Responsive Ad Slot

Transfer Haberleri

Transfer%20Haberleri

ANKARAGÜCÜ- B.B.ERZURUMSPOR MAÇ YAZISI

Kendi adıma ''dağ fare doğurdu'' diyebilirim. Bir önceki sezona göre sil baştan yapılanan 2 takımın sorunları olabileceğini düşünsem de... Bu kadar alt limitlerde bir maç oynamalarını da beklemiyordum açıkçası.

15 Ağustos 2017 Salı

/ by Tribunajans


DAĞ FARE DOĞURDU


Kendi adıma ''dağ fare doğurdu'' diyebilirim.
Bir önceki sezona göre sil baştan yapılanan 2 takımın sorunları olabileceğini düşünsem de...
Bu kadar alt limitlerde bir maç oynamalarını da beklemiyordum açıkçası.
Mesela Ankaragücü'nün hazırlık maçlarının bende bıraktığı etki sonrasında,
İlk lig maçının ardından kendi adıma Ankaragücü'nü 2'ye ayırmak gerektiğini düşünüyorum;
1- Kehinde'li Ankaragücü,
2- Kehinde'siz Ankaragücü.
Yani oyunsal içerikten ziyade BİREYSEL üzerinden bir yolda gibi başkent ekibi.
Siyahla - beyaz, gece ile gündüz kadar bariz bir fark yaratıyor Kehinde'nin varlığı ile yokluğu.
TFF'deki Ankaragücü listesinde de nedense hala yok Kehinde.
Oyun her iki taraf içinde özellikle de ofansif ve yaratıcılık anlamında çok kısır kaldı ve hiç tat vermedi.
Bu derece sıradan kalmasının belki birçok nedeni var ama... 
En büyük neden bence iki teknik adamın oyuncu ve oyun anlamında seçimleriydi.
Mesela İsmail hoca Ankaragücü'nün kendi evinde oynayacağı 1 maç adına Ferhat Çulcuoğlu, Arif Morkaya ve Kibong'dan kurulu bir orta merkezle başlamayı tercih edince... Fazlasını beklemek hayalcilik olurdu.
Oysa Ferhat Çulcuoğlu ya da Arif'den birini tercih ederek orta merkezde en ofansif rolü verdiği Kibong'u bir adım geriye, 
Kibong'un pozisyonuna da Sercan Kaya'yı tercih etmiş olsaydı...
Sahada muhtemelen bambaşka bir oyun seyretme şansımız olurdu.
Bir mesela daha;
Sağ bek pozisyonunda İsmail hocanın stoper Yusuf Abdioğlu'nu tercih etmesi. 
Başka mesela daha mı istiyorsunuz?
Var...
Sağ kanat Dieng, santrafor İlhan ve uzun zamandır vaziyeti idare eder görünen sol kanat Ferhat Kiraz'ın performanslarına uzun süre seyirci kalması.
Ankaragücü tarafı bence kadrosunun vaat ettiğinin çok altında bir maç oynadı.
69' da gelen ilk değişiklik ile 
89' da gelen 3. ve son değişiklik aslında söylediklerimi teyit eder nitelikte olsa da geç kalmıştı.
Sahada EN yakışıklı duran pozisyon ve oyuncu ise son 2-3 sezonunda belli bir ortalamanın altına hiç düşmeyen solbek Mehmet Sak'ın performansıydı.
Tüm bunlara karşılık Osman hocanın Erzurum'u da sahada defansif anlamda o kadar muhafazakar bir tavır sergiledi ki maç boyunca anlam vermek anlamak mümkün değildi.
Anlaşılan Osman hocanın geçen sezon yaşadığı Samsunspor deneyimi hocayı bizim bildiğimizden başka bir mod'a sokmuş, 
Fazla etkilemiş onu.
Hem kendi hem de takımı için hiç iyi durmadığını söylemeliyim.
Osman hoca da 3 stoperle 
Ancak İsmail hocadan farklı olarak 3'lü bir yerleşimle maça başlamayı tercih etti.
3 Stoper, 1 klasik sağbek, 2 defansif orta merkez her ne kadar ofansif kanat olarak adlandırsak da görevlendirilmeleri daha çok defansif 3 oyuncuya 
Bir de santrafor olarak muhtemelen Nobre'ye göre daha takım savunmacı olması nedeniyle tercih ettiği Hamza ile bundan fazlası da çıkmamalıydı zaten.
İlk 45 dakika hatta ilk değişiklik olan 69'a kadar sahada birbiri ile bağlantısı çok düşük kalan 2 blok görüntüsü vardı Erzurumspor'da.
Oyunun bir bölümünde kendi 18'lerinin üzerinde ip gibi dizilmiş 7'li ve onların bir adım önünde de 2 önliberoyla, 
Kaleciyi de saydığımızda 10'lu savunma bloğunu görmek mümkündü.
Kubilay, Nobre ve Murat Gürbüzerol'u oyuna girmesi görseli biraz değiştirdi açıkçası. 
Osman hocanın hem başlangıç 11'i hem de planı bence şimdilik ümit vermiyor.
İki takımında sadece karşılamalar üzerinden bir maç oynamaya çalıştığı temposu düşük bir 90 dk. oynandı o kadar.
Daha ilk hafta ve takımlar maçlar ilerledikçe oyunsal anlamda gelişime açık olsalar da...


Kesinlikle bu gelişime öncelikle ihtiyacı olanın 2 teknik adam olduğu göz ardı edilmemeli.
Ufuk Dündar

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Don't Miss
© all rights reserved
Designed by DastgeerTech