Responsive Ad Slot

Transfer Haberleri

Transfer Haberleri

TFF 1.LİG 1.HAFTANIN PANORAMASI

Kendi adıma ''dağ fare doğurdu'' diyebilirim. Bir önceki sezona göre sil baştan yapılanan 2 takımın sorunları olabileceğini düşünsem de... Bu kadar alt limitlerde bir maç oynamalarını da beklemiyordum açıkçası.

15 Ağustos 2017 Salı

/ by Tribunajans

TFF 1.LİG 1.HAFTANIN PANORAMASI

Haftanın Takımı :
ALTINORDU

Haftanın Teknik Direktörü :
HÜSEYİN EROĞLU (ALTINORDU)

Haftanın En Değerli 20 Yaşaltı Performansı :
OĞULCAN ÜLGÜN (1998) MERKEZ ORTA SAHA (ALTINORDU)
Haftanın En Değerli 30 Yaşüstü Performansı :
MİRKAN AYDIN (SANTRAFOR) 1987 (ALTINORDU)
Haftanın Dokunuşu :
METİN DİYADİN (GİRESUNSPOR) DK.68 RECEP - FATİH ATİK DEĞİŞİKLİĞİ.
Haftanın En Değerli Golü :
FATİH ATİK 90+1 (GİRESUNSPOR) BOLUSPOR:2 GİRESUNSPOR:2

Haftanın Kalecisi :
KORCAN ÇELİKAY (ANKARAGÜCÜ)




ANKARAGÜCÜ:0

B.B.ERZURUMSPOR:0

Kendi adıma ''dağ fare doğurdu'' diyebilirim.

Bir önceki sezona göre sil baştan yapılanan 2 takımın sorunları olabileceğini düşünsem de...

Bu kadar alt limitlerde bir maç oynamalarını da beklemiyordum açıkçası.

Mesela Ankaragücü'nün hazırlık maçlarının bende bıraktığı etki sonrasında,

İlk lig maçının ardından kendi adıma Ankaragücü'nü 2'ye ayırmak gerektiğini düşünüyorum;

1- Kehinde'li Ankaragücü,
2- Kehinde'siz Ankaragücü.
Yani oyunsal içerikten ziyade BİREYSEL üzerinden bir yolda gibi başkent ekibi.
Siyahla - beyaz, gece ile gündüz kadar bariz bir fark yaratıyor Kehinde'nin varlığı ile yokluğu.
TFF'deki Ankaragücü listesinde de nedense hala yok Kehinde.
Oyun her iki taraf içinde özellikle de ofansif ve yaratıcılık anlamında çok kısır kaldı ve hiç tat vermedi.
Bu derece sıradan kalmasının belki birçok nedeni var ama... 
En büyük neden bence iki teknik adamın oyuncu ve oyun anlamında seçimleriydi.
Mesela İsmail hoca Ankaragücü'nün kendi evinde oynayacağı 1 maç adına Ferhat Çulcuoğlu, Arif Morkaya ve Kibong'dan kurulu bir orta merkezle başlamayı tercih edince... Fazlasını beklemek hayalcilik olurdu.
Oysa Ferhat Çulcuoğlu ya da Arif'den birini tercih ederek orta merkezde en ofansif rolü verdiği Kibong'u bir adım geriye, 
Kibong'un pozisyonuna da Sercan Kaya'yı tercih etmiş olsaydı...
