NELER YAŞADI BU CAMİA| TRABZONSPOR

Yazarımız Abdurrahman Berker Küçük (@berkerkucuk1) "Neler Yaşadı Bu Camia" serisinde Trabzonspor'u yazdı.

2010-2011 sezonundan sonra 3 Temmuz olaylarıyla gelen Adalet Arayışından istediğini alamayan Trabzonspor camiası bu olayı atlatamadı. İşler başkanlık seçimlerinde kupayı getireceğine dair söz veren adayın bu yolla kolayca seçimi kazanabildiği bir boyuta gelmişti.

2012-2013 sezonunda başkanlığı bırakan Sadri Şener yönetiminden koltuğu devralan İbrahim Hacıosmanoğlu, "Trabzonspor yıldız oyuncu alamaz" mottosunu değiştererek İstanbul takımları gibi bir transfer politikası güttü ve bu yolla başarının geleceğini düşündü. Yıldız üstüne yıldız alarak belki Trabzonspor tarihinin en iyi kadrosunu kuran İbrahim Hacıosmanoğlu yönetimi, bir yandan da haklı davasında Trabzonspor'u tüm gücüyle savunuyordu. Hal böyle olunca TFF bir ceza mahiyetinde adeta Trabzonspor'u doğruyordu. Bu haksız kararlar ve oyuncuların maaşlarını alamayışı Hacıosmanoğlu yönetiminin sonunu getirdi. Hacıosmanoğlu'nun yerine göreve gelen Medical Park hastaneleri sahibi iş adamı Muharrem Usta, şu an başka kulüp başkanları gibi taraftarı "vizyon ve sabır" sözcükleriyle adeta kandırdı. İbrahim Hacıosmanoğlu gibi yıldız transferlere yelken açan Muharrem Usta yönetimi yıldız oyuncularla adeta kulübün anahtarını verircesine sözleşmeler imzalıyordu. Bu enkazın üstüne sportif başarı da gelmeyince taraftarın sabrı taştı ve bu dönemde kazanan, başkanlık dönemi sırasında kurduğu bir özel üniversitenin reklamını yapan Muharrem Usta oldu.

Muharrem Usta'nın olağanüstü kongre kararıyla Ahmet Ağaoğlu ve Metin Kaya arasında geçen başkanlık yarışını açık ara farkla kazanan Ağaoğlu adeta ateşten gömlek giydi ve koca bir enkaz devraldı. Başkan Ağaoğlu'nun taraftardan biri gibi davranması ve sporun içinden geliyor olması ona taraftarın güvenini kazandırdı.

