İngiltere Premier League ekiplerinden Newcastle United'da soğuk rüzgarlar esmeye devam ediyor. Siyah-Beyazlılarda yıllardır devam eden yönetim-taraftar savaşı had safhaya çıkmış vaziyette.

Öncelikle Newcastle United taraftarları, kulüp sahibi Mike Ashley'yi neden prostesto ediyor onunla başlayalım. Mike Ashley, 2007 yılında Siyah-Beyazlıları £135m karşılığında satın aldı. Newcastle, Ashley gelmeden önce düzenli olarak Avrupa kupalarında mücadele ediyor, ligde şampiyonluğu ya da -en azından- üst sıraları hedefliyor, FA Cup ve Lig Kupası'nı ise müzesine götürmeyi amaçlıyordu. Son olarak 1988/89 sezonunda bugünkü Premier League'den düşmüştü ve aralıksız olarak 1993'ten beri bu ligde mücadele etmekteydi. Ashley'den sonra ne oldu?

  • Kulüp, önce marka değeri ve sportif başarı açısından büyük darbe aldı. Mike Ashley, Newcastle United'ı kendi şirketi olan Sports Direct ile zehirledi. Kulüp üzerinden sürekli şirketinin reklamını yaptı. Ardından ekibimiz önce 2009'da, sonrasında 2016'da Premier League'den düştü.
  • 90'larda ve 2000'lerde dünyanın en zengin ve en çok harcama yapan kulüplerinden birisi olan Newcastle United, giderek bu gücünü kaybetti. Rakipleriyle bu alanda mücadele edemez hale geldi. Hatta, 2005'te Michael Owen transferiyle kırılan kulüp rekoru, ancak 2019 yılında yeniden kırılabildi. 
  • Newcastle United'ın, imajı "fena halde" zedelendi. Ashley'den önce saygın bir kulüp olan Newcastle United, bu özelliğini tamamen olmasa da kısmen yitirdi.

Taraftarlar, artık buna dur demek istiyorlar. Takımlarını yeniden rakipleriyle mücadele ederken görmeyi hayal ediyorlar. Kulübe, stadyuma, akademiye, tesislere yatırım yapılmasını istiyorlar. Kısacası, Newcastle United'ı geri istiyorlar. Onun çalınan kalbini yeniden ait olduğu yerde görmek istiyorlar.



Bu doğrultuda, sezonun ilk karşılaşması olan Arsenal maçını yaklaşık 5000 kişi boykot etti. Taraftar gruplarına göre bu sayı daha fazla ancak açıklanan resmi sayı 5000. Dünyanın en sadık taraftar gruplarından birine sahip olan Newcastle United için bu sayı oldukça yüksek. Hem de daha yolun başındayken. Olayı daha iyi kavrayabilmek için şu örneği verelim: Newcastle United, 2016/17 sezonunda Championship'te mücadele etti, 52.300 kişilik stadyumda 51.100 iç saha ortalaması yakaladı. Deplasman ortalaması 3000 idi! Şöyle düşünün; 90'larda doğdunuz ve 2000'lerde babanız sizi maçlara götürmeyi başladı. Onu da ilk kez kendi babası götürdü. Bu gelenek 19. yüzyılın sonlarına kadar dayanıyor. Bu sebepten ötürü, Geordiler'i (Burada yaşayan insanlara verilen isim) Newcastle United'dan uzaklaştırmak pek kolay değil.

Şimdi biraz da saha içini konuşalım. Saksağanlar, sezonun ilk maçında kendi sahasında Arsenal'a 1-0 mağlup oldu. Kötü bir oyun oynadığımız söylenemez ancak yenilen gol ve Shelvey'nin sakatlanarak oyundan çıkışı, bizi olması gerekenden fazla etkiledi. 60'dan sonra saha içinde oldukça dağınık bir görüntü sergiledik. Biraz daha sakin kalıp, daha derli toplu bir oyun oynasaydık bu maçı kaybetmezdik! Her şeye rağmen, bu takım bana kesinlikle umut vadetti.

Oyun sistemine geçmeden önce, bu yaz yaptığımız transferlerden bahsetmek istiyorum. 2019/20 yaz transfer döneminde kadromuza 5 yeni isim ekledik. 👇

1- Joelinton - 45 milyon euro (Kulüp rekoru)

2- Jetro Willems - Kiralık (1 milyon euro)

3- Allan Saint-Maximin - 20 milyon euro

4- Emil Krafth - 5 milyon euro

5- Andy Carroll - Bedelsiz

Toplam: 71 milyon euro.


