Responsive Ad Slot

Oyuncu Raporu

oyuncu raporu

Philipp Cocu ve oyun yapısı

17 Haziran 2018 Pazar

/ by Tribunajans

PHİLİPP COCU OYUN YAPISI İnsanlar Teknik Direktörleri çalıştırdığı takımlar,çalıştığı ligler, CV'ler ve istatistiklerden ziyade oyun felsefeleriyle değerlendirmeli bunun için de burada üstten tutma yorum yapma yerine oturup ilgili Antrenörün çalıştırdığı takımın maçlarını detaylı şekilde izleyip ondan sonra yorumlar yapmalı. Cocu'nun PSV'si ilk olarak Şampiyonlar Liginde Atletico Madrid ile oynadıkları son 16 turunda dikkatimi çekmişti. İki maç da kıran kırana geçmiş penaltı atışları sonunda PSV elenmişti. Oldukça sert iyi alan daraltan,sahaya çok iyi yayılan bir takım görüntüsü vermişlerdi. Fenerbahçe ile ismi anılmaya başlandıktan sonra oturup Ajax maçını 90 dakika, diğer "İç Saha" maçlarınıda 15'er dakikalık özetlerle izledim. Şampiyonluk CV'sine, istatistiklere hiç bakmadan oturup kendimce fikir edinmeye çalıştım. Geçen yılki maçlarını iç saha maçlarını özellikle de Ajax maçını izledikten sonra ligi 4 yıldır boşu boşuna domine etmediğini gördüm. Bir kere herkes şu algıyı kafasından çıkarsın Hollanda ligi takımları yumuşaktır şöyledir böyledir diye algılarla hareket etmesin. Çünkü izlediğim PSV İnanılmaz derecede sert ve agresif bir takım. Oyun Felsefesi : Şimdi gelelim Cocu'nun futbol felsefesine. İzlediğim maçlarda anladığım şudur ki Philipp Cocu klasik Hollanda futboluyla,modern Avrupa futbolunu harmanlayarak bir sentez oluşturmuş. Klasik Hollanda futbolundan 4-3-3 sistemi hızlı kanat oyuncuları ve kısmen pas futbolunu almış. Modern Avrupa futbolundan da sertlik,alan daraltma geçiş hücumları,topu bazen rakibe bırakıp sağlam savunma yapma gibi özellikleri alarak harika bir sentez oluşturmuş. İç Saha Performansı :
Şimdi gelelim PSV'nin geçen yılki iç saha oyun yapısına. Bir kere çok etkili duran top organizasyonları var. Duran toplarda hatırı sayılır ölçüde gol atıp pozisyon yaratabiliyorlar. Hücüm setlerinde bekler mutlaka oyuna katılıyor, rakip kaleye yakın bölgelerde en az 6 oyuncu bulunduruyorlar. Bu sayı bazen 7 oluyor. Hollanda futbolundan farklı olarak gerek rakip sahada, gerekse savunmada kapılan toplarla çok hızlı ve planlı şekilde geçiş hücumu yapabiliyorlar. Takım geçiş kontra atağa çıktığı vakit bir anda 5-6 oyuncu hızlı deparlarla atağa katılıp hücum bölgesinde bir anda pirenalar gibi çoğalabiliyorlar. Set hücumu opsiyonları olarak kanat varyasyonları, şut ve göbekten delici verkaçları çok kullanıyorlar. Orta sahadan bir oyuncu, genelde de Van Ginkel sürekli ceza sahasına giriyor. Hendrix isimli futbolcularıda ribaundla alıp atak devamlılığı sağlıyor. Kanatlarda oynayan oyunculardan birisi olan Lozano isimli futbolcuya saha içerisinde özgürlük tanıyor. Şablon üzerinde sağ kanatta gözüksede hücumun her bölgesinde serbestçe dolaşabiliyor. Bu arada harika bir oyuncu olduğunu söyleyeyim. Defansif açıdan da oldukça sağlam bir yapıları olduğu göze çarpıyor. Maç başı en fazla 2 pozisyon veriyorlar rakiplerine. Başta da belirttiğim gibi Hollanda'nın klasik futbolunun aksine oldukça sert agresif ve sürekli olarak top dolaştıran,topa sahip olan bir takım değiller. Aksine çok hızlı şekilde oyalanmadan kaleye hedefe gitmeye çalışan bir takım görüntüleri var. Zaten bu konuda istatistikleri