Sahada muhtemelen bambaşka bir oyun seyretme şansımız olurdu.
Bir mesela daha;
Sağ bek pozisyonunda İsmail hocanın stoper Yusuf Abdioğlu'nu tercih etmesi. 
Başka mesela daha mı istiyorsunuz?
Var...
Sağ kanat Dieng, santrafor İlhan ve uzun zamandır vaziyeti idare eder görünen sol kanat Ferhat Kiraz'ın performanslarına uzun süre seyirci kalması.
Ankaragücü tarafı bence kadrosunun vaat ettiğinin çok altında bir maç oynadı.
69' da gelen ilk değişiklik ile 
89' da gelen 3. ve son değişiklik aslında söylediklerimi teyit eder nitelikte olsa da geç kalmıştı.
Sahada EN yakışıklı duran pozisyon ve oyuncu ise son 2-3 sezonunda belli bir ortalamanın altına hiç düşmeyen solbek Mehmet Sak'ın performansıydı.
Tüm bunlara karşılık Osman hocanın Erzurum'u da sahada defansif anlamda o kadar muhafazakar bir tavır sergiledi ki maç boyunca anlam vermek anlamak mümkün değildi.
Anlaşılan Osman hocanın geçen sezon yaşadığı Samsunspor deneyimi hocayı bizim bildiğimizden başka bir mod'a sokmuş, 
Fazla etkilemiş onu.
Hem kendi hem de takımı için hiç iyi durmadığını söylemeliyim.
Osman hoca da 3 stoperle 
Ancak İsmail hocadan farklı olarak 3'lü bir yerleşimle maça başlamayı tercih etti.
3 Stoper, 1 klasik sağbek, 2 defansif orta merkez her ne kadar ofansif kanat olarak adlandırsak da görevlendirilmeleri daha çok defansif 3 oyuncuya 
Bir de santrafor olarak muhtemelen Nobre'ye göre daha takım savunmacı olması nedeniyle tercih ettiği Hamza ile bundan fazlası da çıkmamalıydı zaten.
İlk 45 dakika hatta ilk değişiklik olan 69'a kadar sahada birbiri ile bağlantısı çok düşük kalan 2 blok görüntüsü vardı Erzurumspor'da.
Oyunun bir bölümünde kendi 18'lerinin üzerinde ip gibi dizilmiş 7'li ve onların bir adım önünde de 2 önliberoyla, 
Kaleciyi de saydığımızda 10'lu savunma bloğunu görmek mümkündü.
Kubilay, Nobre ve Murat Gürbüzerol'u oyuna girmesi görseli biraz değiştirdi açıkçası. 
Osman hocanın hem başlangıç 11'i hem de planı bence şimdilik ümit vermiyor.
İki takımında sadece karşılamalar üzerinden bir maç oynamaya çalıştığı temposu düşük bir 90 dk. oynandı o kadar.
Daha ilk hafta ve takımlar maçlar ilerledikçe oyunsal anlamda gelişime açık olsalar da...
Kesinlikle bu gelişime öncelikle ihtiyacı olanın 2 teknik adam olduğu göz ardı edilmemeli.


