyi bir idarî düzene ve yeni bir heyecana sahipti. Lyon Ligue 1'deki ilk sezonunda ligi 8. bitirdi. Takip eden 91-92 sezonunda ise takım Aulas'ın kısa dönem planlarından olan Avrupa Kupalarına katılma hakkını kazandı. Ligi 5.sırada tamamlayan Lyon yıllar sonra Avrupa maçı oynama heyacanını yaşayacaktı. Lyon'un kupadaki rakibi ise Trabzonspor olmuştu. 23 Ekim 1991'de oynanan ilk maçı Trabzonspor deplasmanda 4-3, 7 Kasım'da kendi sahasındaki maçıda 4-1 kazanarak Lyon'u kupanın dışına itmişti. Lyon için 91-92 sezonu tam anlamıyla bir kabustu. Takım sezonu 16. tamamladı ve sadece 3 puan farkla ligde kalabilmişti.


23 Ekim 1991 Lyon-Trabzonspor maçı öncesi (Lyon takımı kaptanı Bruno Genesio ve Trabzonspor kaptanı Kemal Serdar)
    
Bu kötü performansa rağmen kulüp 92-93 sezonuna da Domenech yönetimiyle başladı. Çünkü Lyon için istikrar esastı. Domenech yönetimindeki Lyon o sezonu da istenenden uzak 13.sırada tamamladı ve artık Domenech misyonunu tamamlamıştı.

Lyon 93-94 sezonu için başka bir eski futbolcusunun kapısını çaldı. Bu isim Jean Tigana'ydı. Ancak Tigana birçok soru işareti barındıran bir isimdi. Çok başarılı bir futbolcu olmasına rağmen futbolu yeni bırakmış ve henüz teknik direktörlük tecrübesi yaşamamıştı. Bütün bunlara rağmen Aulas-Lacombe ikilisi ona güvendi ve takımın başına getirdi. Tigana ilk sezonunda takımı 8.yaptı asıl başarısı ise 2.sezonu olan 94-95 sezonunda takımı 2.yapması oldu. Lyon birkez daha Avrupa Kupalarında yer alacaktı. Tigana bu başarısına rağmen sezon sonu takımdan ayrıldı.

Lyon takımın başına yardımcı antrenör Guy Stephan'ı getirdi. Lyon Stephan'dan beklediği verimi alamadı. Takım hem lig hem de kupada iyi gitmiyordu. Bu duruma müdahale gecikmedi. Kasım ayında görevden alınan Stephan'ın yerini sportif direktör Lacombe aldı.Takım elbisesini çıkaran Lacombe Haziran 2000'e kadar takımın başında kaldı. Lacombe'un gelişiyle Lyon bir istikrar yakaladı ve her sezon Avrupa Kupalarına katılım hakkı kazandı. Lacombe takımı yine rayına oturtmuştu.


MİLENYUM VE LYON

Lyon için 90'lı yıllar lige alışma ve istikrar yakalama arayışıyla sürdü.Takım hiç kupa kazanamadı. Avrupada da büyük başarılar gösteremedi. Bu yüzden Aulas artık bir atılım yapma düşüncesindeydi. Lacombe eşofmanları çıkaracaktı ve başkan Aulas'ın yanına geçecekti. Takımın başına Haziran 2000’de Jacques Santini getirildi. Santini 1997 yılında Futbol A Takımı Direktörü olarak Lyon'da göreve başlamıştı. 2000 yılında da atılım yapmaya hazırlanan Lyon'un teknik direktörü oldu. Santini'nin Lyon'u o sezonu şampiyon Nantes'ın 4 puan arkasında 2.olarak tamamladı. Aynı sezon bir de kupa kaldırdı Lyon.1973'ten sonraki ilk kupa olan bu kupa Fransa Kupasıydı. Lyon Aulas başkanlığındaki ilk kupasını almıştı ve artık önü açıktı.


2001-2002 Lyon Kadrosu
   
2001-2002 sezonuna Lyon, kadrosuna daha sonra sembol olacak bir ismi kattı Juninho. Süper yıldızları olmayan ancak potansiyelli gençleri olan takım sezonun son maçına lider Lens'in 1 puan gerisinde ikinci sırada girdi. Sezonun son maçı ise bu iki takım arasında oynanacaktı. Lyon'un ev sahipliği yaptığı maç büyük bir heyecan ve stres içinde geçti. Maça genç yıldızı Govou'nun 7.dakikadaki golüyle hızlı giren Lyon 14'te Violeau'nun attığı golle durumu 2-0 yaptı. Ancak Lens pes etmedi sezon başı Lyon'dan transfer edilen Polonyalı stoper Bak skoru 2-1 yaptı. Devreye böyle girildi. İkinci yarıda Lyon skoru 3-1’ e getiren golü Laigle ile buldu ve maçı böyle bitirerek tarihindeki ilk şampiyonluğa ulaştı. Bu şampiyonluğun bir hegemonyanın başlangıcı olacağını kim bilebilirdi ?


