Responsive Ad Slot

Oyuncu Raporu

oyuncu raporu

Dünyadan Futbol

Avrupa Ligleri

Süper Lig

Süper%20Lig

Sportoto 1. Lig

Sportoto%201.%20Lig

Sportoto 2. Lig

Sportoto%202.%20Lig

Sportoto 3. Lig

Sportoto%203.%20Lig

Basketbol

Röportaj

TRİBUNAJANS TV

Vlog

TAKIM ANALİZİ

Oyuncu Raporu

PREMİER LİG ANALİZ | 10. HAFTA

Hiç yorum yok
Yazarımız  Utku Sümeroğlu, Premier Lig'in 10. haftasında oynanan karşılaşmaları analiz etti. Premier League'de 10. hafta, cuma, cumartesi ve pazar günleri oynanan 10 maçla tamamlandı.

Haftanın maçları (Görsel: Maçkolik)


10. haftanın açılış karşılaşması, Premier League tarihine geçen bir mücadeleye sahne oldu. Leicester City, deplasmanda Southampton'ı 9-0 mağlup ederek lig tarihinin en farklı deplasman galibiyetine imza attı. Tilkiler, bu sonuçla ligin 27 yıllık tarihsel süreci boyunca alınan en farklı galibiyet rekoruna da ortak oldu (Manchester United 9-0 Ipswich Town, 1995).
Leicester City'de üçer gol atan Ayoze Perez ve Jamie Vardy'ye, Ben Chilwell, Youri Tielemans ve James Maddison eşlik ettiler. Bu skorla Leicester City puanını 20'ye yükseltti ve 3. sırada yer aldı. Brendan Rodgers'ın ekibi, Premier League'de attığı 25 golle bu alanda 2. basamakta yer alıyor. Ağır mağlubiyete rağmen menajer Ralph Hasenhüttl ile yola devam kararı alan Southampton, haftayı 18. sırada noktaladı. Ev sahibi ekibin oyuncuları ve teknik ekibi, haftalık maaşlarını bir yardım projesine bağışlama kararı aldılar. Southampton, 10 maçta kalesinde 25 gol gördü ve bu ligin en çok gol yiyen takımı durumunda.

5 maç oynanan cumartesi karşılaşmalarının ilkinde Manchester City, Aston Villa'yı 3-0'la geçti ve 2. sıradaki yerini korudu. Aston Villa, maçın ilk yarısında oyuna ortak olup, şanslar bulmayı başardı ve soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. İkinci yarıda düğümü çözen Manchester City, 46. dakikada Raheem Sterling ile öne geçti. Sterling'i, David Silva ve İlkay Gündoğan'ın golleri takip etti. Ev sahibi ekipte Fernandinho, normal sürenin bitimine 3 dakika kala kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı. Bu sonucun ardından 2 maçlık galibiyet, 3 maçlık yenilmezlik serisi son bulan Aston Villa küme düşme hattının 3 puan üzerinde yer alıyor. Manchester City ise zirveyi 6 puan geriden takibini sürdürüyor.

Bournemouth'ta gol sıkıntısı devam ediyor. Watford deplasmanına giden Kirazlar, önceki 2 maçta olduğu gibi yine gol atamadı ve mücadele 0-0 sonuçlandı. Bournemouth, 4 maçtır kazanamamasına rağmen ilk 10'un içerisinde yer almaya devam ediyor. Büyük bir galibiyet hasreti çeken ve 10 maç sonunda henüz kazanamayan Watford ise ligin dibine demir atmış vaziyette bulunuyor.

Cumartesi gününün berabere biten bir diğer maçında West Ham United ile Sheffield United karşılaştı. Londra Stadyumu'nda oynanan mücadele 1-1 sonuçlandı. Her iki takımda puanını 13'e yükseltti. West Ham United son 4 maçta kazanamazken, Sheffield United bu süreçte yalnızca 1 galibiyet alabildi.

Haftanın en keyifli maçlarından biri AMEX'te oynandı. Brighton, 2-1 geriye düştüğü müsabakada son 10 dakikada 2 gol buldu ve Everton'ı 3-2 mağlup etti. İlk yarı Pascal Gross ve Adam Webster'in kendi kalesine attığı karşılıklı gollerle 1-1 bitti. İkinci yarıda Calvert-Lewin ile öne geçen konuk ekip, skoru koruyamadı ve sahadan eli boş ayrıldı. Bu sezon 6. yenilgisini alan Everton'da hayal kırıklığı sürüyor. Geleceği sürekli tartışılan menajer Marco Silva'nın, takımını bulunduğu sıkıntılı konumdan nasıl çıkaracağı merak konusu. Merseyside ekibi, oynadığı son 6 Premier League maçının 5'ini kaybederken yalnızca bir kez sahadan zaferle ayrılabildi. Bu galibiyetle puanını 12 yapan ve derin bir nefes alan Brighton, geçtiğimiz hafta oynanan zorlu Aston Villa deplasmanından sonra hayata döndü ve kritik bir galibiyet aldı. Martılar, önümüzdeki cumartesi günü Norwich'i ağırlayacak.

26 Ekim akşamı Turf Moor'da Christian Pulisic rüzgarı esti. 55 dakikada altın hat-trick (sağ ayakla, bir golü sol ayakla ve kafayla gol atarak hat-trick yapma) yaparak galibiyette büyük rol oynadı. Üst üste 4. galibiyeni alan Chelsea, bu sezon ligde 3. kez bir maçta 4 veya daha fazla gol atmayı başardı. Maviler, 5. sıradaki Arsenal ile puan farkını 4'e çıkararak Şampiyonlar Ligi potasındaki yerini sağlamlaştırdı. Bu sezon ilk kez art arda 2. kez kaybeden Burnley'nin golleri ise Jay Rodriguez ve Dwight McNeil'dan geldi. Her iki golün asistini de Robbie Brady yaptı. Jay Rodriguez'in attığı müthiş golü kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. Muhtemelen sezon sona erdiğinde en iyi gollerden biri olarak anılacak.

Pazar gününün birinci maçında Newcastle ile Wolverhampton, St. James' Park'ta puanları paylaştılar. İlk yarıda daha etkili olan Newcastle United, 37. dakikada stoperlerinin iş birliği ile öne geçti. Arjantinli Federico Fernandez'in ortasına iyi yükselen kaptan Jamaal Lascelles, takımının devreyi 1-0 önde kapatmasını sağladı.

Jamaal Lascelles (Görsel: NUFC)
Steve Bruce'un açıklamasına göre ikinci yarıda topu rakibe bırakmayı tercih eden ve savunmaya çekilen ev sahibi, bu hatayla galibiyeti kaçırdı ve beraberliğe razı oldu. Hata diyorum çünkü ilk yarıda izlediğimiz hücumcu Newcastle, sezonun en iyi performanslarından birini sergiledi ve savunmada da gayet iyiydi. İkinci yarıda savunmaya çekilmeleri üretkenliklerini kaybetmelerine sebep oldu. Yedikleri golün ardından Sean Longstaff'ın kırmızı kart görmesi, Saksağanlar'ın hücum etkinliğini iyice azalttı. Bu maç bize Newcastle'ın aslında hücum hattını çok daha aktif şekilde kullanabileceğini gösterdi. Önümüzdeki maçlarda daha sistematik bir hücum oyunu, kuzeydoğu ekibine aradığı sonuçları getirebilir. Wolves cephesinde ise bu maça en azından kaybedilmeyen bir mücadele olarak bakılabilir. Nuno Espirito Santo'nun ekibi, 2. yarıdaki oyunuyla sahadan galibiyetle dahi ayrılabilirdi. Yine de kaybetmediler ve yenilmezlik serilerini 5 maça çıkarttılar. Bu sonuç Newcastle United'ı 9 puana, Wolverhampton Wanderers'ı ise 12 puana taşıdı.

Pazar günü 19.30 seansında 3 önemli maç oynandı. Carrow Road'da ligde 4 maç aradan sonra kazanan Manchester United, derin bir oh çekti ve 7'nciliğe kadar tırmandı. Kırmızı Şeytanlar, 14. sırada başladığı haftayı önemli bir yükselişle kapatmış oldu. Ev sahibi Norwich'te kaleci Tim Krul'un 2 penaltı kurtarması, mağlubiyeti engelleyemedi. Kanaryalar'ın tek golünü Onel Hernandez kaydederken, Manchester United'ın yüzü Scott McTominay, Marcus Rashford ve Anthony Martial ile güldü. Son 5 karşılaşmada yalnızca 1 puan alabilen Norwich City, 19. basamakta yer alıyor.

