SORU - CEVAP | SİNAN YILMAZ

Yazarımız Cihan Öten, Sinan Yılmaz ile futbol gündemini konuştular. Transferler, hoca değişimleri hepsi ve daha fazlasını keyifli söyleşimizde bulabilirsiniz.
Lider Sivasspor ile başlamak istiyorum. Kadrodan ayrılacak denilen Mert Hakan ve Emre'yi kadroda tuttular gibi gözüküyor. Bir de Yasin hamlesini yaptılar. Yasin sence nasıl bir transfer oldu? Sivasspor'un sence başka transfer ihtiyacı var mı ve ikinci yarı nasıl bir Sivasspor bekliyorsun?
Yasin iki kulüp için de ilginç bir transfer oldu. Bu transfer üzerine söyleyecek çok fikrim var. İyi ki sordun :) Öncelikle Sivasspor cephesi... Sivasspor liderlik koltuğuna oturunca insanlar Sivasspor yönetimini övme gereksinimi hissetti ve bu gereksinim üzerine bir takım hatalı çıkarımlar yaptılar. Sivasspor yönetimi mükemmel kadro kurmuş da, hem maliyetsizmiş, hem iyiymiş, örnek alınmalıymış gibi... Tamamen sonuç odaklı ezber yorumlar bunlar. Bizim basında, popoya göre don biçileceğine, eldeki dona göre popo biçilmeye çalışılıyor. Efendim Sivasspor'un senelerdir istikrarlı bir şekilde gitmesinde yönetimin payı büyüktür ama bu sezonki başarı tamamen bir teknik heyet başarısıdır. Zira bu sezonun yıldızı olan Mert Hakan Yandaş geçen sene de kadrodaydı ve fakat sadece 2 maça ilk 11 başlatıldı. Erdoğan Yeşilyurt geçen yıl da kadrodaydı ve sadece 1 maça ilk 11 başlamıştı. Sivasspor yönetimi bizzat kendisi bu genç oyunculardan beklenti içinde olmadığı için bu oyuncularla sözleşme yenilemedi ve şu anda Süper Lig'in en formda, en para edecek genç yerli oyuncularını üç kuruş kazanamadan elinden kaçıracak olma nedenleri bu. Ve Sivasspor yönetimi, Robinho'yu transfer ettiğinde ben "Mert Hakan gibi parlayan bir yıldızın önü kesiliyor" diye yazmıştım. Nihayetinde Rıza hoca ve ekibi taşı sıkıp suyunu çıkardı. Geçen sene takımın yıldızı olan Douglas, Diabate, Muhammet Demir, N'Dinga gibi oyuncular gitti. O oyuncularla Sivasspor ligde 12. olmuştu ve o oyuncuların yedekleriyle Rıza hoca lider! Şu da önemli detay. Avrupa'nın en yaşlı ligi Süper Lig. Bu yaşlı ligin içinde bir tane atletik, fizikli takım yaratınca, diğer takımları resmen haşat ettiler. Sivasspor fizik gücüyle, gençlik enerjisiyle dövdü rakiplerini. Çok da iyi oldu. Dayak yiyenler 35'liklerden medet ummaya devam etsin... Neyse... Bu kadro öyle zengin bir kadro değil. Mert Hakan, Emre Kılınç ve Fernando üçlüsüne sadece Erdoğan yedeklik yapabiliyordu. Abdou Razak Traore'den de beklediklerini alamadılar ve bir kanat oyuncusuna ihtiyaçları vardı. 33 yaşına gelen Yasin ile uzun olmayan, 1.5 yıllık sözleşme imzalamaları doğru. Hem de Yasin, kariyerinin sonuna gelirken, lider takıma giderek yeniden motive olabileceği bir ortam yakaladı.. Kısıtlı imkanlarla Sivasspor için iyi bir hamle olabilir Yasin hamlesi zira seneye tüm hücum hattı gidecek ve Yasin'in seneye de takımda olması biraz olsun rotasyonu güçlendirebilir... 
Öte yandan Göztepe için ise bu transfer daha da iyi bir hamle. Göztepe başkanı Mehmet Sepil'i hep övüyorduk ama Süper Lig'de o da bazı ciddi hatalar yaptı. Nasıl Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş, 5 büyük ligden çöpe çıkarılmış sözde yıldız ama özde bitik oyuncularına büyük paralar veriyorsa, bazı Anadolu takımları da Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'tan düşen yaşlı oyunculara öyle kontratlar verebiliyorlar. Bu felsefe hem üç büyükler için hem de buna özenen Anadolu takımları için yanlış. ilhan Palut da gelir gelmez bu yanlışı düzeltme yoluna gitti. 5 büyük ligden bizim ülkemize gelen yabancılar nasıl en üst seviyede tutunamamış olmanın psikolojik yıkımını yaşıyorsa, üç büyüklerden Anadolu'ya düşen futbolcular da bunu öyle yaşıyor. Eren Derdiyok da, Yasin de Göztepe'de futbola motive olamadılar, kendilerini yeniden kanıtlama arzuları yoktu. Kendi bünyenden çıkan Halil, Galatasaray'dan sana düşen Yasin'e göre daha çok ister! İlhan hoca da bunun bilincinde olacak ki, Göztepe'nin kıymetini bilen oyunculardan kurulu bir kadro ile yoluna devam edecek... Bunu Hatay'da da yapmıştı. Önce yıldız futbolcu değil, önce takım felsefesi vardı. 