7 SEZON SÜREN HANEDANLIK

Lyon ilk şampiyonluğunu yaşamıştı ancak durmaya niyetleri yoktu. Santini şampiyonluktan sonra Fransa Milli Takımından gelen teklifi kabul etti ve ayrıldı. Takımın başına ise Paul Le Guen getirildi. Le Guen Rennes'de iyi bir performans sergilemişti ve Lyon'un birinci adamı olmaya layık görülmüştü. Lyon yeni sezona da kadrosunda büyük değişiklikler yapmadan girdi. Vitesse'den Mahamadou Diarra en önemli transferdi. 2002-2003 sezonu büyük bir şampiyonluk yarışına sahne oldu. Daha sonra ülkemizde de izlediğimiz Shabani Nonda'nın taşıdığı Monaco, Djibril Cisse'li Auxerre , Marsilya , Bordeaux , Sochaux kıyasıya bir rekabetteydi. Ancak sezon sonu ipi yine Lyon göğüsledi. Üst üste 2.kez şampiyon oldu.

Lyon sonraki sezona ise 2 önemli transferle girdi. Michael Essien ve Florent Malouda. Essien o sezon ligi orta sıralarda bitiren Bastia'nın ortalama üstü oyuncusuydu. Malouda ise sezonun sürpriz ekibi Guingamp'ın Didier Drogba ile birlikte en dikkat çeken oyuncusuydu. İki oyuncu da ilerleyen süreçte potansiyellerini gerçeğe dönüştürüp Avrupa devlerinde forma giydi. 2003-2004 sezonuna daha güçlü giren Lyon sezon sonu PSG'nin 3 puan önünde 3.kez şampiyon oldu. Luyindula-Elber-Juninho üçlüsüyle fark yaratan takım zincirin 3.halkasını da eklemişti. Aynı zamanda kulüp Şampiyonlar liginde çeyrek final oynamıştı.



2003-2004 Lyon Kadrosu

2004-2005 sezonu ise Lyon için transferler sezonu olmuştu. Takım artık Avrupa’da da ileriye gitmek istiyordu. Çıkılan çeyrek final iştahı arttırmıştı. O yaz takıma Cruzeiro'dan Cris, Lille'den Abidal, Toulouse'dan Balmont, Arsenal'den Wiltord başta olmak üzere 9 oyuncu katıldı. Ancak Luyindula,Edmilson,Elber gibi oyuncularını da kaybetmesi biraz canları sıktı. Lyon 04-05 sezonunu adeta domine etti ve en yakın rakibi Lille'in 13 puan önünde şampiyon oldu bu üst üste 4.şampiyonluk demekti. Juninho attığı 13 golle takımının şampiyonluğundaki kilit adam olmuştu. Lyon o sezon Şampiyonlar Liginde yine çeyrek finale çıktı ancak geçen sene Porto'ya boyun eğen ekip bu sene de PSV'ye elendi. Sezon sonu ise teknik direktör Paul Le Guen ile yollar ayrıldı.

2005-2006 sezonuna takım Gerard Houllier ile başladı. Houllier,Aulas'ın takımın başına getirdiği en tecrübeli teknik direktördü. Houllier daha önce Fransa Milli Takımını, Lens ve Liverpool'u çalıştırmıştı. Yaz transfer döneminde Lyon, Michael Essien'i 31 milyon Euro gibi o dönem için astronomik bir rakama Chelsea'ye sattı. Ancak Lyon Brezilya pazarını kazımaya devam ediyordu ve golcü Fred kadroya katıldı. Ayrıca Beşiktaş'tan alınan Carew de önemli bir transferdi. Lyon o sezonu da ezici bir üstünlükle şampiyon olarak tamamladı . En yakın rakibi Bordeaux'ya 15 puan fark atan takım seriyi 5'e çıkarmıştı. Fred attığı 14 golle şampiyonlukta başrol oynamıştı.Aynı zamanda takım üst üste 3.kez de Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline çıkmıştı. Bu seferde Milan ile eşleşen takım yine turu geçemedi.

2006-2007 sezonuna 2 önemli oyuncusunu kaybederek başladı Lyon. Mahamadou Diarra yüksek bir bonservis bedeli ile Real Madrid'e giderken, John Carew'de Adanın yolunu tuttu ve Aston Villa ile anlaştı. Lyon ise yine Aston Villa'dan Milan Baroš'u kadrosuna kattı. Orta sahaya Toulalan ve Källström'ü ,savunmaya ise Squilacci'yi ekleyen takım yine güçlü görünüyordu.
Lyon 2006-2007 sezonunu da domine etti ve ezeli rakibi Marsilya'nın 17 puan önünde şampiyon oldu. Üst üste 6.kez şampiyon olan takımda Fred-Juninho-Malouda üçlüsü dikkat çekiyordu. Şampiyonlar Liginde ise son 16 turunda Roma'ya boyun eğmişlerdi.