5. ve 6. sıralarda bulunan iki takım, Arsenal ve Crystal Palace, Emirates'te yenişemediler. Karşılaşmaya oldukça hızlı başlayan ev sahibi ekip, ilk 10 dakikada Sokratis ve David Luiz ile bulduğu gollerle skoru 2-0'a getirdi. İlerleyen dakikalarda oyunda dengeyi sağlayan Crystal Palace, Milivojevic'in penaltı golüyle ikinci yarıya umutla gitmeyi başardı. 52. dakikada Jordan Ayew'in attığı gol Arsenal'ı yıkarken, Crystal Palace'a 1 puanı verdi. Londra takımlarının maçına Arsenal kaptanı Granit Xhaka damgasını vurdu. Oyundan çıktığı sırada ıslıklanan Xhaka, taraftara küfür etti ve elleriyle tepki gösterdi. Sonrasında ise yedek kulübesine uğramadan formasını çıkardı ve direkt olarak soyunma odasına gitti. İsviçreli oyuncu, maçın ardından özür dilemeyi reddederek Instagram profilindeki Arsenal fotoğrafını kaldırdı. 1 aylık maaş kesintisi cezası alan Xhaka hakkında menajer Unai Emery şu açıklamayı yaptı: "Xhaka yanlış yaptı. Taraftarımız olduğu için buradayız. Onlar için çalışıyoruz. Onların tepkilerine ve eleştirilerine saygı duymalıyız. Onunla yaptıkları hakkında konuşacağız." Öte yandan İspanyol menajer, Xhaka'nın hafta içinde Liverpool ile oynanacak Lig Kupası maçında forma giymeyeceğini belirtti. Xhaka'nın kaptanlığı konusunda oyuncularına danışacağı söylenen Emery'nin, şu ana kadar futbolculardan Xhaka'nın kaptan olarak kalması yönünde görüş aldığı iddia ediliyor.

Haftanın maçında Liverpool, ilk dakikada geriye düşmesine rağmen Tottenham'ı 2-1 mağlup ederek zorlu bir engeli daha aşmış oldu. Bu sonuçla Liverpool, zirvedeki yerini sağlamlaştırıp 6 puan farkı korudu. Tottenham ise 13 puanda kaldı.

Puan durumu (Görsel: Premier League)
 

Alan Shearer'a göre haftanın 11'i ve menajeri (Görsel: Premier League)

PREMİER LİG ANALİZ | 9. HAFTA

Hiç yorum yok
Yazarımız  Utku Sümeroğlu, Premier Lig'in 9. haftasında oynanan karşılaşmaları analiz etti. Premier League'de 9. hafta, cumartesi ve pazar günleri oynanan 10 maçla tamamlandı.

Haftanın sonuçları (Görsel: Maçkolik)
Haftanın açılış maçında oynadığı son 4 lig maçını kaybeden Everton, bu seriyi sonlandırmayı başardı. Evinde West Ham United'ı 2-0 mağlup eden Merseyside ekibi, derin bir nefes aldı. Everton'a galibiyeti getiren golleri Bernard ve Sigurdsson kaydetti. Gylfi Sigurdsson'un attığı harika gol haftaya damgasını vuran olaylardan bir tanesiydi. İzlandalı yıldız, bu sezon Premier League'deki ilk golünü attı. Konuk West Ham'da ise son haftalardaki düşüş sürüyor. Pellegrini'nin öğrencileri, son 3 maçından yalnızca 1 puan çıkarabildi. West Ham United, ligdeki son galibiyetini bir ay önce Manchester United'a karşı almıştı.

* Milli oyuncumuz Cenk Tosun, bu maçın kadrosunda yer almadı.

Haftanın gol beklentisi en yüksek olan maçlarından Bournemouth - Norwich mücadelesi sürpriz şekilde golsüz sonuçlandı. Beklenenin aksine kısır bir şekilde geçen karşılaşmada maç boyunca düşük bir tempo hakimdi. Bournemouth'ta son dönemde iyi bir performans sergileyen genç kaleci Aaron Ramsdale, güney ekibiyle yeni bir sözleşme imzaladı ve ödülünü almış oldu.

Stamford Brigde'te Newcastle United'ı 1-0 mağlup eden Chelsea, tablonun üst bölgesindeki varlığını sürdürdü. 90 dakika süresince rakibine göre hücumda daha etkin olan Chelsea, aradığı golü 73. dakikada Marcos Alonso'nun ayağından buldu. Güzel gelişen atakta İspanyol oyuncu iyi bir bitirişe imza attı ve takımına 3 puanı kazandırdı. Kontra ataklarla rakip kaleye gitmeyi amaçlayan Newcastle United, maçı isabetli şut atamadan tamamladı. Siyah-Beyazlılar, özellikle Almiron ve Joelinton'dan skor katkısı bulamaması sebebiyle zorlanıyor. 9. maçlar sonunda Chelsea 4. sırada, Newcastle United 18. basamakta bulunuyor.

Sezonun flaş ekiplerinden Leicester City, galibiyet hanesine bir yenisini ekledi. Tilkiler, King Power'da Burnley'yi 2-1 mağlup ederek bu sezonki 5. galibiyetini aldı. Burnley'de bu sezon 3. asistini yapan Dwight McNeil, parlamaya devam ediyor. Babası da bir futbolcu olan ve alt liglerde forma giyen 1999 doğumlu futbolcu için şimdiden 30 milyon pound civarında değer biçiliyor. Bu maçta Leicester'ın, ligin en sistemli ve sağlam savunmalarından birini yapan Burnley'yi geriden gelerek mağlup etmesine tanıklık ettik. Bu da ev sahibi ekibin kesinlikle doğru yolda olduğunu bizlere gösteriyor.

* Milli oyuncumuz Çağlar Söyüncü, Burnley karşısında 90 dakika sahada yer aldı. Çağlar, kendi çizgisini koruduğu bir performans sergiledi.

9. haftanın en önemli galibiyetlerinden birisini Aston Villa elde etti. Sezon başında önümüzdeki haftalarda çıkışa geçeceğini düşündüğümü söylediğim Villa, üst üste 2. kez kazandı ve son 3 maçta 7 puana ulaştı. Birmingham ekibi, kazandığı 7 puanın yanı sıra bu maçlarda 9 gol kaydederek oldukça üretken bir görüntü çizdi. Maç esnasında konuk Brighton için işler yolunda giderken her şey bir anda tersine döndü. Adam Webster'le öne geçen Martılar, önce 35'te Aaron Mooy'un atılmasıyla 10 kişi kaldı, ardından ilk yarının sonunda kalesinde beraberlik golünü gördü. Son ana kadar iyi dayanan Brighton, Matt Targett'ın 90. dakikada attığı gole engel olamadı ve sahadan boynu bükük ayrıldı. Aston Villa'da Jack Grealish, 1 gol 1 asistle maçın kahramanı oldu.

Molineux'da Southampton ile kozlarını paylaşan Wolverhampton, sahadan 1-1'lik eşitlikle ayrıldı. Danny Ings ve Raul Jimenez'in golleri puanları bölerken, Wolves 11 puana, Southampton 8 puana yükseldi. Oynadığı son 4 Premier League maçını kaybetmeyen Kurtlar, Avrupa Ligi de dahil olmak üzere son bir ayda çıktığı 5 maçta 3 galibiyet 2 beraberlik aldı ve göz doldurdu. Southampton'da ise lig ve Carabao Cup'ta toplam 6 gol atan Danny Ings, takımını sırtlamaya devam ediyor.

Kuzey Londra'nın iki büyük takımı Tottenham ve Arsenal, bu hafta kötü sonuçlar aldılar. Evinde lig sonuncusu Watford ile 1-1 berabere kalan Tottenham, bu sonucu dahi zor kurtardı. 6. dakikada Doucoure ile öne geçen ve rakibine iyi bir direnç gösteren Watford'a cevap son dakikalarda geldi. Dele Alli, 86'da fileleri havalandırarak konuk ekibin bu sezon ilk kez kazanmasını engelledi. Bu sonuç Tottenham'ı 12 puana yükseltti ve 7. sıraya yerleştirdi. Watford ise 4 puanla haftalardır süregelen lig sonunculuğunu devam ettirdi.

Tottenham - Watford (Görsel: Premier League)

8 karşılaşmaya sahne olan cumartesi günü Crystal Palace - Manchester City maçıyla tamamlandı. Selhurst Park'ta ilk yarıda bulduğu gollerle rakibini 2-0 mağlup eden konuk ekip, Liverpool'un berabere kalmasıyla zirveyle arasındaki puan farkını 6'ya indirdi. Manchester City'nin golleri Gabriel Silva ve David Silva'dan gelirken, Crystal Palace mağlubiyete rağmen 6. sıradaki yerini korudu.