 2017-2018 sezonunun sonunda ekonomik darlıktan şikayetçi olmayacak, kulübü benimsemiş bir isim olarak Ünal Karaman'ı teknik direktörlük koltuğuna getiren yönetim, finansal olarak da adeta devrim yaptı. Göreve gelir gelmez yüksek maaşlı oyuncularından indirim talep eden Ağaoğlu yönetimi, başarılı bir scout ekibi kurdu ve 2018-2019 sezonu ilk transfer döneminde ligin en karlı takımı Trabonspor oldu. Düşük maliyetle yaptığı Nwakaeme,Ekuban gibi transferlere altyapıdan çıkarttığı genç yetenekleri de ekleyerek düşük bütçeli ama iyi bir takım kuran Trabzonspor, nihayet Ünal Karaman yönetiminde Trabzonspor gibi oynamaya başlayarak diğer büyük takımlara adeta ders veriyordu. 4-0'lık Galatasaray galibiyetinden sonra rehavete kapılarak başlayan düşüş, 11. hafta Burak Yılmaz'ın oyundan çıkarken teknik direktör Ünal Karaman'a küfretmesi ve sonraki hafta Burak Yılmaz'ın yakın arkadaşı olan Kaptan Onur Kıvrak'ın taraftarın kafasında soru işareti bırakarak yediği 5 golle gelen 5-0'lık Malatyaspor mağlubiyetiyle son buldu. Maçtan sonra Ünal Karaman'ın gönderilmesi söz konusuyken yönetim Ünal Hoca'nın yanında durdu. Kaptan Onur Kıvrak ve Burak Yılmaz kadrodışı bırakıldı. Pazuband, daha çok sorumluluk alması ve takımı benimsemesi için Arjantinli yıldız Sosa'ya verildi. Milli aradan sonra taraftarın en önemsediği maç olan Trabzonspor Fenerbahçe maçı gelmişti ancak takım darmadumandı. Ünal Karaman bu ortamda Trabzonspor altyapısının ürünleri olan Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür'ün yanına U21 milli takımı kalecisi Uğurcan Çakır'ı defansa ise genç Hüseyin Türkmen'i koyarak dar kadrosuyla Fenerbahçe'yi perişan etti. Trabzonspor tam 36 şut çekerek rakibi perişan ettiği maçı 2-1 kazandı. Bu maçla birlikte yükselişe geçen Trabzonspor, ilk yarının sonuna kadar çıktığı 5 maçta 4 galibiyet 1 beraberlik alarak taraftarı şampiyonluk için kenetledi ve sezonun ilk yarısını 2. olarak bitirdi. 2018-2019 sezonu 2. transfer döneminde transfer yasağı alan Trabzonspor'un peşini sakatlıklar da bırakmayınca işler zora girdi. Ahmet Ağaoğlu yönetimi kış transfer döneminde Muharrem Usta'nın yaptığı rezil iki sözleşmeden kurtularak Burak Yılmaz'ı Beşiktaş'a sattı ve 5 Milyon Euro'luk bir maaş yükünden kurtuldu. Takımın cefakar kaptanı Onur ile de yollarını ayıran yönetim 2.5 Milyon Euro'luk maaş yükünden daha kurtulmuş oldu. Muharrem Usta yönetiminde Milan'dan alınan Juraj Kucka'yı 5 Milyon Euro karşılığında Parma'ya satarak maaşıyla birlikte toplam 12.5 Milyon Euro'luk maaş yükünden kurtulan Trabzonspor ekonomik olarak da reformunu yaşadı. Transfer dönemini madden karlı olarak bitiren Trabzonspor sportif olarak  birtakım sorunlar yaşadı. İkinci yarının ilk maçında lider Başakşehir karşısında sakat oyuncuların çokluğuna rağmen Teknik Direktör Ünal Karaman'ın dahice hazırladığı kadroyla Başakşehir'e sahayı dar etse de Hakem Halil Umut Meler'in Trabzonspor'un yarıştan düşmesi için yaptığı bariz hatalar yüzünden 2-4 kaybetti. Ligin kalan kısmında kısıtlı kadrosuyla izleyenlerine zevkli maçlar sunan Ünal Karaman'ın öğrencileri Avrupa'da şutu en fazla direkten dönen takım ünvanını ele geçirdi. Bunca şanssızlığa,sakatlığa ve haksız hakem kararlarına rağmen Ünal Karaman Hocanın benimsediği 4-3-3 dizilişiyle oynattığı tiki-taka, izleyenlerine büyük zevk veriyordu. Sezonu 4. bitiren Trabzonspor camiasında gelecek sene için şampiyonluk ateşi yakılmıştı. Yaz transfer döneminde diğer takım yöneticilerine adeta ders verircesine harika bir politika gütmeye devam eden Ahmet Ağaoğlu yönetimi, istatistiki açıdan pek ışık vermeyen Alexander Sörloth'u transfer etti ve bu transfer sosyal medyadaki "çöpçüleri" ortaya çıkardı. Kral ise gol kralı olarak hepsini susturdu. Yaz transfer dönemi boyunca Trabzonspor taraftarının peşinden koştuğu,akımlar başlattığı İngiliz yıldız Daniel Sturidge'i bonservis bedeli ödemeden yıllık 1.5 milyon Euro maaş karşılığında kadrosuna kattı. John Obi Mikel'i de benzer şekilde kadrosuna katan Trabzonspor'da gidenler listesinde ülke gündemine oturan Yusuf Yazıcı'nın bonuslarla 20 milyon Euro karşılığında Lille'e transferi şehirdeki çocuklara ilham kaynağı oluyordu. Her ne kadar bu para Trabzonspor kasasını rahatlatmış gibi gözükse de Trabzonspor'un örtülü ödenek aldığını iddaa eden diğer takımların yöneticilerinin imzalamaya cesaret edemediği Bankalar Birliği anlaşması yüzünden Yusuf Yazıcı transferinden gelen bu paranın %70'i bankalarla olan anlaşmaya gitti. Transfer sezonunu madden başarılı bir şekilde geçiren Trabzonspor aynı zamanda sezonu da erken açtı. UEL 3. Ön Eleme Turunda Sparta Prag'ı play off'ta ise Yunan temsilcisi AEK Atina'yı eleyerek adını grup aşamasına yazdıran Trabzonspor'da işler tıkırındaydı. Takım, sezonun başlamasıyla önceki yılki başarılı oyununu sürdüyordu. Ta ki pas oyununun en önemli parçası Abdülkadir Ömür sakatlanana kadar. Bu sakatlıkla oyun olarak kısırlaşan Trabzonspor'da sakatlar listesine bir de sezona fırtına gibi başlayan, 6 maçta 5 gol 1 asistle oynayan Caleb Ekuban da eklenince taraftarın şampiyonluğa çok inandığı bu sezonda camiada moraller bozuldu. İlk 5 hafta sadece 6 puan kazanan Trabzonspor'da taraftarın aklından bile geçmese de yönetimle Ünal Karaman arasında birtakım gerginlikler yaşanıyordu. Sezon öncesi TFF'nin limit aşımı kuralına uymak için en değerli oyuncusunu satan, düşük ücretlerle yaptığı sürpriz transferlerle onların yerini doldurmaya çalışan Trabzonspor'da bir de sakatlıklar baş gösterince Ünal Hoca'nın eli yine daraldı. 6. hafta oynanacak Beşiktaş derbisine Eskişehirspor'un eski sağ beği Kamil Ahmeti sağ kanat oynatmak zorunda kalan Ünal Hoca yine dahice bir kadro hazırladı ve Beşiktaş'tan aldığı neredeyse her toptan tehlike yarattı. 4-1'lik Beşiktaş galibiyetiyle yeniden  yükselişe geçen Trabzonspor'da tekrar şampiyonluk ateşi yandı. Beşiktaş maçından ligin 15. haftasına kadar sakatlara aksiliklere rağmen 6 galibiyet 2 beraberlik 1 mağlubiyetle harika bir sonuç alan Trabzonspor'da 15. hafta rakip Denizlispor'du. 1-0 öne geçtiği maçta orta sahada kesici bir oyuncu olmadığı için geriye yaslanan Trabzonspor yediği iki golle evinde mağlup oldu. Bu sonucun üstüne taraftar, sanki daha önce kupalara ambargo koyan bir takımmışken şimdi Ünal Hoca yüzünden bu duruma gelinmiş gibi saçma bir tavırla Ünal Hocayı haksız bir şekilde eleştirdi. 16. hafta büyük takımların korkulu deplasmanı olan Konyaspor maçında gelen galibiyetten de hoşnut olmayan nankör taraftar ve Ünal Karaman düşmanı yerel medya (bir web sitesinin muhabiri) Ünal Hocaya ve Ahmet Ağaoğlu'na sorduğu sorularla aralarını bozmayı başardı. Devrenin son maçında Kayserispor'a karşı gelen 6 gollü galibiyetten sonra Ünal Karaman düşmanları durulmuş gibi gözükse de onlar yapmaları gerekeni yapmıştı. Kalanı derin Trabzonspor'un dinozorlarının işiydi. Belki siyasetin de baskısıyla Ünal Karaman'ın gönderilmesi için Başkan Ahmet Ağaoğlu aciz bırakıldı. Taraftar ve UEFA nezdinde şampiyon olunan 2010-2011 sezonundan beri en başarılı teknik direktör Ünal Karaman türlü operasyonlarla görevinden alındı ve kaybeden Trabzonspor oldu.