Tüm transferler hakkındaki görüşüm olumlu. Ayoze ve Rondon'un gidişinin ardından, Joelinton, Saint-Maximin, Carroll üçlüsü o bölgedeki açığımızı kapatacaktır. Özellikle Joelinton, son dönemde yaptığımız en iyi transfer denilebilir. Andy Carroll, herhangi bir sağlık problemi yaşamasada henüz fit durumda değil. Birkaç haftaya ihtiyacı var. Allan Saint-Maximin, bizim içim mükemmel bir fırsat transferi oldu. Nice, ilk başlarda oyuncu için €40m talep ediyordu ancak hem Maximin'in olumsuz tavırları, hem de kulüp satışının yaşanacak olması transferin €20m karşılığında bitmesini sağladı. Saint-Maximin, harika bir oyuncu, yeni oyun sistemimize uygun. Süratli, çabuk ve kolay adam geçebilme özelliğine sahip. Tek problemi olarak bazı mental sorunlara sahip olduğu söyleniyor. Bu durumun da -en azından oyuncu gitmek isteyene kadar- Newcastle United'a sıkıntı yaratacağını düşünmüyorum. Emil Krafth ve Jetro Willems transferleri ile sağ bek ve sol bek pozisyonlarımızı güçlendirdik. İki iyi futbolcu transfer ettik ve bu işi ucuza kapattık. Yine de, bu iki oyuncunun zamana ihtiyacı olduğunu söylemekte fayda var. Nitekim, Arsenal maçında yenilen golde Willems'in bariz bir hatası mevcut ancak oyuncuyu kötülemek ya da övmek için henüz çok erken.

Derecelendirme 👇

Joelinton 10/10

Willems 9/10

Saint-Maximin 9/10

Krafth 7/10

Carroll 7/10

Şimdi, saha içi diziliminden bahsetmek istiyorum. Steve Bruce, ilk maçında Rafa'nın mirasını devam ettirerek 3'lü savunma ile sahaya çıktı. Dummett, Lascelles ve Schär, stoper hattını oluşturdular. Kanat bekleri olarak Ritchie ve Manquillo görev yaptı. Orta sahamızda Shelvey, Longstaff ve Hayden forma giyerken, en ileride Almiron'la Joelinton yer aldı. Bruce, maç içinde Saint-Maximin'i oyuna alıp, Almiron ve Joelinton ile birlikte oynattı. Sezon içinde bunu maça başlayacak şekilde sık sık görebiliriz fakat ne kadar sağlıklı bir karar olur şüphelerim var. Bu oyuncuların beraber doğru şekilde oynayabilmeleri için birlikte oynama alışkanlığı edinmeleri ve iyi iletişim kurmaları gerekiyor. Arsenal maçında, kim nerede topa sahip olacak, kim nerede oyunu nasıl yönlendirecek, kim nerede pas verecek belirsizdi. Çözülmesi gerekenlerin başına bu durum geliyor. Steve Bruce, o pozisyonda Yoshinori Muto'nun da ilerleyen haftalarda şans bulacağını maç sonunda belirtti. Dwight Gayle, forma savaşı vermek adına takımda kalmayı tercih etti. Andy Carroll'ın ise 1 ay sonra tam olarak hazır olması bekleniyor. Uzun lafın kısası, o bölgede bizi müthiş bir "kapışma" bekliyor.  

Takım, bu sezon orta sahada önceki sezonlara göre daha dar bir rotasyona sahip. Jonjo Shelvey, Ki Sung-yueng ve Isaac Hayden'ın yanısıra Sean Longstaff, Manchester United'ın yoğun ilgisine rağmen takımda kaldı ve forma için savaşmayı seçti. Sean'ın, 2000 doğumlu küçük kardeşi Matty ise hazırlık maçlarında Bruce'un gözüne girerek geniş kadroda kendisine yer buldu. Steve Bruce, ilk olarak Arsenal maçında olduğu gibi 3'lü orta saha kurgusunu deneyecektir. Şu an için, 2 çift yönlü, 1 tutucu orta saha kullanmayı tercih ediyor. 3 merkez orta sahadan vazgeçmeden önce buradaki oyuncuları değiştirebilir. Bundan sonuç alamazsa önce 2 defansif, 1 ofansif orta saha deneyecektir. Alınan sonuçlar istenildiği gibi olmazsa 3'lü düzenden vazgeçip, 2 orta sahalı bir sisteme geçebilir. Bu doğrultuda stoperlerden biri, özellikle Fabian Schär, hücum esnasında oyun kurma adına orta sahaya destek verecektir. Rakip takım ataklarında ise kanat oyuncuları bu bölgeye gelerek 4'lü bir hat oluşturabilirler.

Kalede Dúbravka'nın yeri zorda kalınmadıkça değişmeyecek gibi görünüyor. 3'lü (5'li) savunma sistemi, doğru uygulanırsa Newcastle United için "Bulunmaz Hint Kumaşı" niteliğinde olur. Siyah-Beyazlılar, stoper hattında geniş ve sağlam bir oyuncu grubuna sahip. Oyun kurma becerisi yüksek olan Fabian Schär ile savunmadaki kabiliyeti üst düzey olan Jamaal Lascelles, bu yapının temel taşlarını oluşturuyorlar. 3'lü sistemde Florian Lejeune aranan kan olsada çok fazla sakatlık geçiriyor ve kendisinden beklenen devamlılığı sağlayamıyor. Onun yerine 3 aday var; Paul Dummett, Federico Fernandez ve Ciaran Clark. Hem Rafa'nın, hem de Bruce'un ilk tercihi Paul Dummett oldu. Oyuncunun sol bek kökenli olması ve o noktada ekstra alternatifler sunması, iki menajerinde Paul Dummett'ı tercih etmesini sağladı. Sahip olunan tüm bek oyuncuları tipik sağ-sol bek niteliklerini taşırken, modern futbolun getirdiği kanat beki kavramına da uyuyorlar. Bu yüzden, Newcastle United'ın bekler konusunda potansiyel kalite eksikliği dışında herhangi bir problem yaşayacağını sanmıyorum.