Premier League'de haftanın maçına Old Trafford ev sahipliği yaptı. Bir türlü istediği sonuçları alamayan Manchester United, ligin lideri konumunda bulunan Liverpool'u ağırladı. İlk yarıda Marcus Rashford ile öne geçen Kırmızı Şeytanlar, Lallana'nın müsabakanın son dakikalarında attığı golle birlikte yıkıldı. Manchester United, bu maçta reaksiyon verip daha iyi bir performans sergilesede henüz içerisinde bulunduğu krizin önüne geçebilmiş değil. Yaz transfer döneminde yaptıkları planlama hataları şu anda başlarını ağrıtıyor. Hücumda golcü ve orta sahada yaratıcı oyuncu sorunu yaşayan Man Utd, bu yaz Romelu Lukaku'yu satıp yerini doldurmamış, sözleşmesi biten Ander Herrera'yla da yollarını ayırmıştı. Liverpool ise her ne konumda olursa olsun ülkenin en büyük takımlarından biri olan Manchester United ile zorlu bir maça çıktı ve bir puan almayı başardı. Kırmızılar, yollarına namağlup şekilde devam ediyor. Geçtiğimiz sezon kader maçlarında sıkıntı çeken ve şampiyonluğu kaybeden Liverpool, bu sezon daha emin adımlarla ve güvenli şekilde kupayı kaldırmaya doğru ilerliyor.

Pazartesi gecesine gidelim. 9. haftanın son maçında stadyum ışıkları Bramall Lane'de yandı. Arsenal'ı 1-0 mağlup eden Sheffield United, rakibine karşı oynadığı son iki Premier League maçını (2007 ve 2019) kazanmış oldu ve 1964'ten bu yana bunu ilk kez başardı. Chris Wilder'ın öğrencileri, iyi bir kaleci ve takım performansıyla Arsenal engelini aşmayı başardı. Ligin yeni ekibinde genç kaleci Dean Henderson, güzel performansıyla herkesi büyüledi.

Dean Henderson (Görsel: Premier League)


5 maçtır kaybetmeyen Arsenal, Sheffield'da bu serisini kaybetti ve ligde 5. sıraya geriledi. Uzun yıllar Sheffield United'da yöneticilik yapan ve takımın League One'dan (3. Lig) Premier League'e gelmesinde büyük pay sahibi olan Selahattin Baki, bu maçta tribündeydi. Geçtiğimiz yaz Fenerbahçe'de Ali Koç'un ekibine dahil olan Türk yönetici, zorlu maçta Sheffield United'ı yalnız bırakmadı.

Puan durumu (Görsel: Premier League)

Premier League efsanesi Alan Shearer'a göre haftanın menajeri ve takımı (Görsel: Premier League)

PREMİER LİG ANALİZ | 8. HAFTA

Hiç yorum yok
Yazarımız  Utku Sümeroğlu, Premier Lig'in 5. haftasında oynanan karşılaşmaları analiz etti. Premier League'de 8. hafta, cumartesi ve pazar günleri oynanan 10 maçla tamamlandı.

Haftanın sonuçları  

(Görsel: Maçkolik)

Bu hafta, iki 2000 doğumlu futbolcunun parlamasını izledik. Bunların ilki için AMEX Stadyumu'na gidiyoruz. Cumartesi günü saat 14.30'da oynanan karşılaşmada Brighton, Tottenham'ı 3-0 mağlup etti. Martılar'ın gollerini Neal Maupay ve 19 yaşındaki Aaron Connolly (2) kaydetti. Genç yıldız Connolly, kariyerindeki ilk Premier League gollerine ulaştı. Bu sonuçla ev sahibi ekip, 6 maç sonra kazanarak derin bir nefes aldı. Tottenham'da ise sorunlar devam ediyor. Pochettino'nun takımı, bu sezon deplasmanda hiç kazanamadı. Londra ekibi, 7 maçta yalnızca 3 kez galip gelebildi ve 11 puanla 9. basamakta yer alıyor.

Cumartesi günü 17.00 seansında Aston Villa'nın şovu vardı. Carrow Road'da Norwich'i 5-1 mağlup eden Villa, haftaya damgasını vurdu. Baştan sona Aston Villa hakimiyetinde geçen maçta konuk ekibin golleri Wesley (2), Grealish, Hourihane ve Douglas Luiz'den geldi. Wesley, ilk yarıda bir de penaltı kaçırarak hattrick fırsatını tepti. Norwich City ise 6 puanla 19. sırada kaldı. Kanaryalar, yedikleri 21 golle ligin bu alanda en kötü takımı konumunda bulunuyor.

Everton'da sert düşüş sürüyor. Merseyside ekibi üst üste 4. kez kaybederek küme düşme hattına geriledi. Burnley, karşılaşmayı 1-0 kazanırken yenilmezlik serisini de 4 maça çıkarttı.

* Milli futbolcumuz Cenk Tosun, bu maçın kadrosunda yer almadı.

Ligde galibiyeti olmayan tek takım Watford, yine kazanamadı. Vicarage Road'da Sheffield United ile kozlarını paylaşan lig sonuncusu, sahadan 0-0'lık eşitlikle ayrıldı. Watford; galibiyet sayısı, averaj, atılan gol ve puan konusunda ligin en kötüsü durumunda (0 galibiyet, -16 averaj, 4 gol, 3 puan). Yedikleri 20 golle Norwich'in hemen ardından geliyorlar. Sheffield United ise puanını 9'a yükseltti ve 13. sırada yer alıyor.

Sezona bomba gibi giren Liverpool, şu an için emin adımlarla şampiyonluğa yürüyor. Kırmızılar, Milner'ın son dakikada attığı penaltı golüyle ligin formda ekibi Leicester'ı 2-1 mağlup etti ve bu sezon oynadığı 8. Premier League maçını da kazanmış oldu. Sadio Mane'nin 40. dakikada attığı gole cevap 80'de James Maddison'dan geldi. Adı Liverpool ile anılan 22 yaşındaki yıldız, Anfield'da Liverpool ağlarını sarsmayı başardı. Maç böyle bitmek üzereyken James Milner'ın penaltı golü Leicester'ı yıktı. Karşılaşmanın ardından Ayoze Perez, başta James Milner olmak üzere bazı Liverpool'lu futbolcularla tartışma yaşadı. Liverpool, Manchester City'nin yenilmesiyle 2. sırayla arasındaki puan farkını 8'e yükseltti. Leicester ise yenilmesine rağmen ilk 4'teki yerini korudu.

* Milli oyuncumuz Çağlar Söyüncü, bu müsabakada 90 dakika forma giydi. Çizgisini bozmayan ve yine iyi bir performans sergileyen Çağlar mağlubiyete engel olamadı. 23 yaşındaki futbolcu, 53. dakikada sarı kart gördü ve oyunu bu şekilde tamamladı.

İki Londra ekibinin karşılaşmasında West Ham, evinde öne geçmesine karşın Crsytal Palace'a 2-1 mağlup oldu. Maçın 54. dakikasında Sebastian Haller, hesabı açtı. Bu gole cevap fazla gecikmedi ve 63'te Van Aanholt, penaltıdan skoru eşitledi. Maçın son anlarında Jordan Ayew'in golü Roy Hodgson'ın öğrencilerine 3 puanı kazandırdı. Jordan Ayew, 8. hafta sonunda geçtiğimiz sezonun tamamında attığı gol sayısını geride bıraktı (3 gol).

Haftanın şaşırtıcı sonucu Etihad'dan çıktı. Manchester City, maç boyunca üstünlük kuramadığı ve zorlandığı Wolves'a karşı sahadan boynu bükük ayrıldı. İyi bir savunma yapan ve rakibine gol şansı tanımayan Kurtlar, 80 ve 90+4'de Adama Traore ile 2 gol bularak evine galibiyetle döndü. Bu sonuçla konuk ekip üst üste 2. galibiyetini alırken, Manchester City bu sezonki 2. yenilgisini tattı. Man City, lider Liverpool'un 8 puan gerisine düşmüş durumda.

Bu sezon çok gol atan Chelsea, Southampton deplasmanında da farklı kazandı. Maviler, güneyden 4-1'lik galibiyetle Stamford Bridge'e döndü. Son 3 maçta kalesinde 9 gol gören ve 3 gol atabilen Southampton, averajla ateş hattının hemen üzerinde yer alıyor. Chelsea ise üst gruba tutunmaya devam ediyor. Lampard'ın ekibi, 14 puanla 5. sırada yer alıyor.

Bir diğer Londra ekibi Arsenal, evinde Bournemouth'u 1-0'la geçti. 9. dakikada David Luiz'in attığı golle öne geçen ev sahibi, skoru korumasını bildi ve sahadan zaferle ayrıldı. Savruk bir oyun sergileyen Bournemouth ise 3 hafta sonra kaybetti ve 11 puanda kaldı.