Sözün özü Yasin transferi, hem oyuncu için hem de kulüpler için win-win-win hamlesi gibi görünüyor..win-win değil triple-win :)

Sivasspor'un 2. yarıda ne yapacağına gelirsek... Önemli isimlerin hepsinin sözleşmesi bitiyor. Puan tablosuna baktıkları kadar, menajerlerinden gelen whatsapp mesajlarına da bakacaklar. Bu durumda ne kadar konsantre kalırlar emin değilim. Rıza hocayı 2. yarıda böyle zor bir liderlik görevi daha bekliyor. Fatih hoca EURO 2016'da milli takım oteline menajerlerin gelmesinden çok şikayet etmişti mesela. Transfer düşünmekten maç düşünemiyorlar demişti ve açıkça bu işle baş edememişti. Şimdi 2. yarıda rakiplerin Sivasspor'a karşı tavrı da değişecek. Zaten ilk yarının son haftalarında değişmeye başladı. Normalde taraftarı yok dediğimiz Gençlerbirliği, Sivasspor'a karşı neredeyse stadı doldurdu ve çok iştahlı oynadılar. İlk yarı 37 puan toplayan Sivas, 2. yarı 27 toplarsa başarı sayarım. İşleri artık çok daha zor. 

Galatasaray'da bir gençleştirme operasyonu yapıldı diyebiliriz. Şimdi de savunma için Murillo ismi ve bir de orta saha transferi konuşuluyor. Sence Galatasaray transferde nasıl hareket etmeli ve belkide en önemlisi orta saha transferi yapılacaksa nasıl bir tarz orta saha gerekli?
Galatasaray transferde bir felsefe belirledi mi emin değilim. Fatih hoca mesela Nagatomo ile yolları ayırma konusunda kesin kararını vermiş olsa Adana Demirspor ile oynanan hazırlık maçında Japon oyuncu 11 başlamazdı. Hala Emre Mor dahi süre alıyor. Galatasaray'ın transfer politikasını konuşmak henüz erken bence. Söylenenlerin aksine kesin kararların verilmemiş olabileceğini düşünüyorum. Orta sahaya nasıl oyuncu alınması gerektiğine gelirsek... 2. yarıdaki düzen 4-2-3-1 olacak gibi. Bu düzende 2'liye çok yük biniyor. Lemina o yükü taşısa da sık sakatlanabilen bir oyuncu. Ben defansif açıdan da güçlü, pozisyon bilgisi olan ve topla da arası iyi olan çift yönlü bir orta saha alınması gerektiğini düşünüyorum. Biraz Selçuk İnan'ın ilk geldiği hali gibi bir oyuncu gerekli. Hem topu kırmayacak hem de Seri'ye nazaran ikili mücadelelerde daha sağlam, savunma katkısı olan biri olmalı. 

Trabzonspor öncelikle hoca değişikliği yaşadı. Hüseyin hoca ikinci yarı da takımın başında olacak. Sence bu değişiklik takımı nasıl etkileyecek? ve bir de N'diaye  transfer edildi. Trabzonspor orta sahasına sence nasıl bir katkı verecek?
Ünal hocanın ayrılığı yanlıştı ama yerine getirilecek en doğru isim Hüseyin Çimşir'di çünkü yolu biliyordu. Doğru yolda giden bir takımdı Trabzonspor ve o yoldan sapmamak gerekiyordu. Yeni getireceğiniz her hoca kendisinden bir şeyler katmaya çalışırken o yoldan sapabilirdi. Bu yüzden yolu bilen Hüseyin hoca tek doğru karardı bence. Ndiaye'ye gelirsek... Takımı Championship'te diplerdeydi. Bu sezon ne durumda olduğunu bilmiyorum. Bildiğimiz Ndiaye enerjisi ile Trabzonspor'a çok şey katar çünkü Trabzonspor'un tam da bu enerjiye ihtiyacı vardı. Sturridge - Nwakaeme ve Sosa gibi oyuncuların arasına Mikel gibi ağır ve statik değil Ndiaye gibi çok koşup basabilen bir oyuncu lazımdı. Bu yüzden doğru profil olduğunu düşünüyorum. Tabi son dönemde o enerjisi ne durumda bilemiyorum. Galatasaray'dan ayrılmadan önce bazı melekeleri ciddi anlamda geri gitmişti. Umarım İngiltere'de son maçları iyi izlenerek alınmıştır zira fiziksel olarak iyi durumda olmayan bir Ndiaye'nin faydadan çok zararı olabilir çünkü en önemli olayı fizik.