Son olarak, menajer değişikliği hakkında konuşmak istiyorum. Rafa Benitez, Newcastle United'da geçirdiği 3.5 yılın ardından kulüpten ayrıldı. İspanyol menajer, Siyah-Beyazlılardan ayrılmayı kendisi tercih etti ve bunu bazı gerekçelere dayandırdı. 👇

  • Kulübün transfer pazarında bırakın "Top 6" kulübü, Leicester, West Ham, Everton, Wolves gibi kulüplerle dahi rekabet edemeyecek konuma gelmesi. Newcastle United'ın, Deloitte Futbol Para Ligi 2019'da, dünyada 2018 yılının en çok gelir elde eden 19. kulübü olduğu açıklandı. Buna rağmen, Mike Ashley, Rafa Benitez döneminde büyük harcamalar yapmaktan her zaman kaçındı. Rafa, en azından ilk 10 için mücadele edebilecek bir kadro isterken, Ashley ana hedefi kümede kalmak olarak belirledi.
  • Yönetim, Benitez'in büyük ısrarlarına rağmen akademiye ve tesislere yatırım yapmaya sıcak bakmadı. Hatta Benitez, buraya ilk geldiğinde kendisine yeni antrenman tesislerinin planlarının verildiğini, 3 yılın sonunda ise yalnızca duvarların boyandığını açıkladı.
  • Kulübün kısıtlayıcı transfer politikası Benitez'in ayrılmasında belirleyici etkenlerden biri oldu. Mike Ashley, 25 yaş ve altı oyunculara yönelip, transferde kontrolü yönetimdeki sağ kolu Lee Charnley'ye bırakmak istedi. Rafa ise herhangi bir yaş kısıtlaması olmadan transferleri kendisi sonuçlandırmakta ısrarcıydı. Nitekim, Rafa £15m karşılığında 29 yaşındaki Rondon'u transfer etmek isterken, yönetim £40m karşılığında ileride kâr edebileceğini düşündüğü 22 yaşındaki Joelinton'u kadroya kattı. Rafa, bu durumu "Madem genç oyunculara yöneliyorlar, o zaman neden akademiye yatırım yapmıyorlar?" şeklinde sorguladı.


Steve Bruce tercihine değinmeden önce, kaynaklara göre 58 yaşındaki menajerin yönetimin listesinin 11. sıradaki isim olduğunu belirtmek gerekiyor. Mike Ashley, Bruce'dan önce teklif götürdüğü Vieira, Arteta, Gerrard gibi isimlerin tamamından olumsuz yanıt aldı. Temmuz ayında, Newcastle United taraftarı olan Steve Bruce takımın başına getirildi. Elbette bu karar taraftarlar tarafından büyük tepkiyle karşılandı.


Bruce'un oyun sistemine bakacak olursak ilk olarak Rafa'nın oyun planını fazla bozmadığını görüyoruz. Hücumdayken 3'lü olup, savunmada 5'liye dönen sistem şu an için devam ediyor. Bu bölgede oyuncuların görevleri konusunda pek bir değişiklik yok. Jamaal Lascelles, "arkayı toplarken" Fabian Schär, top dağıtıcılığı ve oyun kurma görevlerini üstlenmeye devam ediyor. En belirgin farklılık Miguel Almiron'un saha içindeki rolünde oldu. Paraguaylı yıldız, Rafa ile sol kenarda mücadele ederken Bruce ile ortaya, Joelinton'ın hemen arkasına geçti.

Toon için ideal sistem ne?

Açıkçası 3'lü stoperde ısrar edilmesi gerektiğini savunuyorum. 3 merkez orta sahalı sistem kağıt üzerinde iyi gözüksede Arsenal maçında alarm verdi. Rakip takım, bu bölgeyi çok çabuk geçti. O bölgede daha baskın bir oyuncu gerekebilir. Hücumda Almiron - Joelinton iş birliğinin sonuca gidebileceğini düşünüyorum. Bu ikiliye Saint-Maximin'in eklenmesi üretkenliği arttıracaktır. Ancak bu isimlerin önce birlikte oynama alışkanlığı edinmeleri gerekiyor.

Newcastle United'da uzun yıllardır süregelen belirsizlikler, anlaşmazlıklar ve karamsarlık sürüyor. Kuzeydoğu ekibini bir kez daha zorlu bir sezon bekliyor. Tüm bunlara rağmen, Steve Bruce ana hedefi kümede kalmak olan ekibini amacına ulaştırabilir.



Yorumlar

Daha yeni Daha eski