Premier League'de 8. haftanın kapanışı kuzeydoğuda gerçekleşti. Taraftarını üzen iki takım, Newcastle United ile Manchester United, kozlarını St. James' Park'ta paylaştı. Maç boyunca etkili olamayan Kırmızı Şeytanlar, rakibi üzerinde baskı kurmakta zorlandı. Premier League'de oynadığı son 8 deplasman maçını kazanamayan Man Utd, son 13 maçında sadece 2 galibiyet elde edebildi. Ev sahibi ekipte ise Matty Longstaff, maçta iz bırakan isimdi. Aaron Connolly ile birlikte bu hafta parlayan 2000'li futbolcu, güzel performansını bir de golle süsleyerek takımının 4 maç sonra kazanmasını sağladı. Newcastle United, Ameobi kardeşlerden sonra yeni ikilisini bulmuş görünüyor. Sean Longstaff (1997 doğumlu) ve Matty Longstaff kardeşler, orta sahanın merkezinde Manchester United'lı oyunculara göz açtırmadı. Siyah-Beyazlılar, çocukluklarından beri kulübün taraftarı olan bu gençleri takımda tutabilirse geleceğini sağlama almış olacak. Son olarak, Newcastle United'ın bu sezon Tottenham ve Manchester United'ı mağlup edip, Watford ve Norwich gibi takımlara diş geçirememesi ilginç bir veri olarak göze çarpıyor.

8. hafta sonunda oluşan puan durumu 

(Görsel: Maçkolik)

PREMİER LİG ANALİZ | 7. HAFTA

Hiç yorum yok

Haftanın sonuçları (Görsel: Maçkolik)

Haftanın açılış karşılaşmasında Liverpool, Sheffield United'ı deplasmanda 1-0 mağlup etti. Bramall Lane'de ev sahibi ekibe karşı zorlanan Kırmızılar, uzun süre kilidi açamadı. Wijnaldum'un 70. dakikada kaydettiği gol, Liverpool'un bu sezon oynadığı 7. maçından da galibiyetle ayrılmasını sağladı. Bu sonuçla Sheffield United, 8 puanda kaldı ve haftayı 12. sırada tamamladı. Liverpool ise en yakın rakibine attığı 5 puanlık farkla liderliğini sürdürüyor.

Cumartesi 17.00 seansı 6 karşılaşmaya sahne oldu. Bunların ilkinde Wolverhampton Wanderers, ligin dibine demir atan Watford'u 2-0 mağlup etti. Wolves ile Watford, maç öncesinde ligde galibiyeti olmayan iki takım konumunda bulunuyordu. Bu galibiyetle Kurtlar, Premier League'deki ilk galibiyetini alıp üst sıralara tırmanırken; Watford 2 puanla son sırada yer aldı.

Dalgalı bir performans gösteren Chelsea, evinde ikinci yarıda bulduğu gollerle Brighton'ı 2-0 yendi. Jorginho ve Willian'ın golleriyle yüzü gülen Chelsea, bu sezon evinde ilk kez kazandı ancak ligde henüz üst üste 2 galibiyet elde edemedi. Brighton'da ise düşüş sürüyor. Graham Potter'ın ekibi, umut vadeden bir oyun sergilesede son 6 Premier League maçından galibiyetle ayrılamadı.

Son dönemde yükselişte olan Bournemouth ile West Ham, Vitality'de 2-2 berabere kaldı. Yarmolenko'nun golleriyle öne geçen konuk ekibe önce Joshua King ardından Callum Wilson cevap verdi. 74. dakikada Aaron Cresswell'in golü skoru 2-2'ye taşıdı ve karşılaşma bu şekilde sonuçlandı.

Önceki hafta Wolves karşısında yediği son dakika golüyle yıkılan Crystal Palace, bu kez işini sağlama aldı ve Norwich'i 2-0 mağlup etti. Crystal Palace'a galibiyeti getiren golleri Luka Milivojevic ve Andros Townsend kaydetti. 2 galibiyeti ve 6 puanı bulunan Norwich, bu tarz maçlarda zorlanmaya devam ediyor. Kanaryalar, son 4 haftada West Ham, Burnley ve Crystal Palace'a deplasmanda 2-0'lık sonuçlarla mağlup oldu. Daniel Farke'nin ekibi, gelecek hafta evinde Aston Villa'yı konuk edecek.

Bu sezon isteneni veremeyen Tottenham, Southampton karşısında çok değerli bir galibiyet elde etti. Henüz 31. dakikada Aurier'nin atılmasıyla 10 kişi kalan Tottenham, iyi bir oyun ve direnç göstererek rakibini 2-1 mağlup etti. 24. dakikada öne geçen ev sahibi, kırmızı kartın ardından dakikalar 39'u gösterdiğinde büyük bir hata sonucu topu ağlarında gördü. Kale dibinde topla fazla oynayan Lloris, Ings'in golüne engel olamadı. İlk yarı bitmeden Kane'in ayağından güzel bir gol bulan Tottenham, karşılaşmayı 2-1 kazandı ve üst sıralara tutundu. Son iki maçını kaybeden Azizler'in ise 7 puanı bulunuyor.

İki Bordo renkli takımın gol düellosunda kazanan çıkmadı. Villa Park'ta Aston Villa, iki kez öne geçmesine rağmen skoru koruyamadı ve Burnley ile 2-2 berabere kaldı. Son iki haftada 3 gol atan Chris Wood, takımının bu maçlardan 4 puan kazanmasında büyük rol oynadı. Geçtiğimiz yıllarda az gol atan bir takım görünümde bulunan Burnley, şu ana kadar 7 maçta 10 gol kaydetti ve bu alanda 8. durumda yer alıyor.

Cumartesi gününün kapanışında Manchester City, herkesi hayal kırıklığına uğratan Everton'ı deplasmanda 3-1'le geçti. Norwich mağlubiyetinin ardından iyi reaksiyon veren Man City'de golleri Gabriel Jesus, Mahrez ve Sterling kaydetti. Ev sahibi ekibin tek golü Calvert-Lewin'den geldi. Guardiola'nın öğrencileri, oynadığı 7 maçta 27 gol attı ve 7 gol yedi. Bu da maç başına yaklaşık 4 gol atıp, yalnızca 1 gol yedikleri anlamına geliyor.

* Milli oyuncumuz Cenk Tosun, maçın tamamını yedek kulübesinde geçirdi.

Pazar gününün tek maçında Leicester City adeta şov yaparak ve ben de buradayım mesajı verdi. Newcastle United'ı 5-0 mağlup eden Tilkiler, 3. basamakta yer alıyor. Baştan sona maça hakim olan taraf Leicester City'ydi. Ev sahibi ekip, 16. dakikada Pereira'nın güzel golü sayesinde öne geçti. Golden sonra Newcastle, oyunu dengelemeyi başardı ancak 43'te Isaac Hayden direkt kırmızı kart görerek oyundan atıldı. İkinci devrede dağılan Toon, ilk 20 dakikada yediği 3 gole engel olamadı. Maçta son sözü N'didi söyledi ve mücadele 5-0'lık skorla sonuçlandı. Böylelikle Leicester City, kulüp tarihinin Premier League'deki en farklı galibiyetini elde etti. Newcastle United ise kendi Premier League tarihindeki en ağır mağlubiyetlerden birini almış oldu.

* Milli oyuncumuz Çağlar Söyüncü, bu maçta da 90 dakika forma giydi ve güzel performansıyla herkesin beğenisini topladı.

Premier League'de haftanın kapanış maçı hepimizin beklentisinin altında kaldı. İngiliz futbolunun iki devi, Manchester United ile Arsenal, Old Trafford'da 1-1 berabere kaldı. İki takımında etkisiz bir oyun sergilemesi tepki ve üzüntüyle karşılandı. Bir dönem Ada'yı sallayan dev eşleşme, günümüzde eski şaşaalı günlerinde  uzak görünüyor. Özellikle ilk devrenin son kısmı hariç oynanan oyun hiç kimseyi tatmin etmedi. Müsabakadaki karşılıklı goller McTominay ve Aubameyang'dan geldi. Bu sonuçla Man United puanını 9'a, Arsenal 12'ye yükseltti. Aubameyang, bu sezonki 7. Premier League maçında 7. kez fileleri havalandırarak gol krallığı yarışında lider Agüero'yu (8 gol) takibini sürdürdü. Son olarak, Manchester United 7 maçta topladığı 9 puanla son 30 yılın en kötü lig başlangıcını yapmış oldu.