ortadadır. İç saha maçlarında ceza sahası içerisinde topla buluşma ortalamaları 40 civarındadır. Merkez pilot santraforla oynayan bir takım. O bölgede Luck De Jong'u kullanıyorlar. Özetliyecek olursak. Ligi 4 sene boyunca üstelik düşük bütçelerle nasıl domine ettikleri maçları izlenince anlaşılıyor. Fenerbahçeliler şunu çok iyi bilsinler, Fenerbahçe'nin başına klasik bir Hollanda ekolünden olan hoca geçmiyor. Diyalektik kurarak modern avrupa futboluyla, Hollanda futbolunu sentezlemiş bir hoca Fenerbahçe'nin başına geçiyor. Bunun için Fenerbahçe'nin hızlı ve becerikli bir kanat oyuncusu, tempolu, agresif ve oyunun iki yönünü oynayan iki orta saha oyuncusu alması gerekecek.
Dış Saha Felsefesi ve Performansı : Genel oyun planını anlatmadan önce Ajax maçı özelinde bakarsak, PSV'nin geçen yıl oynadığı en berbat maç diyebiliriz.3-0 yenilmekle kalmamışlar resmen sürklase olmuşlar. İç saha performansını anlattığımız takımla arasında dağlar kadar fark vardı. Gelelim genel anlamda deplasman oyun felsefesine.
Bir kere iç saha ve deplasman ayırt etmeksizin inanılmaz derecede iyi duran top organizasyonu olan bir takım. Deplasmanda hemen her maçta duran toplardan gol atmışlar. Takım deplasman maçlarında iç sahadaki gibi agresif bir hücumcu takım görüntüsü vermiyor. Üst,Orta ve alt sıra takımlarla oynadığı maçların genel ortalamasına göre hücum veya gol girişimlerinin %60'ını geçiş,%40'ını set hücumları oluşturuyor. Özellikle zorluk düzeyi yüksek maçlarda topu rakibe bırakıp inanılmaz alan daraltıyorlar, alan daraltma sonucu kaptıkları toplarla hayranlık uyandıracak geçiş hücumları yapıyorlar. Topu kaptıktan sonra bir anda ışık hızıyla 3 pas'ta kaleye inebiliyorlar. Buda rakip takımı felç ediyor. Orta ve alt sıra takımlara karşı ise genelde set üzerinden hücum ediyorlar. Evet iç saha maçlarında olduğu gibi hücum bölgesine 6 veya 7 oyuncu sokuyorlar. Ancak iç sahadan farkı ise deplasmandaki set hücumlarının iç sahaya göre tempo ve agresiflik dozajının düşük olması. Bundan dolayı sıkça top kaybedip kontratak yiyebiliyorlar. Kanatlardan çok fazla pozisyon veriyorlar. Bir diğer zaafları da deplasman maçlarında; bazen gereğinden fazla geri çekilip ceza sahası içi ve çevresine gömülüyorlar. Türkiye'deki kaos futbolunu dikkate alacak olursak bu kadar ceza sahası içine gömülen takımlara karşı anında cezayı kesebilirler. Ancak bardağın dolu tarafından baktığımızda Philip Cocu; PSV'deki harika ötesi geçiş hücumlarını Fenerbahçe'ye uyarladığı vakit zaten son iki senede deplasmanda en fazla puan toplayan takım olan Fenerbahçe yine hatırı sayılır ölçüde belki daha fazla puan toplayarak, Kadıköy'ün de yeniden cehennem olmasıyla beraber çok rahat şampiyonluk ipini göğüsleyebilir. Çünkü PSV üzerinden düşünürsek abartısız söylüyorum inanılmaz bir iç saha takımı. Rakiplerine neredeyse hiç şans tanımıyor. Oluşacak güçlü iç saha takımı son yıllarda kaybolan KADIKÖY atmosferiyle de birleşirse rakiplerin hemen hiç şansı kalmaz. Philipp Cocu'nun izlediğim maçlar ölçüsünde futbol felsefesiyle ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir. Kazanmayı bilen, özellikle iç saha maçlarında Fenerbahçe taraftarının isteklerine cevap verebilecek bir antrenör Philip Cocu.
SALTUK BUĞRA ERDEM
( Hide )

Don't Miss
© all rights reserved
Designed by DastgeerTech