2007-2008 Lyon Kadrosu
    
Ve her güzel şeyin olduğu gibi Lyon Hanedanlığının da son şampiyonluk senesi gelmişti. Mayıs 2007 de takımın başından ayrılan Houllier'in yerine Alain Perrin getirildi. Perrin daha önce Fransa'nın büyük kulüpleri Marsilya ve Souchaux'u çalıştırmıştı. 2007-2008 yılı yaz transfer dönemi ise Lyon için yaprak dökümü oldu. Abidal, Baroš, Wiltord, Malouda gibi önemli oyuncularını kaybetti. Abdelkader Keita ve Grosso dışında pekte üst düzey olmayan oyuncular alındı. Ancak o sezonun bir X faktörü olacaktı. Genç yıldız adayları Karim Benzema ve Hatem Ben Arfa o sezon Fransa Ligini kasıp kavurdular. Benzema'nın müthiş performansıyla birlikte Lyon 07-08 sezonunu, 2.Bordeaux'nun 4 puan önünde şampiyon tamamladı ve üst üste 7.kez şampiyon oldu. Benzema attığı 20 golle gol kralı oldu. Şampiyonlar Liginde ise son 16 turunda Manchester United'a elendiler.

BİR DEVRİN SONU

2007-2008 sezonu sonunda Lyon yine teknik direktör değişikliğine gitti. Sezonu şampiyon olarak tamamlayan Alain Perrin takımdan ayrıldı. Yerine ise Claude Puel getirildi. Puel Lille'de başarılı sezonlar geçirmiş iyi bir teknik direktördü. Yaz transfer döneminde ise Fred,Ben Arfa,Squilacci gibi takımın önemli oyuncuları ayrıldı. Hugo Lloris ve Miralem Pjanic bu dönemde kadroya dahil edildi ancak bu takviyeler şampiyonluk için yeterli olmadı. Lyon şampiyon olarak geçen 7 sezonun ardından koltuğu Bordeaux'ya kaptırdı. Lyon sonraki sezonlarda da bir türlü şampiyonluğu elde edemedi.

Juninho Pernambucano 7 şampiyonlukta da Lyon kadrosundaydı

Peki Lyon'da işler neden yolunda gitmedi?

Öncelikle takım başkan Aulas'ın geldiği ilk tarihten beri sürekli istikrar halinde devam etti. Büyük oyuncu sirkülasyonları yaşamadı. Teknik direktör ve oyuncularını hep kendi iç yapısına uygun mümkünse içinden seçti. Çok az hata yaptı. Ancak geçen zamanla birlikte gelen başarılar herkesin gözünü boyadı. Lyon artık ligi 2.plana atmış her şeyini Şampiyonlar Ligi için planlamaya başlamıştı. Ancak unuttukları nokta Şampiyonlar Ligi kurtlar sofrasıydı ve dinamikleri çok farklı bir yerdi. Lyon iyi oyuncularını hep o sofranın abilerine kaptırdı. Yıllarca çok iyi şekilde işledikleri Brezilya pazarının da artık talibi çoktu. Juninho,Edmilson,Elber,Fred,Cris gibi üst düzey oyuncular buldukları pazardan artık ellerine o kalitede oyuncular gelmiyordu. Çünkü pazarı yine büyük abiler kapatmıştı. Böylece ister istemez Lyon'un da oyuncu kalitesinde düşüşler meydana geldi. Oyuncu kalitesindeki düşüşte sahaya yansıdı ve Lyon 2008'den sonra şampiyonluk yaşayamadı ve Avrupa’da da sadece 2010 yılında Şampiyonlar Ligi yarı finali görebildi.

Lyon bütün bunlara rağmen halen Fransa'nın en ikonik ve güçlü ekiplerinden biri. PSG'nin maddi gücüyle yarışmaları şu an için imkansız ama Lyon kulüp yapısı olarak istikrar ve iç kaynaklarına güvenen bir takım.

Unutmayalım ki böylesi büyük başarılar zaman alıyor. Aulas ilk şampiyonluğu için 15 yıl beklemişti. Belki de Lyon'un yeniden o yapıya kavuşması için halen biraz daha zamana ihtiyacı vardır. Tabi futbol ekonomisi içinde sadece futbolcu yetiştiren bir kulüp olarak kalmazlarsa...



Post a Comment

Daha yeni Daha eski