Responsive Ad Slot

Oyuncu Raporu

oyuncu raporu

Cyle Larin Transferi

Son iki sezondur, bilhassa Şampiyonlar Ligi’nde gösterdiği performans sayesinde, Cenk Tosun’un Avrupa’daki büyük kulüplerin radarına girdiği biliniyordu. Devre arasında Türkiye transfer rekorunu kırarak Everton’a gitmesi ise sürpriz oldu.

10 Ocak 2018 Çarşamba

/ by Tribunajans

Son iki sezondur, bilhassa Şampiyonlar Ligi’nde gösterdiği performans sayesinde, Cenk Tosun’un Avrupa’daki büyük kulüplerin radarına girdiği biliniyordu. Devre arasında Türkiye transfer rekorunu kırarak Everton’a gitmesi ise sürpriz oldu. Beşiktaş da bu transferle birlikte hücum gücüne takviye yapmak için harekete geçti. Ara transfer döneminde iyi futbolcuyu ekonomik imkanları zorlamadan transfer etmek kolay değildir. Kimse iyi futbolcusunu yok pahasına göndermek istemez. Şüphesiz Beşiktaş gibi, yarıştığı tüm kulvarlarda başarıyı hedefleyen bir kulüp bu gerçekliğin farkında olarak transfer piyasasına çıkar. Fikret Orman yönetimi göreve geldikten sonra yapılan transferlerin büyük çoğunluğunda bu farkındalığı tecrübe ettik.


Beşiktaş’ın kadro planlarken attığı akıllı adımlara, 2017-2018 sezon öncesinde ve devre arasında bir kez daha şahit olduk. Önce Pepe, Medel, Negredo gibi büyük isimler transfer edildi. Ardından Hırvatistan Milli Takım stoperi Domagoj Vida kadroya dahil edildi. Cenk Tosun’un Merseyside’a doğru yola çıkması sonrasında ise Jamaika asıllı Kanadalı golcü Cyle Larin’in Beşiktaş ile anlaştığı haberi yayıldı. Esasen transferi henüz neticelenmeyen Larin, Türk futbolseverlerin pek aşina olmadığı, Amerikan Futbol Ligi (MSL) takımlarından Orlando City’de forma giyiyor. 1995 doğumlu futbolcu, ilk olarak Beşiktaş ve Kanada Milli Takımı kaptanı Atiba Hutchinson tarafından siyah-beyazlı kulübün izleme komitesine önerildiğinde gündeme gelmişti.

Larin’in en göze çarpan özellikleri, genç yaşına rağmen oldukça gelişmiş fizik gücü, hava hakimiyeti ve ceza sahası içindeki etkinliği. Rakip savunmalar, kanatlardan gelen ortalarda Larin’i savunmakta bir hayli zorlanıyor. 89 maçta attığı 44 golün yarısından fazlasının kafa golü olması bu yüzden şaşırtıcı değil. Topun ne zaman ve nerede olacağını önceden sezebilmesi, rakiplerinden bir adım önde olmasını sağlıyor. Beşiktaş’ın çok eleştirilen kanat oyununa adapte olabilmesi kolay görünse de, yerden, kısa ve hızlı paslara dayalı ideal oyun sistemine uyum sağlayamayacağı söyleniyor.


Tüm olumlu özelliklerine rağmen, Larin’in Beşiktaş’ın aradığı golcü olup olmadığı noktasında tartışmalar yaşanıyor. Şüphesiz bu tartışmaların en önemli sebebi, futbolcunun Avrupa’dan uzakta, nispeten rahat bir ligde kariyerini sürdürüyor olması. Pas oyununda iyi bir bağlantı oyuncusu olmaması, orta saha ile diyalogunun yetersizliği, verilen pasları olumlu kullanma oranının düşüklüğü, ver-kaçları, duvar paslarını ve ara pasları sevmemesi Oğuzhan, Tolgay, Talisca gibi kreatif oyunculara sahip Beşiktaş orta sahasını nasıl etkileyecek? Ya da ağır yapısı, hücum prese yatkın olmayışı ve bitiricilik noktasındaki eksikleri Beşiktaş taraftarından nasıl bir tepki görecek? Bunları şu an tahmin edebilmek zor.