İSTANBULSPOR:2

ESKİŞEHİRSPOR:2

Alt ligde saha içi organizasyonu anlamında dikkatimi çeken bir takımdı İstanbulspor.

İzleyebildiğim kadarıyla Yalçın hocayla top sahipliği ve oynayarak kazanma konusundan hiç tavizleri olmamıştı. 

2 Sezon önce son anda kaçırdıkları TFF 1.Lige geçen sezon ayni felsefeden ödün vermeden ulaştılar.

Ümraniyespor benzeri bir organizasyonları var. 

Hatta 1 TIK daha öndeler de demek de yanlış olmaz.

Teknik adam ve oyuncular konusunda kayda değer ve bizim FUTBOL CAMİALARIMIZIN hiç alışık olmadığı bir istikrarın onlarda olduğu,
Bence en büyük zenginlik ya da başka bir anlamda farklılıklarının da bu özellikleri olduğu söylenebilir.
Mesela Eskişehirspor karşısına maça başladıkları ilk 11'lerin deki, 8 oyuncuları uzun zamandır Sarı - Siyahlı formayı taşıyan oyuncular.
Yalçın hoca da 2015'in Ağustos'un dan bu yana takımın başındaki tek teknik adam.
Sonradan oyuna giren 3 oyuncusunun da çok uzun zamandır ayni çatı altında olduğunun altını çizmekte fayda var.
Açıkçası Eskişehir karşısında oyunsal anlamda hiç de fena durmadılar.
Maçı kazanabilecekleri yere getirmeleri de ayrıca bence önemliydi. 
Hem de Eskişehirspor gibi yine bence bu sezonu, 
Geçen sezonunun önündeki bir rakibe karşı yaptılar tüm bunları.
Zaman zaman üst ligde ilk defa bir maça çıkmalarından da kaynaklanabileceğini düşündüğüm, 
Alan kullanımı ve parselasyonları ile maçın başlarında hücumsal organizasyonlar konusunda biraz sıkıntıları oldu o kadar.
Bunun dışında yıllardır bu ligin takımı ve oyuncuları tadında bir 90 dk. çıkardıklarını söylemek mümkün.
Yine maça başlayan 11'lerinin yaş ortalaması 24 ve ligin en genç takımlarından biri olmaya adaylar. 
Yeni transferleri dışında uzun zamandır İstanbulspor kadrosunda alt liglerden bu yana bir arada olan bu oyuncu gurubunun, 
Büyük çoğunluğunun TFF 1. Ligle tanışmaları, 
Takımları ile birlikte gerçekleşmiş olması da bence diğer önemli bir özellikleri.
Gelelim Eskişehirspor tarafına.
Daha önce de söylediğim gibi bu sezonun Es Es'in den, 
Geçen sezonun Es Es'in den çok daha umutluyum.
İstanbulspor deplasmanında da bence kayda değer bir futbol ortaya koydular. Ofoedu mesela 
Kaldığı yerden devam.
H.Hüseyin de geçen sezon ki gibi formda.
Geçen sezon arka tandemdeki sıkıntı bu sezon sanki alan anlamında bir ADIM öne kayarak daha çok Hürriyet - Uğur 2'li orta merkezine taşınmış gibi.
Oyunun her 2 yönü için de Es Es'in yumuşak karnı bu szeon burası olacak sanki.
Çözüm de Kaan Kanak'ın sol önde 
Erkan'ın 10 numarada, 
H.Hüseyin'in bu 2 önliberodan biri olarak 1 adım geriye, 
Bilal Aziz'in de solbekte tercih edilmesiyle ayar verilecek pratikte.
Belkide Hasan Ayaroğlu'lu bir başlangıç 11'i de bu işi çözecek nitelikte. 
Haaaa bu arada Hasan Ayaroğlu'nun bu ligin bu sezon EN kayda değer çıkışını yapabilecek çok özel bir oyuncu olduğunu da şimdiden söyleyeyim.
Ayrıca Dorukhan'ın, H.Hüseyin'li 2'li önliberosu da ballı ekmek kadayıfı olur mu? OLURRRRRR.
Bu sefer de sağ ve sol bek tercihlerini Kaan Kanak ve Bilal Aziz yaparsınız olur biter.
Sayısal anlamda derinlik kesinlikle sıkıntılı görünse de 
NİTELİK anlamında bu kadro bu sıkıntıları aşacak kalitede.
İstanbulspor karşısında en az ligin yeni ekibi kadar maçı kazanacak yere onlar da getirdi ama... Olmadı. 
Kayda değer pozisyonlar yakaladılar hatta 1-0'dan sonra 2'yi bulabilecekleri ve maçı koparabilecekleri fırsatlar da geçti ellerine.
Özellikle 2.yarı maçın temposu ligin ilk haftasına ve diğer maçlara göre oldukça yüksekti.
Hedefleri doğrultusunda 2 takımda ligin ilk haftasında bana doğru yolda göründüler.


ADANASPOR:3

DENİZLİSPOR:0

Haftanın en rahat kazananı Adanspor oldu.

Adeta maç başlamadan bitti desem yeridir.

2 Ve 10.dakikalarda gelen TURUNCU goller maçın daha başında Denizlispor'a havlu attırdı.

Adanaspor kadrosu ligin kayda değer kadrolarından biri belki ama... Denizlispor'un transfer yasağı nedeniyle dağıtmayıp koruduğu kadronun da neler yapabildiğine yakın geçmişte hep beraber şahit olmuştuk.

Cumartesi akşamı sahada 2 takım arasındaki oyunsal farkın bu derece açık kalmasını mantıklı bir şekilde izah etmek bence pek mümkün değil.

