Responsive Ad Slot

Transfer Haberleri

Transfer%20Haberleri

OYUNCU RAPORU | HENRY ONYEKURU

16 Temmuz 2018 Pazartesi

/ by Tribunajans

Profil
Henry Onyekuru, 5 Haziran 1997’de Nijerya’nın Onitsa şehrinde dünyaya geldi. Takvimler 2015 yılının yaz aylarını gösterdiğinde Eupen takımıyla imzaladı ve ilk defa Avrupa’ya adımını attı. Sezonun ilk yarısını hamle oyuncusu olarak geçirdi. Bu sürede takımına gol veya asist katkısı vermedi. Eupen 4-4-2 oynuyordu. 16 Ocak 2016 tarihinde oynanan Dessel Sport karşılaşmasında santrfor oyuncularından Curto kırmızı kart yedi ve ertesi maç 4-2-3-1 dizilişine dönen hocası tarafından sol tarafta tercih edildi. Performansından memnun olacak ki transferin son gününde Curto’yu bonservissiz olarak Albacete takımına satıldı. Biraz da şansın yardımıyla tamamen önü açılan 18 yaşındaki bu genç, çıktığı 6 karşılaşmada 6 gol 2 asist ile oynadı ve ben geliyorum mesajını net bir şekilde verdi. Tabi büyük takımların radarına girmeyi başarmıştı bile. Ertesi sezon ise çıktığı 41 maçta 24 gol 9 asistle oynadı. Arsenal’ın Nijerya ile olan bağı malumunuz. Arsene Wenger, Onyekuru’yu çok istedi. Arsenal, 6 ay kadar oyuncunun bonservis pazarlıkları için uğraştı. Iwobi de devreye girdi hatta Onyekuru onun için “Iwobi ile Arsenal ve Arsene Wenger hakkında konuşuyoruz sürekli övgü ile bahsediyor.” diyordu. Arsenal 3-4 milyon civarında anlaşmaya yakınken, sezon sonu müthiş bir çıkış yapan Onyekuru için hatırladığım kadarıyla serbest kalma bedelini ödeyen Everton oyuncuyu transfer etti. Ertesi sezonu Anderlecht’te kiralık olarak geçiren Onyekuru toplam oynadığı 28 maçta 10 gol attı. Sezonun ikinci yarısını ise dizinde yaşadığı problemde dolayı boş geçirdi.
Oyun Stili
Onyekuru, sol tarafta oynayan, hızlı, dripling yeteneğine sahip ve skorer oyuncu kimliğiyle dikkat çekiyor. Santrfor ve sağ tarafta hatta merkezde de oynayabiliyor olsa da bu bölgelerde performansı biraz düşüyor. Ceza alanında oynamayı seviyor. İki ayağını da kullanabiliyor özellikle ayak içini çok daha etkili kullanıyor. Atletik bir oyuncu aynı zamanda da fiziksel olarak kendisini çok geliştirdi. İlk çıktığında kırılgan bir yapısı vardı fakat ayakları yere sağlam basıyordu. Aradan geçen süreçte üzerine koydu. Sakatlığında tek başına antrenörle çalışmaya devam ettiğini de düşünürsek fiziksel olarak kariyerinin en güçlü döneminde ve belli bir ivme ile güçlenmeye devam ediyor. Kamp sonrası hazır olacak şekilde sezona başlayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Defansif olarak çok çalışkan bir oyuncu değil. Ayrıca maç içerisinde de zaman zaman koptuğunu görebiliyoruz.