  Sportif olarak Ünal Karaman'dan şüphe duyulmadığı için onun oyununu en iyi sürdürebilecek isim olarak Ünal Hoca'nın yardımcısı, Trabzon'un evladı Hüseyin Çimşir'i göreve getirdi. Hocalık tecrübesi bulunmayan Hüseyin Çimşir'i geliştirmesi için taktiksel olarak ligimizdeki birçok hocadan daha bilgili olan, uzun yıllar Chelsea'de yardımcı antrenörlük yapmış Eddie Newton'ı göreve getirdi. Ara transfer döneminde Trabzonspor'un savunmadaki zaafiyetini sonlandırmak adına Manuel Da Costa'yı takım iskeletine dahil eden yönetim, orta sahadaki alternatifleri artırmak adına Malatyaspor'dan tanıdığımız Guilherme'yi de kadrosuna kattı. Hüseyin Çimşir Hoca Baklava 4-4-2 dizilişiyle takımı oynatıyordu. Art arda gelen galibiyetlerle puan durumunda üst sıralara tırmanan Trabzonspor'un oynadığı oyun izleyenlere keyif vermese de sonuç geliyordu. İkinci yarı 7 galibiyet 2 beraberlik alarak liderlik koltuğuna oturan Trabzonspor Ziraat Türkiye Kupasında önce Denizlispor'u sonra Erzurumspor'u eleyerek yarı finale kaldı. Yarı final ilk ayağında Fenerbahçe'yi 2-1 yenen Trabzonspor'da işler tam tıkırındayken Korona Virüsü baş gösterdi ve liglere ara verildi. Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Sepil'in açıklamasına göre olan 3 senaryodan gerçekleşmesi en yakın olasılık, liglerin mevcut haliyle tescil edilmesi durumunda 36 yıllık şampiyonluk sevinci hasreti son bulmuş olacak.

Elimden geldiğince Trabzonspor'un 2010-2018 arası durumunu özetleyip son iki sezonunu incelemeye çalıştım umarım evde kaldığınız bu süreçte keyifli bir vakit geçirmenize yardımcı olmuşumdur. #evdekal

Abdurrahman Berker Küçük

Post a Comment

Daha yeni Daha eski