Moritz'li, Barış Örücü'lü bir başlangıcın sahadaki dizilişi, 
Daha Denizlispor sahaya yerleşemeden Adanaspor adına maçı 1-0'a getirdi.
Zaten aradan çok geçmeden de 2 oldu.
Arkası da Adanaspor'lu Magaye'nin biraz şansızlığı biraz beceriksizliği nedeniyle 3'e, 4'e daha ilk yarıdan gitme şansını kaçırdı.
Yoksa Denizlispor adına dramatik bir skora doğru da gidebilirdi maç.
Belki transfer yasağı nedeniyle Denizlispor'un alternatifli bir kadrosu yok ama... 
Sahada bu kadar oyunun her 2 yönünde de biçare kalacak kadro da değil bu kadro.
Bence oyunun hem ofansif hem de defansif tarafı anlamında, 
PLAN var mı? Yok mu? Tadında bir 90 dakika çıkardılar. 
Sanki bu takımın hazırlık dönemi hiç olmamış da öylesine toplanıp gelmişler modundaydılar. 
Aksine geçen sezondan aklında tutması, 
Cebe atması gerekenleri de 
Özellikle tatilde UNUTMUŞ tadında bir halleri vardı.
Umarım rakip Adanaspor'un özeli ya da ilk haftanın günahı olmaz tarifinde bir maçtır bu maç ve 
Haftaya sahalarında acilen bir geri dönüş gerçekleştirirler. 
Yoksa işleri çok zorrr.
Yukarıda da söylediğim gibi bir üst ligi yaşamış kayda değer bir kadro Adanaspor kadrosu.
Epeydir de bir arada oynayan oyuncuların çoğunlukta olduğunu söylemek mümkün.
Yeni transferler Bahattin,
Benim first klas oyuncu olarak gördüğüm Bilal Yener Arıca, 
Ligin en kaliteli tandem oyuncularından Onur, 
Gerçek profesyonel Abdülaziz sahada uyumlu ve verimli göründüler.
Ancakkkkk Denizlispor'un da bence RAKİP olamadığını gözden uzak tutmamak gerekir.
Bu sezonki kadroları Süper lige çıktıkları kadronun kağıt üzerinde kesinlikle önünde diye düşünüyotrum. 
Bakalım oyunsal anlamda da paralel bir yerde izleyebilecek miyiz Adanaspor'u?


BOLUSPOR:2

GİRESUNSPOR:2

Haftanın en tempolu maçı oldu.

İki kez Boluspor skor olarak öne geçmeyi becerse de... 

Uzatmalarda gelen Giresun golüyle maç 2-2 berabere bitti.

Boluspor 11'in de 3, 

Giresunspor 11'in de ise 4 yeni transfer vardı.

2 Takımda sahada ilk hafta olmasına rağmen iyi durdular.
Boluspor'un 7.dk'da gelen erken golü oyunsal anlamda Giresunspor'un sahada daha fazla inisiyatif alarak top sahipliği ile birlikte, 
Daha Boluspor yarı alanında göründüğü zaman diliminin hemen ardından 21'de skora eşitlik geldi.
İlk yarının geri kalan kısmında ise evsahibi Bolu tekrar oyunu kontrol altına aldı ve golü bularak ilk yarıyı 2-1 önde bitirmeyi başardı.
Geçen sezondan Boluspor'un top sahipliği ile birlikte oynama iştahı, 
Bu sezon sanki skora göre biraz değişkenlik göstermiş.
Çünkü skorda eşitliğin olduğu anlarda topa, dolayısıyla da oyuna talip görünürlerken,
Skorda öne geçtikten sonra, 
Top sahipliğinden ve oyundan kolay vazgeçtiklerini söylemek mümkün.
Pazar akşamı davGiresunspor'un işini böylece kendi kendilerine kolaylaştırmış oldular.  
Zaten 2 kez öne geçmelerine rağmen yedikleri 2 gol de 
Giresunspor'un, Boluspor yarı alanına set oyunuyla yerleştiği anlarda geldi ki... 
Ayni Giresun'un geçen sezon set oyunu anlamında ligin en sıkıntılı takımlarının başında geldiğini unutmamak gerek.
Boluspor da ikinci yarının başında esas pozisyonu solbek olmasına rağmen Göksu'nun yerine sağbek pozisyonuna giren Caner Cavlun, 
önlibere Yusuf Emre, 
Santrafor Peopen performansları kayda değerdi.
Özellikle bu sezon keskin çıkış yapmasını beklediğim Caner Cavlun ve Yusuf Emre ilerleyen haftalarda adları sık sık telaffuz edilecek oyuncular olacaklar gibi geliyor.
Giresunspor'da dikkatimi çeken ise yükselen yeni oyunculardan çok 
Recep'in ilk hafta performansının geçen sezonun yanından bile geçmeyişi oldu.
İki sebebi olabilir. 
İlki tatili biraz abarttığı konusu olabilir, 
ikincisi ise Giresunspor'un oyun planı olabilir.
Oyun planı olarak bu Giresun kadrosunun DAHASI olduğunu düşünüyor değilim.
Çünkü kadro olarak 2 sezondur eldeki değerlerinin üstüne, 
gelen yeni isimler ile artık başka bir level'e geçmelerinin zamanı geldi de geçiyor bile.
Kadro kaliteleri olarak ilk ikinin 2. bileti ile en kötü ilk 6'ya aday olduklarını şimdiden söylemek mümkün ancak GÜÇLÜ OYUN ile desteklemeden olmazzzz.