Öne Çıkan Özellikleri
Ceza alanına ekstra oyuncu olarak girmeyi çok seviyor. Skorer kimliğinin kaynağı bu özelliği. Özellikle arkadaşlarının boşalttığı alanlardaki kaotik alanları çok iyi kullanıyor. Bu tarz hareketler genelde rakip oyuncular tarafından kolay kolay takip edilemez ve boş olanlar ortaya çıkar işte bunları verimli kullanıyor. Oyunu okuma yetisi çok yüksek. İki ayağını da etkili kullanabiliyor. Hızı ve hızlanması etkileyici. Dar alanda oynayabiliyor. Hem bilek hareketleri hem de top isteme özelliği ortalamanın çok üzerinde. Oyun görüşü çok yüksek bunu pas yeteneğiyle de birleştirdiğimiz zaman rakipler için korkutucu bir özellik ortaya çıkıyor. Aynı zamanda çok hızlı düşünüyor, karar verme süresi çok kısa. Birkaç örnekle devam edeyim.
Onyekuru sol taraftan aldığı topu, rakibinden de kurtularak merkeze doğru taşıyor ve bekletmeden yerden sert bir şekilde arkadaşına oynuyor. Oradan da top sağ taraftaki Chipciu’ya geliyor.
Aradan 3-4 saniyelik bir zaman dilimi geçmesine rağmen Onyekuru pası attım görevimi tamamladım gibi bir havaya girmiyor hemen ceza alanına doğru hareketleniyor. Bu çok değerli bir özellik. Bu oyunda fark yaratan özelliklerden birisi. Ceza alanına koşularda bunu çok iyi yapıyor fakat çizgilerde bu konuda biraz eksik kaldığını söylemek gerek. Çizgilerde topu almak için ekstra çaba harcamıyor. Bunu da karakterin tam olarak oturmamasına bağlıyorum. Aşağıda Şampiyonlar Ligi’nden bir pozisyonla devam edelim.
Rakip set olarak pozisyon almış durumda. Takım arkadaşı kaleye yüzünü döndüğü anda Onyekuru çok ince bir noktadan savunma arkasına koşu yapıyor. Arkadaşı da onun koşusunu ödüllendiriyor.
Çizgide topu yakalayan Onyekuru arkadaşının koşusunu bekliyor, top saklıyor ve koşusunu tamamlayan ceza alanındaki takım arkadaşı Kums’a iğne deliğinden pasını atıyor.
Zayıf Yönleri
Komple bir oyuncu, genel olarak oyunun ondan istedikleri gerekliliklere sahip. Dolayısıyla yeteneğe dayalı oyununda, onu tamamlayan özelliklerde çok bariz bir eksiği olmadığını söylemek gerekiyor. Onun haricinde temel eksiklikler hariç birkaç eksikliği var. Defansif çalışkanlığı çok düşük. Neredeyse bekine hiç yardım etmiyor. Küçük yaşlardan beri oynadığı tüm takımlarda takımın sürükleyicisi rolünü alması ve yıldız havasına girmesinin bunda etkili olduğu düşünüyorum. Bekini desteklemese de ön alanda zaman zaman top ayağında olan rakip oyuncuya baskı yaptığını görüyoruz. Fatih Terim’in oyun sistemi içerisinde bunu ne kadar devamlılıkla yapacak görmek gerekiyor.
Ayrıca zaman zaman oyuna küsen, oyundan soğuyan bir yapısı var. Topu ayağında isteyen bir oyuncu. Topu ayağına alamadığı zamanlarda ise oyun içinde kaybolduğunu görebiliyoruz. Özellikle santrforda oynadığı zaman bunun sıkıntısını çok yaşıyor. Top tutmadığı zamanlarda presi de olmadığı için sıklıkla oyundan düşüyor.
Nasıl Verimli Olur
Defansif çalışkanlığının düşük olduğundan yukarıda bahsettim. Sol kanatta oynadığı zaman bunun arkasındaki beke etkilerine ve Nagatomo’nun bunların ne kadarını karşıladığına bakalım. Bekine neredeyse hiç destek vermiyor. Dolayısıyla arkasındaki bekin savunmasının güçlü olması gerekiyor. Ayrıca sürekli içe girerek oynadığı için oyun içinde çizgiyi çok kullanmıyor. Bu beke oyuncusuna kanadı tek başına kullanma yükünü de ekliyor. Ayrıca oyun görüşü ve zaman zaman koşu ödüllendirme özelliği sayesinde çizgiye indiği veya içeri çektiği pozisyonlarda bekin bu boşluklara girmesi bu koşuları yapması gerekiyor. Nagatomo’ya geldiğimiz zaman ise savunma tarafı en güçlü özelliği. Özellikle ters ayak olduğunu düşündüğümüz zaman kanadı tek başına tam olarak kullanamıyor. Dolayısıyla oyun akışının sağ tarafa bağımlı hale gelmesi muhtemel görünüyor. Koşularda ise bunu yapabileceğini zaman zaman gösterdi. Sadece daha fazla görmemiz gerekiyor.
Fiziksel olarak gerçekten kendini çok geliştirdi. Çoğu izleyici sertlikle fiziksel mücadeleyi birbirine karıştırıyor. Süper Lig sert bir lig fakat fiziksel mücadele konusunda sınıfta kalıyor. Buradaki sertlik daha çok ayağa müdahalelerde oluyor. Tuncay Şanlı’dan bir örnek vereyim. Middlesbrough’ya gittiği zaman ligin son yıllarda çıkarmış olduğu en dinamik oyunculardan biriydi. İlk gittiğinde şöyle bir açıklaması oldu. Antrenmanlarda o kadar yoruluyorum ki maça çıkmaya gücümüz kalmıyor dedi. Ligin çıkardığı en dinamik oyuncu bile Premier League standartlarında zayıf kalıyor. Dolayısıyla Onyekuru’nun fiziksel mücadele gücü bu ligin ortalamasının üzerindedir.
Sürekli ceza alanına girmeyi sevdiğinden yukarıda bahsettim. Peki ne tarz santrfor ile oynadığı zaman bu özelliği en verimli hale gelir? Gomis ile uyumu nasıl olur? Onyekuru ceza alanındaki boşlukları kullanmayı seviyor. Çok gol atmasının ve santrfor oynadığı zaman etkili olmamasının en büyük nedeni bu. Ceza alanındaki bu boşluklara daha rahat girebilmesi için hareketli bir oyuncuyla oynaması en mantıklı tercih olacaktır. Gomis gibi sabit bir ceza alanı golcüsüyle oynadığı zaman bu boşlukları bulması zor. Çünkü Gomis hareketli değil ve arkadaki oyunculara alan açmıyor. Bunu Salah örneği üzerinden vermek mümkün. Roma’da Dzeko gibi sabit bir ceza alanı golcüsü ile oynayan Salah 15 gol atmıştı. Liverpool’da ise Firmino gibi alan açan bir oyuncuyla ise +40 gol attı.
Onyekuru fundamental özellikler olarak neredeyse kusursuz bir oyuncu. Anderlecht gibi Belçika’nın büyük bir takımında oynaması ligin oyun stilini kavraması açısından ona önemli avantaj sağlayacaktır. Çalışkan bir oyuncu, geçen senenin ardından kendini kanıtlamak isteyecektir. Buraya rotasyon oyuncusu olmak için geldiğini düşünmüyorum. Maliyetinin de uygun olduğunu düşünürsek Galatasaray adına çok doğru bir hamle oldu. Sözleşmede opsiyon varsa bu anlaşma çok daha değerli bir hale gelecektir.
MEHMET KÖKSAL

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Don't Miss
© all rights reserved
Designed by DastgeerTech