RÖPORTAJ | DEPORTİVO TÜRKİYE

Yazarımız Utku Sümeroğlu, Deportivo Türkiye hesabı ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdi.

Öncelikle hoş geldiniz. Bugünkü konuğumuz olmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Size de uygunsa birkaç kişisel soru ile başlamak istiyorum.  Deportivo taraftarı olma sürecinizi bize kısaca anlatır mısınız? Ne kadar süredir İspanyol ekibini destekliyorsunuz?
Açıkçası lise yıllarına dayanıyor. 10 yıldır Deportivo taraftarıyım. O zamanlar her zamanki gibi futbola ilgim yüksekti ve ülke dışında takım arayışındaydım. Türklük olayından dolayı Deportivo'ya sempatim arttı. Geleneği, kültürü olan bir takım. Endüstriyel futbola, milyarderlere esir olmamış bir kulüp ve bu yönü de cezbedici.

Deportivo Türkiye'nin, İspanyol medyasının ilgisini çektiğini dahi hatırlıyorum. Deportivo Türkiye oluşumunu kurdunuz ve harika bir gelişim gösterdiniz. Bize biraz Deportivo Türkiye'den ve oluşumun tarihinden bahseder misiniz?
Sosyal medya oluşumu 5 yıl öncesine uzanıyor. Bir anda oldu. O zamanlar yabancı takımların fan sayfası olayı popüler değildi. Takımı ulaşabildiğim kadar insana tanıtma amacındaydım. A Coruna'da iletişim kurduğum kişiler oldu. Hayrullah isminde bir arkadaşım var. Erasmus yapıyor. O, fotoğraflar atmıştı. Sonra taraftar grupları bizi sevdi. Takipçimiz de çoğalınca bazen bize özel fotolar atmaya başladılar. Tribün Dergi sağolsun, onların desteği büyümemize yardımcı oluyor. Emre Çolak transferinin etkisi de büyük. Kendisi de takımdan ayrılmasına rağmen hesabımızı hâlen takıp ediyor. Ünlü isimlerden spikerler Okay Karacan, Gökhan Abdik ve yapımcı Gani Müjde takip ediyor. Açıkça konuşmak gerekirse son 2 yıldır çok fazla vakit ayıramıyorum. Hem kişisel yoğunluktan dolayı hem de evimde internet bağlantım bulunmuyor. Maç günleri paylaşımlarım oluyor. Maalesef görsel içerik üretemiyorum fakat takipcilerimiz sağ olsunlar bizi seviyorlar. İlerleyen yıllarda takım da düzelsin, maç izleme organizasyonu sözüm var. Ayrıca diğer kaliteli içerik üreten fan sayfalarıyla futbol muhabbeti yapmak istiyorum.

Şimdi kulüple alakalı sorulara geçelim. Deportivo, 90'lar ve 2000'lerde altın çağını yaşadı diyebiliriz. Özellikle 2000'lerin başı, kulüpteki herkes için unutulmazdı. 15 sene önce Şampiyonlar Ligi yarı finali oynayan Deportivo, nasıl oldu da bugün 2. ligin dibine demir attı?
Endüstriyel, değişen futbol diyelim. Bence futbolun çehresi 2007'den sonra değişti. Sadakat ve yürekle oynanan futbolun yerini paraya odaklı oyun almaya başladı. Özellikle Rus ve Arap milyarderler işin içine girince oyunculara abartılı miktarlar ödendi. Haliyle Deportivo, bu akıma ayak uyduramadı.

2010'lu yıllara geldiğimizde her şey tersine gitmeye başladı. Kulüp, 2011, 2013 ve 2018'de küme düştü. İlk iki düşüşten hemen sonra geri dönebilseler de 2018'deki vedanın ardından bugün, alt ligin son sırasında yer alıyorlar. Son 10 yıldaki bu başarısızlığın ana sorumluları kimlerdi? Kulüp, neleri yanlış yaptı? 

Tam zamanını hatırlamamakla birlikte 2014 yılı olduğunu düşünüyorum, efsane başkan Cesar Lendoiro, yaşından dolayı görevinden ayrıldı. 1 La Liga, 2 Kral Kupası ve 3 Süper Kupa şampiyonluğu onun döneminde gerçekleşmişti. Ek olarak şunu da söylemek istiyorum. Zamanında TRT'ye verdiği röportajda kendimizi Türk gibi hissediyoruz, biz Türk gibi GÜÇLÜYÜZ demişti. Konuya dönecek olursak kendisinin ardından yeni başkan Tino Fernandez oldu. Geçtiğimiz yıl da istifa etti. Takımın genel sıkıntısı kadronun sürekli kiralık oyuncularla kuruluyor olması. İstikrar yok. Küme düştüğümüz son sezonda dahi €18M'luk oyuncu satışı yaptık. Gidenin yeri dolmuyor. Eski yıllardaki kültür, anlayış yok. Transfer ve kadro tercihlerinde çok hata yapıldı. Son dönemdeki en iyi oyuncumuz Lucas Perez'di ancak o bile çare olmadı. Kadro, genel olarak her sene kiralık genç oyuncular ve veteran futbolculardan oluşuyordu. Bu sezonu atlatalım gelecek sezon bakarız düşüncesi mevcuttu. Parlayan isimler de takımdan ayrılmak istiyordu. Kısacası Leicester City gibi değiliz. Şampiyon oldular. Vardy gibi sadakatli oyuncuları bulunuyor. Gidenin yerini de doldurdular. Ne yazık ki bizde bu yok ancak "Zaferi yaşayan, zaferi yaşatır." sözünden yola çıkarsak eski oyuncularımıza takımda görev vermeliyiz. Örneğin, Victor Sanchez teknik direktör olarak başarılıydı. 2015'te UEFA Avrupa Ligi için mücadele edebilirdik ancak Lucas gitti, aksaklıklar oldu ve yine tutunamadık. Toparlayacak olursak takımın düşüşünü şunlara bağlıyorum:

• Modern futbola ayak uyduramamak.
• Eski başarılı futbolcularla bağları koparmak. 
• Yanlış kadro planlamaları ve transfer politikaları.