Ç. RİZESPOR:4

MANİSASPOR:1

Başlamadan biten bir maç daha.

Dakikalar 6'yı gösterdiğinde evsahibi Rizespor skoru 2-0'a getirmişti. 

Yani Rize de atı alan üsküdarı henüz 6.dakikada geçmişti bile.

Sonrası tam anlamıyla ''yalan bir oyun'' oldu.

Rizespor zaten 1 olarak üst lige çıkmaya en büyük aday. 

En azından benim için şimdilik öyle.
Üstüne ilk 6 dakikada, 2 farkla hem de Rize'de geriye düşmek öyle telafisi kolay bir durum da değil elbette ama... 
Tüm bunlara rağmen sanki Manisaspor maçın büyük bölümünde Çaykur Rizespor'u hiç rahat bırakmadı diyebilirim.
Bu işin belki bir plan dahilinde olduğunu söylemek ya da savunmak zor ama tandemde Dimow, sağbek Abdülkadir, santrafor Axel Meye 3'lüsünün bireyselleri bile Rizespor'a kayda değer tehdit oldu.
Manisaspor'da 4. - 5. oyuncu hiç olmazsa bireyselleri ile biraz omuz verebilselerdi bu 3'lüye... 
2-0'Dan da başka yerlere gelebilir miydi? Gelebilirmiş deyim ben.
Manisaspor'un, Rize'dekine benzer 
Aleyhine sürpriz maç başlangıçları aslında geçen sezondan kalma bir sıkıntı.
Ana planda skorda geriye düştükten sonra 
başka bir plana dönüşme zorunluluğunda kalınca... 
Manisaspor'un bu tip skorlarına artık alışır olduk.
Ancak Hikmet hocanın sol tarafta tercih ettiği 2'linin maça etkisini es geçmemek gerkir diye de düşünüyorum.
İlginçti açıkçası.
Belki kendi özelleri ile alakalı olabilir diye düşünsem de... 
Sanki daha çok Manisaspor'a karşı ne olur ne olmaz cinsinden TEDBİR kokan bir seçim olmuştu ama... 
Bu seçim Rize adına maçı çok kolay hale getiren bir farklılıktı.
Benzer durumda Manisaspor'un seçimi ise tam tersine maçı rakibine ikram eden bir sonuç doğurdu. 
Sait hoca, Hikmet hocanın aksine bu doğru seçimi TEĞET geçti.
Ayni pozisyonda M.Enes Sığırcık yerine Mustafa Sevgi tercihi Manisaspor adına maçı bambaşka oynama şansını yerle bir etmiş oldu. 
Yenilen 4 golün, 4'ünde de büyük oranda M.Enes etkisi fazlasıyla var.
Rizespor'da Sağ kanat Segovia, 
solbek ve sol önü değişerek oynayan Özgür Çek ile Mehmet Uslu, 
orta merkez Recep Niyaz, 
forvet Oğulcan, 
sağbek Orhan ve kaleci Gökhan ilk haftadan dikkat çeken oyunculardı.


SAMSUNSPOR:0

GAZİŞEHİR GAZİANTEP:0

Anlaşılan 2 takımda geçen sezondan gerekli dersleri çıkarmamış.

Hatta hiç derslerine çalışmamışlar. 

Samsunspor'un yeni stadında pazar akşamki görselleri ne yazık ki bunu işaret ediyor.

Her iki takımında başlangıç 11'lerin de 4'er yeni oyuncu yer aldı.

Daha 5 ay evvel 11 Mart'da ligin 24. haftasında Samsun'da can derdinde karşılaştıklarında ne haldeler ise... Pazar akşamki görüntüleri de o günden yarım adım önde değil bence.