Ancak Cyle Larin’in, geçtiğimiz sezon yaşanan şampiyonlukta pay sahibi olan Vincent Aboubakar’ı birçok açıdan hatırlattığını söylemek de mümkün. Larin için handikap olarak saydığımız özelliklerin, yarım sezon boyunca Aboubakar’ın da temel problemi olduğunu görmüştük. Evet, Aboubakar, Larin’den çok daha teknik bir futbolcuydu ve enteresan gollere, spektaküler çalımlara imza atabiliyordu. Ancak Larin de hava topları söz konusu olduğunda Aboubakar’ın fersah fersah önünde. Her iki futbolcu da beklenmedik anlarda ortaya çıkıp golle buluşabiliyor. Oyun kurmakta ya da pas bağlantısı olmakta sorun yaşıyor olabilirler ama her iki oyuncu da rakip savunmaları üzerlerine çekerek arkadaşlarına alan açmada son derece mahir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda Larin için “Aboubakar 2.0” demek mümkün. Transfer gerçekleşir, Larin şans bulur ve camia da futbolcuya zaman tanırsa ikinci bir Aboubakar va’kasıyla karşılaşabiliriz.

Larin’in Beşiktaş’ın aradığı kan olmadığını söyleyenlerin bir diğer argümanı da futbolcunun Şampiyonlar Ligi seviyesinde forma giyemeyeceğine dair. Aslına bakılırsa bu eleştiri çok da haksız sayılmaz. Zira Negredo kadrodayken, Beşiktaş’ın Bayern Münih maçlarına Larin ile çıkması beklenmemeli. Negredo’nun varlığı, çift forveti tercih etmeyen Şenol Güneş’in ilk etapta formayı Larin’e vermemesi anlamına da gelebilir. Kaldı ki, Larin de, komple bir forvet olan Negredo’dan ziyade ceza sahasına bol bol orta yapan Quaresma ve Babel ile oynamayı tercih edecektir. Bu yüzden Larin transferini taktiksel açıdan da ele almak elzem.

Son olarak değinilmesi gereken konu ise transferin ekonomik olup olmadığı tartışması. MLS takımlarında forma giyen futbolcular (dışarıdan transfer olanlar hariç), tıpkı NBA ve NFL’de olduğu gibi “draft” yoluyla takımlara katılıyor. Larin, 2015 draftının ilk sırasında Orlando tarafından seçilmişti. Takımıyla olan sözleşmesi 31 Aralık 2018’e dek sürmesine rağmen, MLS futbolcularına talip olan kulüplerin lig yönetimi ile anlaşması halinde transfere bonservis ödenmiyor. Yani Larin’i, şayet MLS bir bedel talep etmezse, yalnızca yetiştirme bedeli ödeyip transfer etmek mümkün. Beşiktaş’ın futbolcuyla her konuda anlaştığı fakat lig yönetiminin yüksek bir meblağ talep etmesi sebebiyle transferin şu an için dondurulduğu da konuşulanlar arasında. Naçizane yazar görüşü ise, ligimizin, 34 ve üzeri yaşlardaki, dünyaca ünlü “eski yıldız” futbolculardansa, dünya çapında yetenekler olmasa bile, gelişim ve ilerleme potansiyeline sahip genç yabancı oyunculara açılmasından yanadır. Ununu eleyip, eleğini asmış eski yıldızlara milyonlarca avro ödemek ne kulüplerimize ne de ülke futboluna bir katkı sunmaz.

MAZHAR YASİN


Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Don't Miss
© all rights reserved
Designed by DastgeerTech