Leicester City gibi olmadığınızı ve kilit oyuncularınızı elinizde tutamadığınızı söylediniz? Bunların sebepleri neler? Bazı takımlar nerede olurlarsa olsunlar talep edilirler? Deportivo'nun, popülerliğini kaybetme nedenleri arasında hangi sorunlar yer alıyor?
Deportivo, genellikle kiralık oyuncu transferi yapıyor ve kulüpte sezonu kurtaralım düşüncesi hakim. Üst ligdeyken amacı Avrupa kupalarına oynamak değil. Belli bir hedefi bulunmuyor. Bu yüzden takım, futbolcuların ilgisini çekmekte zorlanıyor.

Şimdi, kulübün geleceği hakkında konuşalım. Deportivo, bu sezon kümede kalma mücadelesi verecekmiş gibi görünüyor. Kısa ve uzun vadede kulübü nerede görüyorsunuz?
Takım lige çok kötü başladı. 4 ayda yalnızca 1 galibiyet elde ettik. Yönetim, devre arasında görevi bırakma kararı aldı. Yeni bir yönetim gelecek. Kısa vadede takım küme düşmezse birkaç yıl daha Segunda'dan, La Liga'ya çıkma mücadelesi verebilir. Uzun dönemde ne olur tahmin etmek zor çünkü kulübün bir hedefi yok. Ne yaptığını bilmiyor desem yeridir.

Sizce, Deportivo'nun, La Liga'ya dönmek ve burada başarılı olmak için yapması gereken başlıca şeyler neler?
Açıkçası paradan ziyade kulüpte işi bilen adamlar yer almıyor. Önemli eski oyuncuları takıma getirip kenetlenebiliriz. 4 yıl önce takımın başında Victor Sanchez vardı. İyi bir ivme yakalamıştık. Makaay, Tristan, Valeron, Scaloni tarzı isimler teknik ekibe gelirse futbolcuları da Deportivo'ya çekebiliriz. Scout ağımız da iyi olmalı. Balkan ligleri, Brezilya ve Arjantin'den düşük bütçeyle iyi isimler bulunabilir. Bir de artık büyük takımlar gibi uluslararası pazara açılmalıyız. Asya'da, Çin ve Japonya gibi ülkelerde kamp, maç, organizasyon gerçekleştirip yeni sponsorluk anlaşmaları yapmalıyız.

Biraz da güzel şeylerden bahsedelim. Deportivo'nun lakabı "Türkler". Bu takma ad, gördüğümüz kadarıyla camia tarafından benimsenmiş durumda. Bizlere "Türkler"in nereden geldiğini ve neden kulüpteki herkes tarafından böylesine sevildiğini anlatır mısınız?
Bu olay çok eskiye dayanıyor. Barbaros Hayrettin Paşa zamanında çeşitli dayanışmalar olmuş. Hatta ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ancak onun kılıcının A Coruña Deniz Feneri Müzesinde sergilendiği söylenir. A Coruna'da bulunan arkadaşımdan bahsetmiştim. Türkler'i çok sevdiklerini anlattı. Hatta uluslararası arenada İspanya yerine Türkiye'yi destekliyorlar. Komşu şehir Vigo'nun takımı Celta Vigo taraftarları, bizi aşağılamak için "Siz Türksünüz." diyorlar. A Coruna'lılar ise aksine "Biz Türk gibi güçlü ve cesursuz!" diyerek bunu benimsiyorlar. Takımın efsane başkanı Cesar Lendoiro, Türk gibi anılmayı bir gurur kaynağı olarak gördüklerini ifade ediyor.

Deportivo taraftarı olarak en unutamadığınız gol, maç ve sezon hangileridir?
Yaklaşık 10 yıldır Deportivo taraftarıyım. Eskilere pek aklım ermesede Barcelona ile 2-0'dan dönüp 2-2'lik beraberliği yakaladığımız ve ligde kaldığımız maç derim. Unutamadığım karşılaşma budur. 
Gol soruna ise Emre Çolak'ın ve Lucas Perez'in, Bilbao'ya attığı goller olarak cevap veriyorum. Artı olarak yine Lucas'ın, Atletico Madrid'e attığı golü söylemek istiyorum.

Son olarak, Türkiye'deki Deportivo taraftarına ve bu kulübe sempati duyanlara söylemek istediğiniz bir şey var mı?
 Türk halkı sağ olsun, sevgilerini ve desteklerini esirgemiyorlar. Takım üst lige çıkınca maç izleme organizasyonu için sözüm var. Umarım içerisinde bulunduğumuz durumdan kurtuluruz ve La Liga'ya da yükselebiliriz. Bu sayede birlikte bir maç izleyebiliriz.

Yorumlar

Daha yeni Daha eski