İki takımı da bu performansları şimdiden söylemekte fayda var sıkıntıya sokar.
Oyunun her 2 yönü içinde, her iki takımın ideale yaklaşabildiği bir yer yok gibi.
Doğruyu söylemek gerekirse çok doğru bulmasam da Samsunspor'un, Gazişehir Gaziantep'e göre mazeretleri harbi mazeretler ama...Üst üste 2,3 sezondur ayni hataları yapmak da hiç kabul edilebilir durmuyor.
Gazişehir ise varlık içinde yokluk yaşayan modunda. 
Onlarında sıkıntıları yeni değil 3, 4 sezondur artık kronikleşmiş sanki.
Buradan baktığımızda hiç olmazsa eldeki kadronun karşılığı bir oyuna yaklaşabilmeli diye düşünmüyor değilim ama... 
Bu görsele de oldukça uzaklar.
Hüseyin hoca geçen sezonun sonlarından bu yana orada olduğu için hiç olmazsa yeni bir durumla karşı karşıya değil.
Ancak tercih konusunda Kalpar hocanın bariz yanlışları var gibi. 
Hemen arkasından tercih ettiklerinin pozisyonlarında da kayda değer benzer sıkıntılar olduğu aşikar.
Mesela Okan Derici'nin merkez orta saha yerine kanat forvet olarak planlanması parlak bir fikir gibi durmuyor.
Okan; Bir tarafı mecburi kapalı alan oyuncusu kesinlikle değil. 
En azından 10 numara pozisyonu hatta biraz da oyun konforu ile sağlandığında... Altınordu'da nasıl bir performans verebileceğini yakın geçmişte görmüştük.
Neredeyse diğer büyük çoğunlukta olmadığı kadar özel bir Okan'ın,
Samsun deplasmanında bu kadar VAR MI? YOK MU? Tadında bir maç oynaması kesinlikle yerleşimle ilgili diye düşünüyorum.
Bir de olması gerekip de 11'de başlamayanlar var.
Mehmet Erdem, M.Sami Can hatta belki Yasin Palaz.
Temposuz, tatsız - tuzsuz, pozisyonsuz iki takımında önce yenilmeyelim felsefesiyle geçen 90 dk. seyir zevki olarak da çok yavan kaldı.
Sportif anlamda uzun uzadıya konuşulacak, plan olarak anlatılacak cümleler kurmanın çok zor olduğu bir oyundu.
Ellerinden geldiği kadar daha çok doğaçlama, mücadele etmeye çalışan oyuncu toplulukları demek herhalde en doğru tarif kalıyor.
Sonradan oyuna giren 6 oyuncuyla beraber 28 oyuncu içinden 68 forma numaralı Samsunspor'un yeni transferi Ramazan Övünç dışında olumlu ve pozitif konuşulacak başka birşey yok.
Ancak 1994 doğumlu Ramazan Övünç de muhtemelen bu sezon iyi konuşulacak cinsten bir kumaş.


GAZİANTEPSPOR:0

ÜMRANİYESPOR:3

Her sezon Süper ligden düşen 3 takımdan 1'ini aynen Gaziantepspor pozisyonunda ve görüntüsünde görmeye alıştık.

Geçen sezon Mersin İ.Y. bir önceki sezon K.Erciyes en yakın örnekler. Gaziantepspor ne yazık ki yukarıdaki iki Süper lig düşeninin imkansızlıklarla uğraşanı anlamında, K.Erciyes örneğine daha yakın duruyor.

Bu da şu demek oluyor?Gaziantepspor TFF 1.Ligin 2017-2018'inin umutsuz vakası.

Yolcudur Abbas bağlasan durmaz diye barım barım bağırıyor daha ilk haftadan.

Sadece 34 yaşındaki stoper Şenol Can ismi biraz tanıdık. 

O da geçen sezon sadece 4 maçta süre almış ve son 16 maçtın büyük bölümü sakatlıktan dolayı kadroda bile yer bulamamış bir oyuncu. 
Gerisini ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.
1997, 1998, 1999 ve 2000 doğumlu oyuncuları bir plan ve hazırlık yapmadan mecburen sahaya sürmekten başka çaresi kalmayan bir haldeler.
Bence onlar için olduğu kadar rakipler için de sık rastlanır bir durum değil. Sırf bu yüzden maçın başlama düdüğünden kayda değer uzun bir süre geçmesine rağmen Ümraniyespor maça başlamakta inanılmaz zorluk çekti. Oyun kalitesini bir kenara bırakın faullerle, çizgi dışına çıkan toplarla topun oyunda kaldığı süre o kadar azaldı ki... Muhtemelen 90 dk'nın, 20 dk'sı ya oynandı ya oynanmadı.
Bu anlamda zor da olsa 27'de golü bulan Ümraniye kalan 63'ü rolantiye yakın, kazasız belasız oynamaya çalıştı.
Çünkü 2 takım arasında kalite farkı gece ile gündüz kadar açıktı.Ümraniye adına bu maç üzerinden değerlendirme yapmak doğru olmayacaksa da sakatlık sonrası Emircan tekrar geçen sezon başladığı yere yaklaşmış gibi.
Rangeleow ile Cleyton'un da bence geçen sezonun üzerine doğru işler olduğunu düşünüyorum.
Bayram hoca ile de top ve oyun sahipliği konusunda mutlaka mesafe alacaklarını söylemek mümkün.
Gaziantepspor ise bu görüntüsüyle 16, 17 bile zor... Banko 18. sıradan düşer.