Fenerbahçe, Faletteyi transfer etti. Bu transfer çok eleştirildi. TFF harcama limitlerinden dolayı şuanda resmi kadroya yazılamıyor. Falette transferi hakkında ne düşünüyorsun? Eğer harcama limitlerindeki sorun çözülürse Fenerbahçe transferde nasıl hareket etmeli?
Falatte'yi tanımıyorum ama sadece hızlı bir oyuncu ise bu transferin mantıklı tarafı var diyebilirim. Zira hem Zanka hem Rami, ağır oyuncular olduğu için önde basmaya çalışan Fenerbahçe'nin arkada ağır kalmasına ve kolay kontra yemesine neden olan isimlerdi. Serdar'ın yanında bence 2. yarıda Jailson oynar ve 3. yedek olarak da Falatte düşünülmüştür. Ben Zanka ve Rami'nin yanlış transferler olduğunun çok geç fark edildiğini düşünüyorum. Transfer soruna gelirsek bence Fenerbahçe'nin hiç transfer yapmadan şampiyon olabilecek bir oyun ve oyuncu kalitesi var. Sadece Vedat Muriqi uzun bir sakatlık yaşarsa yokluğu çok aranır onun dışında yeri dolmaz diyeceğim bir isim yok. Bence Fenerbahçe'nin şampiyon yolundaki en büyük rakibi, uzun süredir şampiyon olamamanın yarattığı baskı olacak. Örneğin 3-4 takım şampiyonluğa oynarken yapılacak basit bir puan kaybı Galatasaray'ı veya Başakşehir'i çok karıştırmaz ama Fenerbahçe'yı daha sert etkiler gibi. Hem Ali Koç'un, hem Ersun hocanın, hem de taraftarın çok gergin olduğunu düşünüyorum ve bu baskı o yüzden bozabilir düşüncesindeyim.

Beşiktaş'ın TFF Harcama Limitlerinden dolayı transfer yapması mümkün gibi durmuyor.  İkinci yarıda şampiyonluk hedefinde olan Beşiktaş saha içinde neler yapmalı?
Bence Beşiktaş şampiyonluk adayları arasında ipi göğüslemeye en uzak ekip. Hem kadro, hem oyun kalitesi olarak vaat ettikleri oldukça düşük. Abdullah hocanın çok sevdiği 'hayal ettirme' ifadesi var ya... Hah işte bu Beşiktaş hiçbir şey hayal ettirmiyor. Roco ile Rebocho ile Diaby ile Lens ile hayaller kurmak çok zor. Hedef gelecek sezonların temellerini atmak olmalıydı. Buna karşın Abdullah hoca ile kadroda performansı yükselen isimler gençler değil Atiba ile Caner oldu. Çok fazla bu sezonu hedefliyorlar bence... Bu sezon onlardan şampiyonluk beklemek çok acımasız olur. Bu gerçekle yüzleşip gelecek yılları düşünseler çok daha iyi ederler diyeceğim ama Türkiye'de maalesef böyle olmayacağını biliyorum. Abdullah Avcı'nın gelecek sezona Beşiktaş'ın başında başlama ihtimali, başlamama ihtimalinden daha düşük. Bunu herkes biliyor sanırım ve bu çok saçma bir gerçek. 

Sezon başında liderlik koltuğunda birkaç hafta kalmayı başaran Alanyaspor burada kalıcı olamasa da hala oyun yapısını ve tehlikesini koruyor. Alanyaspor için nasıl bir ikinci yarı bekliyorsunuz?
Erol Bulut ilginç bir hoca. Alanyaspor ondan önce çok renkli bir takımdı ve Erol hoca kendi tarzını bu takıma da yansıttı. O renk biraz kayboldu ve daha pragmatik bir takım ortaya çıktı. Ligin en iyi duran top kullanan takımı onlar, en disiplinli takımlarından biri onlar ama Erol hocanın takımları, gol atmak zorunda olduğunda yaratıcılıktan yoksun. Bunu kendisine de sordum bir basın toplantısında. Tabi kabul etmedi bu eleştiriyi ama ilk golü Erol hocanın takımı yediğinde maçı çevirme ihtimali çok düşüyor. Şimdi Emircan ve Mustafa Pektemek gibi tam hocanın tarzına uygun iki hücumcu aldılar. Yani yönetimle uyumları sağlam görünüyor. Bu oyuncular, savunmayı rakip ceza alanından başlatma konusunda fayda sağlayacak tipte baskıyı seven oyuncular. Bence Anadolu'nun en iyi kadrosu Alanya'da. İlk 7 içinde olmazlarsa büyük başarısızlık olarak kabul ederim ama büyük ihtimalle ilk 7'de olacaklardır. Erol hocanın ilk yılı için de ilk 7 iyi bir hedef. 

Yorumlar

Daha yeni Daha eski