Responsive Ad Slot

Oyuncu Raporu

oyuncu raporu

MAÇ ANALİZİ | FENERBAHÇE-GALATASARAY

24 Şubat 2020 Pazartesi

/ by Dislokasyon922
Yazarımız ERTUĞRUL KANDAR (@sociologistX) , Fenerbahçe-Galatasaray mücadelesinin  maç analizini yazdı.

 

BÜYÜ BOZULDU! 


Bütün hafta bunu bekledik, 20 yıllık hasret bitecek mi, büyü mü var, olur mu olmaz mı... Bir sürü daha soru işaretleri ve tedirginlikler.. Son yıllarda ne kadar zevksizse dün akşam da bir o kadar zevkli, eğlenceli ve adına yakışır bir derbi izletti bize Fenerbahçe ve Galatasaray. Aslında oyun olarak Fenerbahçe adına pek bir şey söyleyemeyeceğim. Cimbom analiz podcastimiz de de bunu konuştuk, Ersun Yanal haftalardır yanlış 11le çıkıyor ve bu hafta da, kendi adına, kulübün ligde ki umutları adına en kritik haftaya çıkarken de yine birbirinden yanlış tercihlerde bulundu. İlk olarak Jailson’u söyleyebilirim. Arkasında bir adamla oynamaya alışmış, eni konu belli bir 6 numara. O penaltıyı yaptırır. Yapar. Orada rakibi ayakta savunmaz çünkü riskli bölgenin adamı o değil. Haftalardır penaltı yaptırıyor ve kör göze parmak misali derbide de Onyekuru’yu düşürerek penaltı yaptırdı. Öte yandan Tolga Ciğerci yine bulunduğu mevkinin adamı değil. Ersun Hoca ısrarla devam etti. Tolgay Arslan.. Şimdiye kadar ligde toplam 24 dakika şans bulabilmiş Tolgay’ı böyle bir maçta 11e atmak nasıl bir taktik dehanın ürünüdür anlamış değilim... Fenerbahçe bir şekilde burada kaybetmemenin büyüsüne inanarak çıktı sahaya bence. Çünkü bundan başka sığınacak bir şeyleri de yoktu. Saha da tamamen kendini Galatasaray’a teslim etmiş bir takım vardı. Kendi evinde hiç bu kadar aciz görmemiştim Fenerbahçe’yi.

Galatasaray’a, kazanan takıma bakacak olursak, son yılların en iştahlı, en isteyen oyunu vardı saha da. Alanya maçına yine son zamanların en iyi oyunu demiştik. Dün akşam onun da üzerine çıktı Galatasaray. Hem de en kritik adamlarından birisi olan Lemina yokken. Fatih Terim, Seri’yi biraz daha geri de kullandı ve önünde Belhanda ile Ömer’i konuşlandırdı. Orta saha da Gustavo yokken üstünlüğü ele almak önemliydi zira Belhanda’nın ilk 45 dakika da ki Galatasaray kariyerinin en iyi oyununu da hesap edecek olursak Galatasaray üstünlüğü ele almakta zorlanmadı. İlk 3 dakika. 2,5 pozisyon. Onyekuru’nun kaçırdığı sayısız net gol fırsatı. Hani biraz daha becerikli olabilse, tarihi bir fark işten bile değil. Yine Fatih Hocam’a dönmek istiyorum. Takımını, hocanın formunu sezonun ilk yarısında ne kadar eleştirmişsek, ikinci yarı da bu form grafiğini övmesini bilmeli. 7de7 yapan bir Galatasaray, Kadıköy ‘büyüsünü’ bozmuş bir Galatasaray... Bu kadar kötü gidişat ancak Fatih Terim’le düzelebilirdi öyle de oldu.

Maçın adamı için Ryan Donk ve Seri diyebiliriz. Ben net şekilde Seri diyeceğim. Hayatımda bu kadar rahat top yapan, takım arkadaşını gören, topu böyle rahat kullanan bir futbolcu görmedim. Sanki saha da birtek kendisi varmış gibi oynadı. Her topu gitti aldı, dağıttı. Arkadaşlarını gol pozisyonlarına soktu. Savunma da etkili oldu. Kendi adına bu akşam yapılabilecek her şeyi yaptı Seri.

Bir de, hani 20 yıl olmuş. Artık çeyrek asıra doğru gidiyor. Neler neler gördük, geçen sezon olmadık bir hakem hatası olmadık bir gol. Ondan önce adeta basireti bağlanan futbolcular... Topun bir türlü kaleye girmeyişi... Direkten dönen toplar... Kalesinde devleşen kaleciler... Bütün hafta Galatasaray taraftarının aklını bu sorular kemirdi durdu ama sanırım bir tek kişi çok inanmıştı galibiyete ve etrafını da inandırmayı başarmıştı. Fatih Terim takımı o kadar güzel hazırlamış ki, kendini saha içerisine verdiği zaman görüyoruz, Türkiye Liginin üzerinde bir futbol oynatıyor hoca. Elinde güzel de malzeme var. Belhanda gibi bir adamdan bile 45 dakika maksimum verim almayı başarmak büyük meziyet doğrusu. Lemina’nın yokluğu çok tartışılırken hocanın haftalardır, hatta sezon başından beri aklında olanı sahaya %85-90 oranında yansıttığını düşünüyorum. Fenerbahçe futbol oynayamıyordu, eğer öyleyse gerilim olmalıydı ki bundan faydalanabilsin. Belhanda buna müsaade etmeye kalktı ama vakit dardı ve takım arkadaşları da bu sefer bırakmaya hiç niyetli değildi. Çıkarken yaptığı hareket, yediği kırmızı kart amatör küme maçlarında olmayacak işler. Bu da umarım Galatasaray kariyerinin son günleri olur kendi adına. Kırmızı karttan hemen sonra Ekici’nin muazzam şutunu Muslera’nın aynı güzellikte çıkartması gecenin güzel anlarındandı. Saha dışı olaylarına girmek istemiyorum. Fenerbahçe taraftarı tabi ki isyan edecek, kızacak. Mağlup olunabilir ama kendi evinde ‘aman bu sefer kaybetmeyeyim’ havasında oynarsan birgün bu kırılır. Son 5 yıldır bu mantıkla oynayan Fenerbahçe için artık büyünün bozulma zamanı gelmişti zaten. Ersun Yanal’da sanıyorum artık takımın başında olmayacaktır. Fenerbahçe’nin uzun bir rehabilitasyon sürecine ihtiyacı var. Galatasaray’ın ise emin adımlarla gidilecek bir şampiyonluk yürüyüşü... 

Trabzonspor ve Galatasaray sezonun son haftalarına kadar kıyasıya bir mücadele içinde olacaklardır. Süper Lig artık yavaş yavaş güzel futboluyla da süper olmaya başladı diyebiliriz. Bakalım bu sezon 34 haftanın süper takımı kim olacak? 

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Don't Miss
© all rights reserved
Designed by DastgeerTech