BALIKESİRSPOR:2

A.DEMİRSPOR:2

Balıkesir'de 90 dakika Demirspor adına nefis bir golle moralli ve sanki tempolu gidecekmiş gibi başlasa da... Geri kalan kısım hiç de öyle devam etmedi. Demir tam anlamıyla özellikle de yabancı oyuncu seçimleriyle kayda değer atletizmde bir kadro kurmuş.Hatta bu atletizmi öylesine abartmış ki... Sanki oyuncuların seçmeli dalı futbol olmuş gibi bir intibah yarattı bende.Ciddi söylüyorum bu yabancıların futbol hayatlarında an itibarıyla inanılmaz videoluk sahneleri VAR MIDIR?

Bence fazlasıyla VARDIR ama...

Muhtemelen kesintisiz 90 dk'lık performansları hiç de öyle izlenim vermiyor da olabilir.

Sadece Lalawele'yi pazar akşamı rakipleri Balıkesirspor'dan tanıyorum gerisi ile ilgili seyretmemin dışında hiç bilgim yok.

Ancak sahada gördüğüm Demir'in rakibine verdiği izin, kabul ve temazsız savunmanın ardından savunma pozisyonunda olmalarına rağmen kendi yarı alanlarında bıraktıkları alan.

Hiç hayra alamet değil bu görsel.Zaten deplasmanda buldukları 2 golün galibiyete yetmemesi büyük ölçüde bu yüzden.
Bildiğimiz faulü bile yapma konusunda sıkıntılılar çünkü rakiplerine yaptıkları faullerin büyük bölümü bodozlama göstere göster yapılan işler.
Maçı hemen başında topu dolayısıyla oyunu Balıkesirspor'a buyur al demeleri de çok enteresandı.
Nasıl başladılarsa öyle bitirdiklerini söylemekte fayda var.
Bence karşılama işini çok abartmış Giray hoca hem de çok.
Amaçları bu sezon ne diye düşünüyorum da?
Takımın adı A.Demir olunca ve transfer konusunda bu aktiflik bu trafikte bir takım için oyun planı ve tercihi bu şekilde kesinlikle olmamalı.
Giray hocaya ya böylesi kolay gelmiş. 
Ya da oyuncuların bu oyuna yatkın olduğunu düşünüyor olmalı.
Balıkesirspor'lu oyunculara soracak olsanız son 2, 3 sezonun rakipleri anlamında en rahatsız edilmedikleri 90 dk. olarak tanımlayabilirler.
Nizamettin ve Cüneyt Köz'e gerçekten de sormak lazım.
O kadar rahat aldılar, verdiler, döndüler ki...Sadece orta merkezde mi?Hayır.İki kanatda da durum farklı değildi Boztepe ve Burak Çalık yol geçen hanı yaptılar iki koridoru. Hatta Erhan ile Adil'in yani sağ ile sol bekin yer değiştirmeleri bile bu duruma engel olmuş gibi gelmedi.Geçen sezon özellikle de arka taraftan ön tarafa oyun kurma topu oyunu sokma konusunda sorunlu Balıkesirspor'un hem de 3 stoper oyunculu kurulumu ile bu kadar large oyun kurmaları bence Bal Kes'den çok Demir üzerinden değerlendirilmeli.
Evet Balıkesirspor sahada bence iyi göründü.
A.Demir ise alması gereken oldukça mesafe olduğu izlenimi verdi.Savaş Yılmaz'ın hemen maçın başında Balıkesirspor ağlarına yolladığı füze haftanın belki de en güzel golü olmaya aday.Bir de sahanın en kötüsü de yine Demir'den Adil'di dersem yanlış olmaz.M.Boztepe ters kanat Burak ile lige iyi başladı.Nizamettin istekli Okan çalışkan Abdülkadir nedense durgundu.
Balıkesirspor'un fena durmayan görseli de gelecek hafta 
Demir'in yanlışlarından mı?
Kendi doğrularından mı? Erzurum deplasmanında biraz daha anlaşılabilir olacaktır.