Puan durumu (Görsel: Premier League)


Premier League efsanesi Alan Shearer'a göre haftanın takımı ve haftanın menajeri (Görsel: Premier League)

Galatasaray-Fenerbahçe: Ne şiş yandı ne kebap

Hiç yorum yok
Maça çıkmadan önce iki takımın teknik direktörüne de maç 0–0 bitecek hiç oynayıp da yorulmayın, Allah korusun sakatlık falan olmasın deseler eminim ki ikisi de kabul edip önümüzdeki haftadan itibaren lige kaldığı yerden devam etmek isterdi. Isla-Deniz zorunlu değişikliği dışında iki hocanın da maç kazandıracak, risk alıp da sonuç değiştirecek oyuncu değişiklikleri yapmadan, maçı kazasız belasız atlatmayı ön plana aldığı bir oyun planı benimsediklerinin altını çizmemiz lazım. Son yılların en az kartlı, en az kavgalı ve gerginlik yaşanan ve belki de taraftarları en az hop oturup hop kaldıran derbisini izledik. Maçın başında olduğu gibi sonunda da 0–0 bence kimseyi üzmedi. Fenerbahçe’nin alacağı bir yenilgi psikolojik olarak arkasına aldığı rüzgarı yavaşlatmaya, Galatasaray’ın alacağı bir yenilgi ise PSG maçı öncesinde ciddi bir travmaya ve devamında (PSG maçında Galatasaray’ın kaybedeceğini öngörerek söylüyorum) ciddi krizlere sebep olabileceğinden ne şiş yandı ne de kebap.
Maçın teknik kısmına baktığımızda, çok çok özel oyuncu performansları görmemekle birlikte, Fenerbahçe’nin özellikle de ikinci yarı Garry-Moses ikilisini fazlasıyla aradığını söyleyebiliriz. İlk yarı oyunun ilk 20 dakikalık bölümünde ne yaptığını daha fazla bilen, oyunu özellikle de orta sahadaki iki patron Gustavo-Emre ile istediği gibi yönlendiren Fenerbahçe Galatasaray’ı kendi ceza sahasına bile sokmadan rakip kalede 4 şut buldu. Şut yerine pas tercihleri kullanılsa golü bile bulması bence içten bile değildi. Bir dipnot: Tolga Ciğerci ceza sahası koşularıyla, temiz ayağıyla ve kondisyonuyla oyuna pozitif katkıda bulunuyor tamam, ama nerede şut atması nerede pas vermesi gerektiği konusunda ciddi bir fundamental sorunu var malesef. Kaleyi görünce kendisini vurmak zorunda hissediyor! 
20–45 arası bölümde özellikle Fenerbahçe’nin defanstan çıkarken kaptırdığı toplar, Isla’nın formsuzluğu diye düşündüğümüz ama sonradan nüksettiğini öğrendiğimiz sakatlığının etkisi, Dirar’ın her topu sağa çekeceğini 100 metreden bakan gözlerin bile görmesi sayesinde, Galatasaray çok da net olmayan 2 pozisyonla rakip yarı sahada ufak da olsa bir etkinlik ortaya koydu. Bence 2. yarıda futbol adına yorumlanacak şey o kadar azdı ki, malesef bir yan top, duran top ya da defans hatası ile bulunacak gol/pozisyon dışında gol izleme ümidimiz bile yeşermedi. 
Aşağıdaki ısı haritaları maçın nasıl bir orta saha mücadelesi ve kısırlık içinde geçtiğini fazlasıyla anlatıyor aslında. Özellikle Galatasaray’ın Fenerbahçe ceza sahasında hiç etkinlik gösterememesi, bu seneki kısır futbolunun ve bugüne kadarki sonuçlarının da aslında bir özeti gibi.
Whoscored.com verisidir.
Fenerbahçe adına ön plana çıkan birkaç oyuncuya özel parantez açmak lazım.Altay yan toplardaki zaafı sürse de, ayağının temizliği ve cepheden gelen toplardaki etkinliği ile kalede güven veriyor. Henüz 21 yaşında olduğunu ve geçen seneyi düşme adayı Ankaragücü’nde geçirdiğini unutmayalım. Westerlo’dan taş gibi dönecek Berke ile birlikte Fenerbahçe kalesi 10–15 sene emin ellerde. Tabi elde tutulabilirlerse. Vedat ligin en güçlü ve iyi stoper ikilisi olarak gösterilen Luyindama-Marcao ikilisine çok zor anlar yaşattı. Garry-Moses dönünce, orijinal bekler yerlerine geçip kanattan ortalar da gelmeye başlayınca değeri daha da net anlaşılacak. Sezonun en iyi transferi şu ana kadar.
Luiz Gustavo tam bir orta saha patronu. Ayağındaki topu kaybetmeyeceği, bir topu almaya geliyorsa ise tereyağından kıl çeker gibi alıp gideceğini sezebiliyorsunuz maçı izlerken. Ayrıca hücumdan defansa geçişlerde ise takımın en hızlılarından. Oyunun o kadar içinde ki, rakibin aksiyonlarını önden seziyor ve hep doğru yerde olmayı başarıyor. Transferini son güne kadar ısrarla kovalayan, emeği geçen herkese binlerce kez teşekkürler. Seneye Kaptan’ın da olmayacağı düşünüldüğünde takımın omurgasının en temel taşı olacak.
Jailson’u da bu maç özelinde es geçmek olmaz. Devşirme de olsa, şu anda kadrodaki diğer 3 stoperin fersah fersah önünde. Bir kere hepsinden hızlı. İkili mücadelelerde asla geri adım atmıyor. Hava toplarındaki açığını Zanka bugün fazlasıyla kapattı. Pozisyon bilgisi de geliştiğinde, şu anki form durumları da düşünüldüğünde Zanka ile oluşturduğu tandem, ideal olmasa da, şu anda en iyi tandem gibi duruyor. Sezarın hakkı sezara, Ankaragücü maçındaki Rami’yi gördükten sonra Jailson-Zanka ikilisinin bir fantazi değil, zorunluluk olduğunu başta ben, hepimiz anladık sanırım.
Fenerbahçe’de Başkan’ın taraftarı Seyrantepe’ye yolcu etmesi, oğlunu taraftarların arasına verip deplasman tribünü yaşatması, yönetim olarak tam kadro Seyrantepe’ye gidilmesi ve herkesin 1 puanı kötü bulmamasına rağmen 3 puan alınamamasına üzülüyor oluşu büyük bir kenetlenmişlik ve inanmışlık göstergesi.
Beşiktaş’ın çalkantılı süreci, Trabzonspor’un yeterince derin olmayan kadrosunun bir de sakatlıklarla daha da daralması, Galatasaray’ın ise doğru isimler gibi görünse de aldığı oyuncularla bir takım ortaya çıkartamamış olması, ilk 6 haftalık zorlu fikstürden alınan 11 puanı da düşündüğümüzde Fenerbahçe için o sene bu sene dedirtiyor fazlasıyla.

MAÇ ÖNÜ | GALATASARAY - FENERBAHÇE

Hiç yorum yok
Herkesin haftalar öncesinden konuşmaya başladığı, hafta sonu yaklaştıkça heyecanı katlanarak artan ve maç günü geldiğinde tüm ülkede zamanın 90 dakikalığına durduğu derbi günü herkes için farklı önem taşır. Kimisi ailesiyle, kimileri arkadaşlarıyla derbi heyecanını sonuna kadar yaşar. Ancak son zamanlarda Süper Lig’in en büyük derbisi oyun bakımından bekleneni veremedi. Bu duruma sebep olarak kadro kalitesi, dönemindeki hocaların futbol anlayışları gibi birçok sebep sayılabilir ancak 28 Eylül 20:00’da oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisi hem kadro kalitesi bakımından hem de teknik adam futbol anlayışları bakımından son zamanların en heyecanlı derbisi olmaya aday gösterilebilir, gösteriliyor ama pek sanmıyorum.

Her ne kadar karşılıklı iki camianın açıklamaları, gerek Ali Koç’un Fatih Terim’e “sicili bozuk” söylemi gerek Fatih Terim’in cevap vermemesi ancak cevap vermezken iğneleyici imalarda bulunması hem taraftarı hem de camiaları germiş durumda. Diğer bir taraftan bakacak olursak Fenerbahçe’nin deplasmanda yaşadığı sorunlar (oyun açısından Başakşehir deplasmanı ve skor açısından Alanyaspor deplasmanı), Galatasaray’ın ise genel olarak form bulamama telaşı ve evinde oynadığı futbol ile bir türlü taraftarını tatmin edememe durumu sakatlıkların yanında saha içi etkenlerin başında geldiği kuşkusuz.

Peki saha içi etkenleri konuşurken takımların muhtemel 11’leri ve hocaların kafalarındaki oyun planları ve kurguları nasıl olabilir göz atalım.



