SORU - CEVAP | MAZHAR YASİN

Mazhar Yasin ile 2. yarı öncesi Beşiktaş'ı konuştuk.
Öncelikle kısaca ligin ilk yarı performansını değerlendirir misiniz?
Beşiktaş, ligin ilk yarısına beklenmedik derecede kötü başladı. Abdullah Avcı’nın ve futbolcuların birbirine alışması beklenenden uzun sürdü. Ardı ardına gelen sakatlıklar, çok basit hatalar sonucu kaybedilen maçlar, cezalı futbolcular, saha dışı olaylar derken Beşiktaş, ilk 6 haftada yalnızca 5 puan toplayabildi. Bu dönemde yaşanan yönetim değişikliği ise adeta işin tuzu biberi oldu. Abdullah Avcı’nın önünde iki seçenek vardı: Ya oynatmak istediği oyundan bazı tavizler verip maç kazanmaya başlayacaktı, ya da istifa edecekti. Avcı, ilk seçeneği tercih etti ve Beşiktaş’ın çıkışı başladı. Takip eden 8 haftada Beşiktaş hiç mağlup olmadı ve tam 22 puan topladı.

Sezon başında bizi nelerin beklediğini yine Tribün Ajans ile konuşurken, Beşiktaş’ın az gol yiyen ve az gol atan bir takım hüviyetine bürüneceğini öngörmüştüm. Biraz geç de olsa bu öngörüm kısmen gerçekleşti. Beşiktaş 8 maçlık bu dönemde 14 gol atıp 4 gol yedi ve beş maçta kalesini gole kapattı. Herkes, bu güzel performansın Yeni Malatyaspor ve Fenerbahçe maçlarında da devam etmesini bekliyordu ancak Beşiktaş iki maçı da kaybetti. Son hafta Gençlerbirliği önünde farklı kazanarak ligin ilk yarısını 30 puanla kapattı. Şenol Güneş’in liderliğinde geçirilen 4 sezondaki ilk yarı puan ortalamasının 33.75 olduğunu ve bu sezonki kadronun Şenol Güneş’in en yetersiz kadrosundan bile seviye olarak daha aşağıda olduğunu da eklemeden geçmemek gerek.
Sonuç olarak Beşiktaş, eldeki imkanlar ve yaşanan onca soruna rağmen ilk yarıyı şampiyonluk yarışının içinde yer alabilecek bir puanla kapattı demek mümkün.
Transfer henüz yapılmadı. Harcama limitleri sorunu aşılırsa şayet hangi bölgelere transfer yapılmalı?

Beşiktaş’ın transfer yapmamış olması camia için ciddi bir endişe kaynağı. Görünen o ki, FFP nedeniyle TFF tarafından getirilen limit sorunu aşılamayacak ve Beşiktaş transfer yapamayacak. Düşük bir ihtimal de olsa, bu sorunun aşılması durumunda Beşiktaş’ın en acil takviye yapması gereken bölgesi bana göre forvet. Burak Yılmaz’ın ilerleyen yaşı ve sık sakatlanıyor oluşu, yedek forvetler Umut Nayır ve Güven Yalçın’ın beklentileri karşılayamaması gibi sebeplerle bu tezimi destekleyebilirim.
Gelinen noktada Beşiktaş’ın, sezonun geri kalanında 60-70 dakikada bir gol atabilecek kapasitede, net bir pivot santrafor ihtiyacı olduğu görülüyor. İkinci acil ihtiyacın merkez orta sahada 8 numara pozisyonunda oynayabilecek bir futbolcu olduğu söylenebilir. Elneny ve Atiba’nın benzer özelliklere sahip defansif futbolcular oluşu, Oğuzhan’daki olağanüstü düşüş bu transferi de olmazsa olmaz hale getiriyor. Her ne kadar hayal olsa da, Beşiktaş’ın üçüncü bir transfer yapabilmesi durumunda bu tercihini her iki kanatta da oynayabilecek bir açık oyunusundan yana kullanması gerektiğini söyleyebiliriz.

Ligin 2. yarısında Beşiktaş nasıl bir futbol oynamalı ve sizin takımdan beklentileriniz neler?

Transfer yapılmaması durumunda Abdullah Avcı’nın aynı taktik ve oyuncu tercihleriyle devam etmesini pek mümkün görmüyorum. Zira bu kadronun sezonu sonuna kadar götürmesi mucize olur. Dolayısıyla Abdullah Avcı’dan öncelikle iç saha maçlarında daha atak ve ilk golü bulmayı arzulayan 11’ler çıkarmasını bekliyorum. Başlangıç olarak Umut Nayır-Burak Yılmaz ikilisinin çift forvet başlaması en azından gol yollarına hareketlilik getirebilir.
Bunun yanı sıra, sık sık dile getirdiğim, kanat oyuncularının çizgiye basarak oynaması ve orta sahaların rakip ceza sahasına yaklaşmaması sebebiyle Beşiktaş’ın hücumda bir hayli etkisiz kalması mutlaka değişmeli. Modern futbolda bekler bile çizgiye basarak oynamazken, takımın hücum gücünün önemli bir bölümünü oluşturan kanat oyuncularının devamlı çizgide kalması, 10 numara bölgesinde oynayan Adem Ljajic’in isteksiz ve yavaş futbolu, golcülerin topla buluşamamasına ve Beşiktaş’ın rakip savunmalar karşısında yetersiz kalmasına sebebiyet veriyor. Daha fazla futbolcu ile hücum edip, hücumdan savunmaya geçişlerde daha hızlı hareket etmesi durumunda Beşiktaş’ın bu yarışı bir süredaha kovalama şansı olduğunu düşünüyorum. Ancak ilk yarının sonlarındaki gibi kısır bir futbol ile devam edilirse çok geçmeden puan kayıplarının başlayacağının da altını çizmek gerek.
Bu bahiste son olarak, Diaby’den söz etmek istiyorum. Son 30 yıldır Beşiktaş’a gelmiş en vasat yabancı futbolcu olduğu konusunda birçok taraftarın benimle hemfikir olduğunu biliyorum. Abdullah Avcı’nın da hiç zaman kaybetmeden bu çizgiye gelmesi ve formayı Diaby’den alması, ikinci yarı öncesi Beşiktaş’tan en büyük beklentim diyebilirim.
Beşiktaş'ın şampiyonluk şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Açık konuşmak gerekirse Beşiktaş’ın şampiyonluk şansını oldukça zayıf görüyorum. Bunun sebebini ise, Beşiktaş’ın kadro kalitesinin rakiplere kıyasla çok düşük olmasının yanı sıra; Başakşehir, Trabzonspor, Fenerbahçe ve Sivasspor gibi takımların gösterdiği güçlü performanslar olarak açıklayabilirim. Beşiktaş’ın gerek kadro kalitesi gerekse sergilediği istikrarsız futbol sebebiyle, gümbür gümbür gelen rakipleri karşısında şansı olduğunu iddia etmek maalesef pek mümkün değil. Futbolcuların maaşlarını ödeyemeyecek seviyede ekonomik ve yönetimsel sorunlarla boğuşan Beşiktaş’ın bir süre sonra şampiyonluk yarışından kopacağını düşünüyorum. Siyah-beyazlıların bu sezon için bana göre en gerçekçi hedefi, rakipleri şampiyonluk için yarışırken aradan sıyrılıp Türkiye Kupası’nı kazanmak, bu vesileyle UEFA Avrupa Ligi’ne doğrudan katılıp, sezonu da öyle veya böyle bir kupayla kapatmak olmalıdır.

Yorumlar

Daha yeni Daha eski