ELAZIĞSPOR:0

ALTINORDU:2


Hakan Bilgiç'siz ve Kehinde'siz Elazığspor'un tadı yok.

Lige bence çok kötü bir görselde tamamladıkları 90 dk. ile başladılar.

Elbette Altınordu tarafı ile ilgili özelleri var bu yavan oyunun ama...

Geçen sezon hatta onun öncesindeki sezonun büyük bölümünde geliştirerek yakaladıkları GÜÇLÜ OYUNDAN eser yoktu.

Sanki herşey sil baştan gibi.
Geçen sezonun kadrosundan 5 oyuncu ilk 11'de yer aldı Elazığspor'da ve yeni gelenler ile ilgili Erman dışında pozitif şeyler söylemek çok kolay değil.
Aslında maçın özeti = Elazığspor'un gol pozisyonu olarak niteleyebileceğimiz neredeyse tüm pozisyonlara, duran toplarla birlikte stoper Erman Bulucu'nun girmiş olması.
Akan oyunda, set oyununda bir organizasyondan bahsetmek mümkün değildi. Hem de bir Mehmet Altıparmak takımı olmalarına rağmen.
Tom her zamanki gibi Elazığ adına sahada en etkili oyuncu olmaya devam etti. Eğer ön tarafta bir iş çıkaracaklarsa içinde Tom olmadan çıkması imkansız gibi.
Berk istekli ama verimsiz, 
M.Yiğit yine agresif, 
Onur Güney var mı? Yok mu bellli değil, 
Yabancıların büyük bölümü ise şimdilik olsa da olur olmasa da olur lezzetinde.
Elazığ böyle devam edecekse işi zorrrrr.
Altınordu ise geçen sezonun ideal 11'in den en az 6-7 oyuncusundan vazgeçmiş bir plan ile başladı sezona ve daha dinamik daha istekli ve sanki daha yetenekli duruyorlar sahada. Sanki değil AYNEN öyle.
Mesela Oğulcan mesela Alican mesela Es Es'den gelen Murat Uçar mesela daha önceden çok iyi tanıdığımız Mirkan mesela kalede Berke... Say say gidiyor isimler. 
İnanılmaz bir istekte başladılar ve rakiplerinin 1 olduğu her yerde adeta 3, 4 oldular maç bitene kadar.
Üst düzey liglerdeki futbolun ALAN üzerinden gittiğinin farkına varan ender kulüplerden bir tanesi olma yolunda hızla ilerliyorlar. 
Süper ligdeki Başakşehir ve Akhisarspor VARİ alan parselasyonu ve bu alanı olabildiğince daraltma sonrasında pozisyon sadakati, pozisyon disiplini ile rakip karşılama üzerinden bu noktalara geldiler.Bu oyunda oyuncuya GELİŞME desen de oynadıkça GELİŞİYOR, ÖĞRENİYOR, DENİYOR ve SONUÇ alıyor.Aldıkça yaptığından haz alıyor, coşuyor doğru oyuna bir de coşkuyu eklediğinizde DAHA oluyor.İşte bu gün kimle oynarlarsa oynasınlar geldikleri yerin ŞİFRELERİ, futbolun Avrupa'da ki alt lig takımlarının bile uyguladığı bu PRATİK bu EZBER.En önemlisi bence öğrenmeye açık olmaları ile öğrenme konusunda sınırlı kalmadıkları felsefeler.
Altınordu önce Mirkan'ın nefis santrafor golüyle 27'de öne geçti.
Ardından sahanın en verimli işlerinden birinin sahibi pozisyonundaki kanat forvet Murat Uçar'ın asistiyle Fatih'e 84'de attırdığı golle farkı ikiye çıkararak Elazığ karşısında bence rahat kazandı.
Hazırlayan : Ufuk DÜNDAR

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Don't Miss
© all rights reserved
Designed by DastgeerTech