Galatasaray deplasmanına Garry Rodrigues, muhtemelen Hasan Ali ve Moses’dan eksik bir şekilde çıkacak Fenerbahçe, en son çıktığı Alanyaspor deplasmanında 3-1’lik bir yenilgiyle dönmüştü. Peki bu yenilgini altında yatan sebepler nelerdi? Daha önceki yazımda bahsettiğim ve şu anda oldukça gündemde olan savunmada oynayan oyuncuların asıl pozisyonunda oynamaması, geçiş oyunlarında orta sahanın tam olarak kanatları kapayamaması ki bu tekrardan sol bek Dirar’ın asıl mevkisinde oynamamasına bağlanabilir ve bir diğer etken ki en önemlisi Erol Bulut’un takımının topu 3.bölgeye hızlı kanat oyuncularıyla ve sırt dönük oynayan forvetiyle çok rahat bir şekilde taşıyabilmesi. Alanyaspor’un oyunu belli bir bölümünde rakip sahaya yıkması belli bir bölümünde ise etkili ön alan presi Fenerbahçe’yi oldukça hataya zorlayarak önde götürdüğü maçı kaybetmesine sebebiyet verdi. Tabii derbi havası farklıdır hata kaldırmaz futbolcular bu takım maçları ertesi gece kafasında oynar hatta Vedat Murıqı rüyasında Marcao’nun arkasında karşı karşıya kalmıştır bile çünkü atmosfer düşündürür, kafanda oynatır hatta gol bile attırır ancak Ersun Yanal’ın maçın ertesi gecesi uyurken düşündüğü şeyin hücum futbolu olduğunu düşünmüyorum… Ezeli rakibinin evine rakibinden 2 puan önde gelen Fenerbahçe, daha 6. haftadan alıştığımız rakibi ön alan baskısıyla bunaltan, stoperlerini orta saha çizgisine kadar çeken oyununu oynayacağını düşünmüyorum. Ersun Yanal’ın önünde iki plan var; birincisi olabildiğince Fenerbahçe’nin en iyi yaptığı şeyi ön alan baskısı yaparak topu kazanmaya çalışmak ve savunma eksiklerinin olabildiğince üstünü örtmek, ikincisi ise rakibi 2. bölgede karşılayarak kanatları kapamak, Galatasaray’ın pas istasyonlarını sekteye uğratmak ve topu ikinci bölgede kaparak hızlı bir biçimde topu 3. bölgeye aktarmaya çalışmak ki bunun için sol kanatta oynamasını beklediğim Tolga Ciğerci topu kaptıktan sonra sol kanattan sağ kanada hızlı hücum geçişinde biçilmiş kaftan olabilir(Igor Tudor döneminde seyrettiğimiz üzere). Rakibini ikinci bölgede karşılayacağını düşündüğüm Fenerbahçe’nin savunma dizilişini ise 4-4-1-1 şeklinde bekliyorum.
En son Şampiyonlar Ligi’nde seyrettiğimiz ve Şampiyonlar Ligi’nin altın kuralını yerine getiren Galatasaray kağıt üzerinde grup aşamasına güzel bir başlangıç yaptı. Kağıt üzerinde çünkü ligde en son izlediğim Malatya deplasmanında keza içerde oynadığı Kasımpaşa maçında göz dolduran bir futbol sergilediği söylenemez. Zaman zaman savunmada sorunlar yaşasa da özellikle topu 3. Bölgeye taşıyıp orada bir şeyler üretmekte zorlanan Galatasaray’da bugün Fatih Terim’den maç başında olmasa da maç içerisinde Andone hamlesi bekliyorum. Falcao’nun sık sık ön alan presi uyguladı ancak zaman zaman yalnız kaldı zaman zaman da eksik kaldı bu durumda Andone hem Falcao’yu rahatlatır hem de topu ilerde tutmayı kolaylaştırabilir. Son dönemde kanatları bir önceki sezon kadar etkili kullanamayan Galatasaray’da maçın belli bölümünde Babel- Andone değişikliği ve forvet arkasında Feghouli’nin performansının hiç de fena olmadığını düşünerek 4-1-2-1 dizilişinin Galatasaray için anahtar konumunda olduğunu düşünüyorum. Bir diğer konuşulan ve üzerine yorum yapılan tercih Ömer Bayram. Son maçlarda orta sahada enerjisi ile katkı verse de hatta Falcao’nun tek golünde dripling ile topu taşıyarak asist yapsa da ne orta sahada ne de Nagatomo’nun yerinde kalite olarak yeterli olabileceğini düşünmüyorum. O yüzden de alternatif olarak Babel-Andone değişikliğiyle 4-1-2-1 dizişinde yer vermedim.

Yukarıda belirttiğim tüm bu etmenlerden dolayı iki takım için şampiyonluk adına oldukça kritik olan bu maçta oyunun dengeli geçeceğini ve eğer gol olursa atanın kazanacağı bir maç bekliyorum. Lige bomba gibi başlayan Fenerbahçe kaybetmek istemeyecek hatta Ali Koç yönetiminde derbi deplasmanına çıkan Fenerbahçe bir galibiyetle daha da bir havaya girmek isteyecek, lige iyi başlayamayan kadro kalitesi olarak ligin üstünde bir kadroya sahip olan Galatasaray derbi galibiyeti ile taraftarını yanına alıp şampiyonluk için büyük bir adım atmak isteyecek ancak derbi deplasmanına çıkıyorsanız ve şampiyonluk istiyorsanız tek bir parola vardır o da kaybetme…

TWİTTER : @SİRSTEVİE8

FAZLA İSTEMENİN ZARARI

Hiç yorum yok
Ligin uzun bir maraton olduğunu, 5 haftada kimsenin şampiyon ilan edilemeyeceği gibi kimsenin de ligden düşmeyeceğini ben dahil hepimiz unutuyoruz zaman zaman. Evinde Malatya’dan 4 yiyen Ankaragücü maçının fazlasıyla kolay geçeceğini düşünen, tribünde goygoya gelip Gazişehir maçının tekrarını bekleyen taraftarlar dahil kimse, son 10 dakikasında zaman geçirmeye yönelik hareketlerle skor koruyacağımızı, maçı 6 ön liberoyla bitireceğimizi kesinlikle tahmin edemezdi. İşte futbol bu yüzden güzel.
Maça baktığımızda Fenerbahçe yine başından sonuna ben bu maçı kazanacağım havasını taraftarına ve rakibine fazlasıyla hissettirdi. Bu sezon derbiler hariç, ki onlarda da beceriksizlik yaşanmazsa onlar da seriye girer, hele de tam kadro oynamaya başlayınca Kadıköy’de Fenerbahçe’nin puan kaybetmeyeceğine inanıyorum. Fakat bir şartla: Her şeyin fazlasının zarar olması gibi, bu maçta da tekrar gördüğümüz ve zaman zaman paniğe bile dönüşen, maçı bir an önce koparma ve kazanmayı çok fazla isteme hastalığına kapılmayarak. Fenerbahçe’nin ileri ucunda işler geri dörtlüye göre çok daha iyi gidiyor. Kruse bugün gol atma baskısıyla yanlış tercihler yapmasa, ya da o ve Deniz biraz daha düzgün son vuruşlar yapabilse zaten maç da herkesin beklediği gibi gidecekti fakat özellikle 5 maçta 5 asiste ulaşması bile harika istatistik. Vedat bugün Alanyaspor maçına göre çok daha hareketli, istekli, arayan, servis yapan, bildiğimiz Vedat görüntüsündeydi. Vedat-Kruse bağlantısı giderek daha çok refleksifleşiyor ki bu da ileride çok daha güzel goller-asistler göreceğiz demek. Geri dörtlü halen ideal görüntüden uzak fakat 5 maçta da nerede oynarsa oynasın parlayan bir isim var o da Ozan Tufan. Bugün herkes onu son dakikada girdiği kademe ile konuşuyor ama 2. yarıda Kruse’nin gol yapamadığı topta topu taşıması, çalımı, pası komple bir açık oyuncusu gibiydi. En acilinden sözleşmesi uzatılmalı ve bu halini bozmadan devam etmeli!
Tolga Ciğerci takıma dinamizm, hücum gücü ve yaratıcılık katıyor ben içerideki maçlarda kesinlikle oynamaya devam etmesi gerektiğini düşünüyorum, bu maçta da Vedat kadar şut atmış, fakat Emre-Tolga ya da Gustavo-Tolga ikilisi malesef defansif anlamda gerekli sertliği sağlayamıyor gibi görünüyor. Isla’nın dönüşüyle Tolga kenardan gelen önemli bir hamle oyuncusuna dönüşür ve ideal göbekte Ozan Tufan formayı alır, almalı.
İki solağa ayrı parantez açalım.
Birincisi takıma gelmesi için aylarca beklediğimiz Luiz Gustavo. Top ayağındayken kaybetmeyeceğini, top rakipteyken hamle yapıyorsa da o topu alacağını bilmek inanılmaz güven veriyor. Sağa, sola, geriye, al-ver Mehmet Topal’ından, Luiz Gustavo’ya terfi etmek, Murat 131'den inip Mercedes’e binmek gibi. Kazanma hırsıyla, oyun bilgisiyle ve topa sert oyunuyla takımın en önemli parçası oldu bile. İkincisi ise yıllandıkça güzelleşen Kaptan. Ona ismiyle hitap etmek bir hakaretmiş gibi geldiği için Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi orta saha oyuncusu, milli takımda bile hala alternatifi olmayan büyük futbolcu. İzlediğimiz her anı hafızamıza kazımalıyız keza muhtemelen yıllarca Fenerbahçe ve milli takım, alternatifi olmadığından yakınıp başka sistemlere evrilmeye çalışacak. Ayağına taş değmesin Kaptan!
Son olarak haftaya oynanacak derbiye de değinmeden geçmeyelim. Isla-Moses sağlıklarına kavuştularsa oynamalılar, ki zaten Garry muhtemelen o sakatlıktan dolayı 2–3 hafta uzak kalacak takımdan. Doğru stoper ikilisinin sahada olması kadar, kendi orijinal bölgesinde oynayan oyuncu sayısının artması da çok kritik. Tabii bir de Belhanda’nın olmayacak olması da rakibin yaratıcılığını birkaç seviye birden aşağı çekeceği için orta sahada güçlü kalan, az hata yapan istediği sonucu alacaktır. Ben büyük bireysel hatalar yapılmazsa en az 1 puan alacağımıza inanıyorum, bekleyelim görelim.
Hiçbir maç oynanmadan kazanılmıyor, hiçbir maç çantada keklik değil. Bu sene şampiyonluk yarışı hiç olmadığı kadar önemli ve ateşli, saha dışı daha 5. haftadan yangın yeri.
Sadece futbolun konuşulduğu, hak edenin, bileğinin hakkıyla istediğini aldığı bir derbi olsun.

Fenerbahçe-Ankaragücü; İyi Futbol İyi Futbolcularla Oynanır

Hiç yorum yok

Aytemiz Alanyaspor deplasmanında hatalarla gelen mağlubiyetin ardından taraftarını hayal kırıklığına uğratan Fenerbahçe, 5. haftada evinde Ankaragücü ağırladı. Maça 16. Dakikada gelen bir hatayla kalesinde gol görerek başlasa da geri dönüp 2-1’lik bir skorla evinde üç puanı aldı.


Futbolda çok temel ve bana göre çok altın bir kural vardır; İyi futbol iyi futbolcularla oynanır. Ancak Fenerbahçe savunma konusunda iyi futbolculardan oluşmadığını geçen hafta olduğu gibi bu hafta da gösterdi.

Bugün sahada kendi futbol felsefesine dönen, sezon başından beri gördüğümüz topa sahip olma oyununu oynayan ve hücumunu kanat organizasyonlarıyla olgunlaştırmaya çalışan bir Fenerbahçe vardı. Ancak maçı ilk yarı ve ikinci yarı olarak ele alacaksak ilk yarıda Fenerbahçe topa sahip olabilen ama üretemeyen ve maçın başında yakaladığı pozisyonlar hariç 3. Bölgede etkili olamayan bir takımdı. Ankaragücü’nün birinci golüne yani 16. Dakikaya kadar sol kanattan hücum yapmayı amaçlayan Fenerbahçe, Ankaragücü’nün kanatları etkili kapatmasından dolayı sonuç alamadı ve rakibini itmeyi başaran Ankaragücü 16. dakikada Rami’nin acemice üst üste iki hatasının ardından cezayı kesti. Golden sonra baskıyı devam ettiren Ankaragücü 20 ve 23. dakikalarda iki tane sarı kart gördü ve iki kart da sol kanatta yapılan faullerden geldi.

(Ankaragücü’nün ikinci bölgede yaptığı baskı planı)


Bu dakikalarda Ankaragücü’nün gördüğü sarı kartlar Fenerbahçe’yi bir nebze de olsa rahatlattı ve Gustavo’nun geride Tolga’nın ilerde olduğu orta saha kurgusu Fenerbahçe’nin 3. Bölgeye daha rahat gitmesine ve orada daha kalabalık olmasına olanak sağladı. Böylece Gustavo’nun uzun paslarıyla ya da Tolga’nın orta sahada köprü görevi görmesiyle Fenerbahçe topu kanatlara rahat bir şekilde taşıyabilecekti ama bu sefer de Tolga’nın ilk yarı performansı bunu kısmen engelledi. Ancak yine de kornerden oluşan bir karambolde Fenerbahçe durumu eşitlemeyi başardı ve bir nebze de olsa soyunma odasına moralli gitti.

( Tolga Ciğerci ve Gustavo’nun orta saha dağılımı.)

İkinci yarı Gary Rodriguez’in sakatlanmasıyla oyuna Emre girdi. Emre’nin girişiyle Fenerbahçe topu ayağında daha rahat tutuyor ve kanatlara topu daha rahat dağıttı ve rakibini hataya zorlayabildi. İkinci yarı Ozan Tufan’ın performansı da maç adına belirleyici oldu ve Fenerbahçe hücumlarının büyük bir kısmı sağ kanattan gerçekleşti. Rakibini 75. Dakikaya kadar boğan Fenerbahçe, rakibini hataya zorladı ve orta sahada kapılan topta rakip savunmayı hazırlık yakaladı. Kruse’nin güzel pasında Vedat Muriqi topu boş kaleye ağlara gönderdi.

Fenerbahçe için bugün 3 puan kritikti ancak taraftarın memnun edici bir galibiyet gelmedi. Arka dörtlüsü geçen hafta sıkça haklı bir şekilde eleştirilen ve hatalarla Alanya deplasmanında üç puan bırakan Fenerbahçe, kendi evinde maçın başında yine kendi hatasından dolayı bir gol gördü ancak geri dönmeyi başararak üç puanı aldı ve bir tehlike atlattı. Yola şampiyonluk parolasıyla çıkılmışken bunun planlaması neye göre yapıldı? Stoper eksikliği transfer sezonundan beri belli olmasına rağmen transferin son günlerinde eksiklik tamamlandı ancak eksiklik gerçekten tamamlandı mı? Diğer bir yandan sol bekte beklenenden daha yüksek bir performans gösteren Dirar, Ersun Yanal’ın istediği hücum beki mi? Eğer öyleyse ki ben hiç sanmıyorum, bugün Dirar’ın sol kanatta kaç kere çizgiye indi ve yaptığı ortaların kaçı ceza sahasında Fenerbahçeli bir oyuncuyla buluştu? Dört ortadan bir tanesi isabetli. Hoca bu sorular hakkında ne düşünüyor tabi ki de net bir biçimde bilemeyiz ancak bana ikinci yarı Adil Rami-Jailson değişikliği kafasında oldukça soru işareti olduğunu anlatıyor.

Bu tarz soruların ardından Ozan’ın performansı ve hırsı, Gustavo- Emre ikilisinin oyuna nasıl hakimiyet getirdiği, Isla iyileştiğinde orta sahada Emre’ye dinlenme fırsatının doğması ve Ozan- Gustavo ikilisinin çok daha tempolu bir orta saha haline geleceği gibi pozitif özellikler Fenerbahçe adına umut kaynağı. Ancak yukarıda belirttiğim sorular Fenerbahçe’ye sorun çıkaracak mı yoksa Ersun Yanal sorun çözmede başarılı mı olacak onu zaman gösterecek. Belki de önümüzdeki hafta Türk Telekom Stadyumu’nda oynanacak Galatasaray derbisi bu sorulara cevap niteliğinde olacak…


TWİTTER : @SİRSTEVİE8

PREMİER LİG ANALİZ | 5. HAFTA

Hiç yorum yok

Yazarımız  Utku Sümeroğlu, Premier Lig'in 5. haftasında oynanan karşılaşmaları analiz etti. Premier League'de 5. hafta, cumartesi, pazar ve pazartesi günleri oynanan 10 maçla tamamlandı.

Haftanın açılış maçında Liverpool, Newcastle United'ı 3-1 mağlup ederek puanını 15'e yükseltti. Karşılaşmaya hızlı başlayan Newcastle, 7. dakikada Jetro Willems ile öne geçti. Liverpool, konuk ekibin kapalı savunmasını Sadio Mane geçti. Senegalli oyuncu, 28. ile 40. dakikalarda kaydettiği gollerle Liverpool'un soyunma odasına üstün gitmesini sağladı. İkinci yarıda Firmino'nun müthiş asisti ve Salah'ın golüyle bir gol daha bulan Kırmızılar, sahadan 3-1'lik galibiyetle ayrıldı. Bu sonuçla Liverpool liderliğini sürdürürken; Newcastle 4 puanla 18. sırada yer aldı.
Cumartesi 17.00 seansında Southampton, Moussa Djenepo'nun harika solo golüyle Sheffield United'ı deplasmanda 1-0 mağlup etti. AMEX'te Brighton, etkili oynadığı maçta son dakikada yıkıldı. Martılar, Burnley'ye karşı 51'de Maupay ile öne geçti. Burnley'nin bu gole cevabı 90. dakikada Jeff Hendrick ile geldi. 27 yaşındaki oyuncu, kendi yarı sahasından aldığı topu paslaşarak rakip ceza sahası önüne kadar taşıdı. Oradan yaptığı düzgün ve güzel vuruşla skoru tayin etti: 1-1. Molineux Stadyumu'nun, 130. yaş gününde Wolves, Chelsea'ye karşı dağıldı. Konuk ekip genç yıldızları ile güldü. Tammy Abraham (3), Fikayo Tomori ve Mason Mount'un golleri Chelsea'ye 5-2'lik üstünlüğü sağladı. Wolverhampton'ın bulduğu iki gol, Tammy Abraham (kendi kalesine) ve Patrick Cutrone'den geldi. Bu performansıyla Tammy Abraham, Premier League tarihinde Hat-trick yapan en genç futbolcu oldu. Tomori'nin golünü ise kesinlikle izlemenizi öneriyorum. Haftanın en rahat kazananı Tottenham oldu. Pochettino'nun öğrencileri, Crystal Palace karşısında ilk yarıda bulduğu 4 golle sonuca gitti. Manchester United, Old Trafford'da Leicester City'yi mağlup ederken, milli oyuncumuz Çağlar Söyüncü bu maçta 90 dakika forma giydi. Çağlar, maçın başında bir penaltıya sebebiyet verdi ve Marcus Rashford bu penaltıda ağları sarstı. Karşılaşmada başka gol sesi çıkmadı ve müsabaka 1-0'lık Manchester United üstünlüğü ile sona erdi. Haftanın en büyük sürprizine ise Norwich City imza attı. Aymeric Laporte'un yokluğunda "evlere şenlik" bir performans sergileyen Manchester City savunması, Kanaryalar'ın etkili hücumcularını durduramadı. İlk yarıyı 2-1, 90 dakikayı 3-2 üstün bitiren Norwich, puanını 6'ya yükseltti. Manchester City ise bu sezonki ilk yenilgisini aldı ve 10 puanla 2. sırada kaldı. Lider Liverpool'un 5 puan gerisindeki Manchester City'nin gollerini Agüero ve Rodri; Norwich'in gollerini Kenny McLean, Todd Cantwell ve Teemu Pukki kaydetti.
İki takımın kadro maliyetlerini gösteren görsel. Manchester City ilk 11'inin maliyeti, Norwich ilk 11'inin maliyetinden yaklaşık 65 kat daha fazla.

Görsel: The Sun Premier League'de pazar günü iki yüksek tempolu maç oynandı. Bunların ilkinde Bournemouth, Everton'ı 3-1'le geçti ve derin bir nefes aldı. Bournemouth adına goller Callum Wilson (2) ve Ryan Fraser'dan geldi. Everton'da ise Calvert-Lewin fileleri havalandıran isimdi. Milli oyuncumuz Cenk Tosun bu karşılaşmanın kadrosunda yer almadı. Bu sonucun ardından iki takımında 7 puanı bulunuyor. Günün diğer maçında ligin dibine demir atan Watford, Arsenal karşısında güzel bir geri dönüşle beraberliği kurtardı. Ev sahibinde yeni menajer Quique Sanchez Flores takımıyla ilk kez sahadaydı. İspanyol teknik adam, 2015/16 sezonunda da Watford'u yönetmişti. Arsenal ise inişli çıkışlı grafiğini sürdürdü. Topçular, Aubameyang'ın golleriyle öne geçmesine karşın skoru koruyamadı. Ligin ilk iki haftasında 6 puan toplayan Arsenal, son üç haftadan yalnızca 2 puan çıkarabildi. Dünyanın en iyi liginde haftanın kapanışına Villa Park ev sahipliği yaptı. Aston Villa, son 25 dakikasını 10 kişi oynayan rakibi West Ham United'a diş geçiremedi ve karşılaşma 0-0 sona erdi. Maç boyunca top bir o kalede bir bu kaledeydi ancak iki takımda skoru değiştiremedi. Bu sonuçla Aston Villa, 4 puanla 17. sıraya yerleşti. West Ham United ise 8 puanla 8. sırada yer aldı.




Premier League'de haftanın sonuçları. Görsel: Maçkolik Premier League'de 5. hafta sonunda oluşan puan durumu. Görsel: Premier League


HATA

Hiç yorum yok
Pazartesi akşamı Fenerbahçe'nin Alanyasporla oynadığı maçın tek kelimelik özeti Hata'dır. Maçın sonucunu hakem kaynaklı kural hataları, pozisyon hataları ve Fenerbahçe'nin oyun hatası tayin etti. Öncelikli olarak maçta net bir biçimde iki tane kural hatası yapıldı. Birincisi Alanyasporun ilk golünden önce hakemin taç atışını aynı takıma tekrar ettirmesi, ikincisi de ikinci golünden önce Alanyasporlu Cisse'nin ceza sahası ihlalinden kaynaklı kural hataları. Bir kere iki pozisyonda da tartışmaya kapalı biçimde kural hatalı yapıldı. Bu konuda futbol oyun kuralları ve Fifa'nın talimatları açık. Bu maç tekrar edilmeli. Tekrar edilmezse, ilerdeki maçlarda hem Tff'nin, hem de hakemlerin başı çok ağrır. Özellikle Cisse'nin pozisyonu herkes için emsal teşkil eder ve durum içinden çıkılmaz bir hâl alır. Bu nedenle hak yerini bulmalı ve maç tekrar edilmeli.

İkinci hata Fenerbahçe düşmanı Halis Özkâhya'nın Fenerbahçe'nin vermediği iki penaltısı. Hem Alper'in, hem de Kruse'nin pozisyonları dikkatli incelendiği vakit iki pozisyonun da penaltı olduğu görülüyor.

Gelelim üçüncü ve son hata olan Fenerbahçe'nin oyun hatasına. Bir kere her şeyden sezon başında da sıkça ifade ettim. Fenerbahçe'nin Max Kruse ile oynadığı 4-4-2 benzeri sistemin avantajları da olduğunu, dezavantajları da olduğunu beyan ettim. Lakin Fenerbahçe ilk 3 haftadaki maçlarda bu sistemi doğru oyuncu seçimleri ve doğru taktiksel anlayışla lehine çevirdi ve ilk 3 haftanın açık ara en iyi top oynayan takımı oldu. Bu ilk 3 haftadaki doğrular neydi? Bir kere her şeyden evvel Emre gibi bir futbol profesörünün sahada olması başlı başına bir doğruydu. İkinci olarak da ön alan oyuncuları Max Kruse ve Vedat'ın oynanan maçlarda doğru işler yapmaları, doğru noktalarda topla buluşmaları ve en önemlisi orta ikiliye yakın oynayarak 2. ve 3. bölgede Dörtlü bir blok oluşturarak hem takımın pas ve oyun zenginliğini üste taşımaları, hem de arkalarındaki boşluklara kanat oyuncularının sarkmasını sağlamalarıydı. Ancak Alanyaspor maçında bu doğruların hemen hiçbiri yoktu. Emre sakatlığından dolayı oynamadı. Max ve Vedat'ta önceki maçların çok gerisinde performans göstererek, özellikle rakip yarı alanın ortasına saplanıp kalıp stabil oynayarak takımın oyununu ziyadesiyle bozdular. İlerleyen günlerde Fenerbahçe'nin sistem analizini, kadro yapısının yapabilirliklerini çok detaylı olarak siz Tribün Ajans okuyucuları ve takipçileri ile paylaşacağım. Bugünkü yazıma daha fazla detaya girmeden son verirken, aradan geçen bir yılın ardından yeniden Tribün Ajans sitesinde yazı yazmaktan dolayı mutlu olduğumu bildirir, Tribün Ajans ailesine bana bu teveccühü gösterdikleri için teşekkür ederim. Sağlıcakla Kalın.

SALTUK BUĞRA ERDEM
© all rights reserved
Designed by DastgeerTech